Boğaziçi Tarihçesi

Boğaziçi’nin tarihi ve eski çağlardaki adı ”Bosporos Thrakkikos”tur. Bugünkü Avrupa dillerinde de adı bu Bosporos kelimesine yakındır. Mesela Almanca’da Bosporus, Fransızca’da Bosphore, İngilizcede Bosphorus‘tur. Boğaz (İstanbul Boğazı) civarında eski çağın eserlerine, Kadıköy’ünün Kurbağalıdere vadisinde rastlanmıştır. Bunlar yontma taş aletler ve cam parçalarıdır. Burada çıkarılan Arkeoloji maddeleri Neolitik Devrine aittir. (Milattan Önce 2500) Aynı devirde Sarayburnu’nunda meskun olduğu 1871 ve 1921-1923 kazılarında anlaşılmıştır.

Eski çağ tarihçilerine göre Bosporos sahillerinin en eski ahalisi Thraklar’dı. Fakat bunlar hatıra bırakmamışlar, evvela Fenikeliler, sonra da Yunanlılar önünde geri çekilmişlerdir. Bu Thraklar çiftçi, avcı ve cenkçi bir kavimdi. Fenikeliler de M.Ö. 1500 sıralarında Moda Burnu ve Kadıköy’ünde koloniler kurmuşlardır. İyi denizci olan bu kavmin Karadeniz’e de açıldıkları tahmin olunmaktadır.




Yunanlılar Bosporos bölgesine yerleşmeden çok evvel dahi, buranın Karadeniz’e bir kapı olduğunu biliyorlardı. Onların bu bölge de yerleşmesi M.Ö. VII. yüzyılda başlar. Oldukça sonraki bir kayda göre, M.Ö. 685 sıralarında Arkhias idaresindeki göçmenler Khalkedon (Kadıköy)e yerleşmişler ve buralara Yunan Medeniyeti getirmişlerdi. Az sonra 685 sıralarındaysa bugünkü Sarayburnu’nda, eski Lygos yerinde Dor veya Megaralılar tarafından Byzantion kurulmuştur.

Yunanlıların bu iki şehirde yerleşmesi Bosporos tarihinde mühim bir dönüm noktasını teşkil eder. Bilhassa Byzantionlular, bu arada Khalkedonlular, Bosporos’un her iki yakasında birçok liman ve tapınaklar yaparlar ve zamanla bunlar etrafında da meskun yerler kurulur. Eski Çağlar da Bosporos sahillerindeki tapınak ve
adak yerlerinin çokluğu meşhurdur. Bunun sebebi ise Karadeniz fırtınalarıdır.

Çünkü eski çağ gemicileri bu fırtınalar sebebiyle tapınaklara uğrayıp kurban kesmeden, adak adamadan sefere çıkmaya cesaret edemezlerdi. Bu hal de her mevkide bir tapınak yapılmasında amil olmuştu. Bosporos her devirde mühim bir geçit yeri olmak vasfını taşımıştır. M.Ö. 3000 bin yıl başlarından itibaren Anadolu veya Ege bölgesine geçen Avrupa kavimlerinin çoğu buradan geçmiştir. Hatta Phrygler’in M.Ö. 1200 sıralarında Boğaz’dan geçmesi Bosporos efsanelerine karışmıştır.

Bu göçler Byzantion kurulduktan sonrada devam etmiştir. O kadar ki, Byzantionlular, burayı geçit olarak kullanan Thrak, Thyn, Bithyn ve diğer kavimlerle savaşmak zorunda kalmışlardır. İskitlere karşı harbe giden Dareios (Dara) da kara ordusunu Rumelihisar’ı Burnu’na yapılan köprüden geçirerek Tuna’ya doğru yol almıştır. Karadeniz sahillerindeki Yunan kolonileri ve Bosporos İmparatorluğu Yunanistan’la, daha sonra Roma ile canlı ticaret münasebetleri kurmuşlardır. Ticaret gemileri her iki istikamette Boğaz’dan geçerlerdi. Roma devrinde de boğaz Roma harp gemileri için mühim bir geçiş yeriydi.

Boğaz’ın tarihi bizzat İstanbul şehriyle, yani Bizans, Konstantiniye şehriyle pek yakından ilgilidir. Oraya zaman zaman sahip olan milletler Boğaz’a da sahip olarak hükmetmişlerdir. M.S. 395’te Roma Devleti’nin ikiye ayrılmasıyla burası Şarki Roma İmparatorluğu’nun merkezi olmuştur. 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmet’in
burayı almasıyla tarihe karışan Bizans İmparatorluğu, hele son zamanlarında kalelerden burnunu çıkaramaz ve Boğazlarda hükmünü geçiremezdi.

Bizans zamanı Boğaz bakımsız ve hemen hemen ıssız bir yerdi. Osmanlılar fetihten çok önceleri, Sultan Yıldırım Bayezid zamanında Anadolu yakasının bazı yerlerinde yerleşmişler ve Anadolu Hisarı’nı yapmışlardı. Fatih, Rumeli Hisarı’nı yaptıktan sonra da Rumeli yakası türklerin koloniler teşkil ettiği bir sahil olmuştu. Fetihten sonra ilk önce kurulan Tophane civarında -şimdiki yerde- toplanan Türkler, Beşiktaş’ta da XVII. yüzyılda kalabalıklaşmışlardı. Sonraları Ortaköy, Kuruçeşme, Arnavutköy’e doğru yürüyen Türk iskanı Rumeli Hisarı, Yeniköy ve Kalfaköy’e kadar ilerlemiş, Anadolu yakası da kuzeye doğru benzemeye başlamıştır.

Kaynak: Derleyen: Nahit Gür-İstanbul’un İçinde Bir Boğaziçi/ Kapı Yayınları kitabı




[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir