Ege ve Akdeniz’de Turistik Tatil Bölgeleri

Ege ve Akdeniz’de Turistik Tatil Bölgeleri

Birgün kafam esti Ege ve Akdeniz’de Turistik Tatil bölgeleri ve kafamı dinlemek için bir gezi yapmak istedim, ve kendime bir yazlık yapmak için arsa bakmayı düşündüm ve harekete geçtim hem de kış günü. Aralık 7 si yola çıktım 11 de İstanbul’a döndüm.

Öncelikle Aydın Didim, Bafa Gölü, Aydın Kuşadası, Muğla Milas ve Bodrum’u gezmeyi kafama koydum. İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanından uçak biletimi kesip öğlen 2 de Milas-Bodrum Havaalanına indim. İstanbul’dan Milas-Bodrum Havaalanı aşağı yukarı 1 saat sürdü uçakla. Zaten Aydın Didim’e nasıl gidilir diye merak edenler olursa en basit yol bu dediğim şekildedir. Tabi ben Havaalanında indikten sonra 4 gün için araba kiraladım fakat, Havaalanı, Didim Havaşlarıda var. Tahmini Milas-Bodrum Havaalanı Didim 1 saat sürüyor.




Ben araba kiraladığım için yol boyu geze geze gittim. Zaten önce havaalanından çıktıktan sonra Bodrum tarafına gitmeyi seçmedim. Çünkü Bodrum’a iki sefer gittiğim için bu sefer onu es geçip diğer tarafa Milas’a yöneldim. İstanbul’dan Bodruma nasıl gidilir diye merak eden gezginler için bence en ideal olanı Milas-Bodrum Havaalanıdır.

BAFA GÖLÜ

Milas üzerinden geze geze araba ile Milas Didim arasındaki Bafa Gölü, kıyılarına geldim. Hava yağmurlu ve hafifte rüzgar esiyordu. Ama kıyıda durup Bafa Gölü’nün manzarasına bakınca İstanbul’un metropol kalabalığı içinden çıkıp huzuru andıran mükemmel bir manzara ile karşılaştım. Bafa Gölü’ kıyısında yol kenarında çay içilen küçük mütevazi bir cafede durup, karşımıza Bafa Gölü’nü alıp bir bardak çay eşliğinde dinlendikten sonra yeniden yola koyulduk.

Zaten Bafa Gölü’nden Aydın Didim tarafına giderken güzargahımız Didim Kavşağı üzerinden Seyrantepe, Yeşiltepe, Bozseki ve Balova tarafları yolumun üzerindeydi. Zaten ben de Yeşiltepe’de arsa bakmayı düşünüyordum. Villa arsaları var orada. Yol boyu gelirken, henüz Didim’e gelmeden tahmini 16, 17 kilometre öncesinde Didim Toki Konutları bizi karşıladı yol üzerinde. Zaten Yazlık Villa arsalarıda bu mevki de. Yeşiltepe ve Seyrantepe arası çok yok 2,3 dakika. Bitişik Didim belediyesinin imara açtığı ve 2, buçuk katlı villa yapımına uygun arsalar.

Bu arsaları da genellik yurtdışında yaşayan gurbetçi Türkler büyük çoğunluk Almancılar alıp, kendilerine villa yapıp yaz aylarında tatil için ülkelerine gelip burada tatilini yapmaktadırlar. Tabi İngilizleri’de görmek münkün.  Emekli olup sağlıklı bir yaşamı ve aynı zamanda deniz doğa güneşi arzulayan bütün İngiliz aileleri burayı tercih ediyormuş




Bana göre zaten bu Villa arsaları insanın kendisine yapacağı bir yazlık ve doğa ile iç içe olmak adına muhteşem. Aşağı yukarı 600-700 metrekare olan bu arsalarda iki katlı güzel bir yüzme havuzlu villa yapılıp kendisine ait koskoca 400,500  metrekarede bahçesi söz konusu. Tam benim istediğim şey. Zaten Sahili Denizi görmek yerine kendi villasında insan havuzunda kafa dinleyip beslediği hayvanlar
ve yetiştirdiği organik bitkiler ile bir Cennette olduğunu hissedebilir.

1. GÜN YOLCULUK

MİLAS-BODRUM HAVAALANI-AKBÜK-SEYRANTEPE-YEŞİLTEPE

Yol boyu giderken Seyrantepe ve Yeşiltepe arsalarına bakıp yolumu Didim, Altınkum’u gezmek için çevirdim. Yol boyu giderken zaten Seyrantepe’de bulunan Toki Konutları ile Didim arası 18 km Akbük arasıda sanırım 10 km idi. Ben Akbük tarafından gidip Akbükü’de görüp öyle Didim Merkez altınkum’a geçmek istedim.

Araba ile bir 8 dakika gittikten sonra orta yolda Akbük ve Didim diye ayrılan kavşaktan Akbük sapağına girdik ve ortalam 2,3 dakika sonra Akbük merkezine ve sahiline ulaştık. Mevsim kış olduğu için genellikle sessiz sakindi yollar. Deniz ve Sahil ise kışın ayrı bir güzelliğe bürünmüştü. Arabamızı park edip Akbük Sahilinde baştan başa dolaşıp zaten küçük plajı tekrardan arabamıza binip Didim’e hareket için yola koyulduk. Tahmini bir 12 dakika sonra araba ile Didim’e geldik.

Tatil beldesi olması dışında yerleşim yeride olduğu için Didim, bilindik yaşam devam ediyordu. Yazın ortalama bu küçük tatil bölgesinin nüfusu 2 milyona kadar çıkıyormuş. Kendimize kalmak için uygun bir Pansiyon, Otel ayarladıktan sonra, dışarı çıkıp acıktığımız için yemek yedik. Yemeğimizi yedikten sonra bir kafede oturup çay içerken evet Didim’e geldik dedik birbirimize.

Yani ilk gün Milas-Bodrum Havaalanından uçaktan iner inmez, yol boyu Milas, Bafa Gölü, Seyrantepe, Yeşiltepe ve Akbük aynı istikamette olduğu için dolaşa dolaşa geldik bu beş yeri. Zaten yaz olmuş olsaydı örnek vermem gerekirse, illa Denize de gireceğim demiş olsaydık araba ile Milas Güllük’e geçip orda Denize girip, ardından yeniden arabaya binip Bafa Gölünü geçip, Seyrantepe ve Yeşiltepe villalarına hiç uğramadan direk Akbük’e gelseydik oranında sahilinde denize girip yani bir günde Ege Bölgesinin iki Tatil Cennetinin Sahilinde yüzmüş olacaktık. İlk gün bu şekilde hem yolculuk hemde kafamızdaki yerleri görmek için geçen bir gündü.

2. GÜN

DİDİM ALTINKUM PLAJI – APOLLON TAPINAĞI – MİLETOS ANTİK KENT




Akşam Otelimizde yatıp sabah kalkınca, bu sefer Didim Altınkum Plajı, Apollon Tapınağı ve Miletos Antik Kenti dolaşmak için yola koyulduk. Zaten altınkum plajı boydan boya baya büyük bir plajdı. Deniz, yağmur ve rüzgarın aksine yaz aylarının hınca hınç doluluğunun yorgunluğunu atar gibi dinleniyordu sanki tabiat ana. Akşamda gelişi gene gezdik akşamı daha güzeldi.

Ardından plajı dolaşıp arabamıza binip Apollon Tapınağına gittik Zaten Didim Merkez ve Apollon Tapınağı arası 6,7 dakika sürdü araba ile. Tapınağın yanına gelip arabamızı park ettikten sonra içerisine girmeden Tapınağı dışardan iyice izledik. Truva Filminde, Aşilin ve Yunan ordusunun işgal ettiği gerçek Apollon Tapınağı burası idi.

Hector ve Aşil’in ilk karşılaşma yeri. Biraz tapınağı seyrettikten sonra orda esnaf bir kafede bir çay içip Miletos için harekete geçtik. Bu arada çaylarda çok ucuzdu. İstanbuldan giden benim için bir çayın 1,5
tl olması bence mükemmeldi. Çünkü burası tatil yeri idi. Belki kışdan dolayıydı bilemiyorum ama gördüğüm buydu.

Apollon Tapınağından kalkıp arabamıza binip Miletos Antik Kent için harekete geçtik. Didim’den çıkıp yakınındaki Akköy’e girince Miletos’a ordan gidildiğini yazan tabela ile karşılaştık. Yolu takip edip bir 15 dakika sonra devirler öncesi Miletos Antik Kente gelmiş bulunuyorduk.

Turistik Tatil Bölgeleri

Ege ve Akdeniz’de Turistik Tatil Bölgeleri

İnsan bakınca tarihi eserlerin ihtişamı göz kamaştırıyor. İlk Tiyatro Sahnesinin gerçekleştiği bu devasa yer önümüzde idi. İçini dışını surlarını iyice dolaşıp resimler çektirdikten sonra artık ordan da uzaklaşma zamanımız geldi. Zaten hava da kararmıştı yavaş yavaş. Yeniden Didim merkeze yolculuk başladı. Didim’e gelip gene bir akşam yemeğimizi yedikten sonra ikinci günümde de bu önemli iki tarihi yeri ve Didim Altınkum Plajını gezmiştik.

3. GÜN

KUŞADASI ZİYARETİ

Aydın Didim’de iki gün geçirdikten sonra diğer Aydın’ın Tatil Beldesi olan Kuşadası 3. günümüz için ayrılmıştı. Didim merkezden arabamıza binip Kuşadası’na gitmemiz ortalama tam bir saat sürdü. Açıkçası kış olduğu için bu idi yazın bilemiyoruz trafikten dolayı süre ne olur? Çünkü Kuşadası Didim’e nazaran daha büyük ve nüfusu daha yoğun bir yer.

Zaten yaz aylarındaki ziyaretçi sayısı ise Didim’e göre iki katı kadar. Ama Sahil kenarında bir şehir gibi kış olmasına rağmen caddeler cıvıl cıvıl ve kalabalıktı. Koskoca bir yazı ile dağ’da yazan Kuşadası yazısı bizi kendine doğru çekti. Kuşadasının sahil şeridini boydan boya dolaşığ orda da bir yemek yedikten sonra artık yavaş yavaş, ayrılık zamanı ve Didim’e yolculuk başladı.




Bence Didim, Kuşadası arası kışın araba ile normal bir sürüşle tam bir saat ama yazın bu süre trafik ve yoğunluktan ötürü ne olur bilemem. Ama tarafa gitmişken hele hele İstanbul’da, yaşayan İstanbul trafiğini
bilen benim için pekde önem arz etmedi. Bence kesin gidilmeli ve görülmeli.

4. GÜN

DÖNÜŞ

Didim, Kuşadası, Milas, Bodrum seyahetimiz ve koskoca Ege’nin İncisi bu tatil yerlerimizi 4 günlük kısa bir sürede evet gezip gördük. Ve otelimizden ayrıldık İstanbul’a dönüş için Milas-Bodrum Havaalanı istikametine yol aldık. Tahmini gene 1 saat sonra Havaalanına varıp, kiraladığımız arabayı teslim edip bilet saatimiz için beklemeye başladık uçağı.

İlk maceramız olduğu için İstanbul’dan araba ile gelmedik. Ama bana kalırsa direk İstanbul’dan araba ile gelip hem yolculuk yapıp hem de gezmek daha güzel olacaktır. Kimbilir bir dahaki sefer öyle yaparız.

BİTTİ

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir