Kabataş Semti Adının Hüzünlü Hikayesi

Kabataş Semti Adının Hüzünlü Hikayesi

Kabataş Semti Adının Hüzünlü Hikayesi : Buranın adı Thermastis’di. Bu isimle kıyıya yakın bir kaya kastediliyordu. Girit’e gitmekte olan İskit Taurus’un gemileri burada demir atmıştı. Bu sahil eskiden beri dolmuş ve eski coğrafi şeklini değiştirmiştir. İskele ve civarının bulunduğu rıhtım, Sultan Mecid’in eseridir.(1852) Ve iskelede bu hatıra için dikilen mermer sütun durmaktadır.

Kabataş semti tarihçesi, Fındıklı ile Dolmabahçe arasındaki mahallelerden teşekkül eder. Bu semt, şimdiki adını Köse Kethüda denmekle maruf Mustafa Necip Çelebi’nin (Ölüm 1824) buradaki yalısını tamir ettirirken, tesadüf edip etrafını yonturarak iskele haline koyduğu bir taştan (belki Thermastis’ten) almıştır. Bu iskele uzun zaman Kara Bali İskelesi adını taşımıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun her sene Kabe’ye gönderdiği Surre-i Hümayun deve katarı araba vapurlarına buradan binerek Üsküdar’a geçerdi. İstanbul’da ilk işleyen araba vapuru 1853’te bu iskeleden hareket etmiş ve büyük merasim yapılmıştır. Devamını Oku





0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir