Yılanlı Sütun Orjinali ( Delfi Yılanı ) ve Tarihçesi

Bu yazımızda siz değerli okurlar için, Yılanlı Sütun, Yılanlı Sütun Efsanesi, Yılanlı Sütun Hikayesi ve Yılanlı Sütun Tarihçesi hakkında bilgi vermeyi umuyoruz.

Yılanlı Sütun Orjinali ( Delfi Yılanı ) ve Tarihçesi Bilgi :  Kostantiniyye’ye atfedilen efsaneler genelde bu ve benzeri gerçeklerin; bir başka deyişle birbirini kovalamış çağlara rağmen ayakta kalabilmiştir. Ve her binanın ve her nesnenin doğasında var olmayı sürdüren çeşit çeşit gelenek ve görenekten oluşan devasa bir bütünün üzerine inşa edilmiştir.

Ayasofya Kilisesi bunlardan biridir. Bir diğeri de Hipodrom’daki (Sultanahmet Meydanı) başsız Delfi Yılanı‘dır. Kehanet kazanını taşımak üzere Delfi kahinlerinin emri üzerine, yerleştirildiği yerden alıp getiren elin Konstantin olması ne tuhaf bir kaderdir. Doğu’nun bu başkentine üçüncü adı vermek üzere gelen Fatih’in üçüncü yılanın başını şehre girdiği gün cenk baltası ile koparıp atması da kaderin bir cilvesi sanki.




Bugün var olduğu bilinen pek az nesne, dünyanın en eski uygarlığı ile Apollon’un kadın kahinlerinin bu kutsal emaneti kadar yakından ilgilidir. Başsızdır, ama başka hiç zarar görmemiştir. Hipodrom’un ortasında Doğu’nun pırıl pırıl güneşi altında henüz bilinmeyen yeni kaderini beklermişçesine duruyor.

Kim bilir, belki bir başka yüzyıl sona ermeden, güçlü eller onu yerinden alıp bir başka yere götürecek. Üstüne bir mabet inşa edecek ve üçer dişli başlarını Phoebus Apollo’nun Büyük Pan ölmeden önce hükümran olduğu günlerdeki gibi yeniden var edecek. Kim bilir belki birgün Allah, Muhammed ve altı imamın levhalarını çıkaracaktır. Ve yerine kendi altın ikonalarını yerleştirecek yeni bir fatih doğmuştur bile. Bu geleceğin yazgısı olsa bile, ben kendi hesabıma o günü düşlemek bile, bu şehir her zaman Doğu’nun başkenti ve Asya’nın altın anahtarı olarak kalacak. Pek çok tacın göz diktiği bu nadide mücevher uğruna açgözlü ülkeler ebediyete kadar aralarında çekişip duracaklar.

Yılanlı Sütun Orjinali Tarihçesi

  • Delfi Yılanı: Yılanlı Sütun Orjinali : Burmalı Sütun : Bizans İmparatoru Büyük Konstantin tarafından MS 324 yılında Yunanistan’ın Delfi şehrinden getirilmiştir. Ve Hipodrom’un ortasına dikilmiş bronz sütundur. Helenestik döneme ait en eski anıtlardan biridir. Sekiz metre yüksekliğindeki Burmalı Sütun’un birbirine dolanmış üç yılan başı altın bir kazanın üç ayağını oluşturuyor. 17. yüzyılda yerinde olan yılan başları sonradan kaybolmuştur. Delfi Kahinleri: Eski Yunanistan’da Apollo Tapınağı ve ünlü kehanet ocağı. Bu tapınakta Apollo’ya adanan üçayaklı kutsal bir kazan üzerine tünemiş kahin kadın vecde gelir. rahiplerde onun seslerini ve hareketlerini yorumlayarak insanlara öğütte bulunurdu.
  • Burmalı Sütun’un yılanbaşları Fatih’ten 200 yıl kadar sonra kopartılmıştır. Ancak yirminci yüzyıl ortalarına kadar Hristiyan dünyasında bu işi Fatih’in yaptığına dair hatalı bir inanış yaygın kabul görüyordu.

Kaynak: 1890’larda İstanbul – Francis Marion – Crawford: çeviren: Şeniz Türkömer / Türkiye İş Bankası Yayınları kitabından alınmıştır.




[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir