Dünyayı gezen ilk kadın Gezgin İda Laura Pfeiffer

Dünyayı gezen ilk kadın Gezgin İda Laura Pfeiffer

Dünyayı gezen ilk kadın Gezgin İda Laura Pfeiffer : Onun diğer kadınlara benzemediği çocukluk yıllarında Fransız imparatoru Napolyon Bonapartın Viyana’yı fethetmesiyle askerlerinin kaldığı evin kızını ve  annesini Napolyon’un geçiş törenine götürülmesiyle kendini gösterir.

Henüz 12 yaşında olan bu küçük kız ülkesinin işgalini hazmedememiş ve Napolyon’a sırtını dönerek proteste etmiştir. Bu tavrının kötü olduğunu düşünen annesi onu cezalandırmıştır. İda’yı ikinci kez karşılama törenine götürdüğünde onu omuzlarından tutarak Napolyon’a saygı göstermeye zorlasa da o gözlerini kapayarak boyun eğmemiştir.

İda doğrularının savununcusu olmayı tercih ederek ileride dünya coğrafyasına meydan okuyacaktı. İda çocukken abileriyle oynuyor ve erkek gibi giyiniyordu. Bu durum babasının hoşuna gitsede annesi narin bir kız gibi büyümesini istiyordu.

Dünyayı gezen ilk kadın Gezgin

Dünyayı gezen ilk kadın Gezgin İda Laura Pfeiffer

Babası öldükten sonra annesi ona bir eğitmen tutar onu tam bir kadın gibi  yetiştirmek amacıyla. Asi bir yapıya sahip olan İda öğretmenine duyduğu hayranlıkla söylediklerini yapar. Fakat ileride annesi öğretmeniyle evlenmesine  karşı çıkar. İda başkasıyla evlenir yıllar sonra eşinin ölümü ve çocuklarının da büyümesiyle birlikte dünya seyahatine çıkmaya karar verir.



İlk olarak kutsal topraklara doğru 1842 yılında 45 yaşındayken Viyana’dan İstanbul’a yelken açar.

Daha sonra Beyrut, Yafa, Kudüs, Şam, İskenderiye ve  Kahire’ye gider. Kızıldeniz’i aşmak için yol boyu ilerler dönüşünü Sicilya üzerinden yapar. İtalya da Roma, Floransa ve Napoli’ye uğradıktan sonra 1842
yılının Aralık ayında Viyana’ya ulaşır. Gezisinde aldığı notları “Viyana’lı bir kadının kutsal topraklara yolculuğu” adlı kitabına yazdı. Daha sonra  kitabının geliri ile İzlanda’ya kısa süreli bir yolculuk yapar.

Bu cesur yürekli kadın durmayacak 1846 yılında Rio de Janeironun yağmur ormanlarına, 1847 de Güney Amerikan’ın en uc noktası olan Horn burnuna kadar gezer. Daha sonra Şiliyi, Pasifik Okyanusu üzerinden Tahiti’yi, Makou, Hongkong ve Çin’in Guangzhou şehirlerini dolaşır. Ancak oradan Hindistan’a, Kalkütadan Varanasiye Ganj Nehrine ulaştıktan sonra Mumbai’ye gecer.

1848 yılında ise İran’a geçer Tizbon ve Babil harabelerini gördükten sonra develerle Musul’a doğru çölü aşar. Tebriz’e geldiğinde İngiliz Konsolosluğu çalışanları şaşkınlıkla karşılarlar kendisini. 1848 yılında tekrar yola çıkar sırayla Ermenistan, Gürcistan ve Rusya’ya uğrar. Fakat Ruslar hoş karşılamaz onu casus sanarak gözetimde tutarlar.

İda Viyana’ya dönüşünü İstanbul, Yunanistan ve İtalya üzerinden yapar. Tam olarak 4500 metre karadan, 56000 km de deniz üzerinden yol katetmiştir. Daha sonrada bir çok ülkeye yolculuklarına devam eden İda gittiği yerlerden topladığı böcek bitki ve taş örneklerini müzelere bağışladı. Katkılarından dolayı Paris ve Berlin coğrafya topluluklarına üye edildi. 1857 de son kez Madakasgar’a yaptığı yolculuktan kaptığı hastalık sonucu 1858 de 59 yaşında vefat etmiştir. Onu gezmekten sadece ölüm alıkoymuştur.

Gönül Koç




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir