Saldırganlığın Toplumlardaki Psikolojik Yönü ve Etkileri

Saldırganlığın Toplumlardaki Psikolojik Yönü ve Etkileri

Saldırganlığın Toplumlardaki Psikolojik Yönü ve Etkileri

Saldırganlığın Toplumlardaki Psikolojik Yönü ve Etkileri : Hemen hemen her kültür de saldırgan davranışlara rastlansa da, görülen saldırganlık oranı, saldırganlığın dışavuruş biçimi, kime yöneldiği, nasıl hoşgörüldüğü gibi noktalarda kültürler birbirinden farklılık gösterebilirler. Burada bunlara birkaç örnek vermekle yetineceğiz.

Saldırganlık genel olarak hoşgörülen bir davranış biçimi değildir. Bu yüzden kişiler, örneğin engellemelerle karşılaştıklarında, kendilerini kontrol etme doğrultusunda sosyalleşirler. Fakat toplumun kişilerden bunu nedenle ölçüde beklediği farklılıklar gösterebilir. Örneğin, Sri Lanka’da öz kontrol oldukça fazla önem taşır. (Spencer, 1990). Bu yüzden Sri Lankalılar, çok büyük provakasyonlar karşısında dahi saldırgan davranışlarda bulunmaktan çekinirler.

Kaufman, Gregory ve Stephan (1990) İspanyol ve İngili asıllı öğrencilerin belli bir engelleme durumuna gösterecekleri tepkiyi incelemişlerdir. Bu durum okullarında etnik azınlık olma durumudur. Kaufman ve arkadaşları, İspanyol kültürünün sempatik olmayı önemsediği fikrinden hareketle, İspanyol asıllı öğrencilerin, okullarında azınlık olmaları halinde içlerine kapanacakları ve umutsuzluğa kapılacaklarını öngörmüşlerdir.

İngiliz Kültüründe ise saldırganlık içeren davranışlar daha kolay kabul gördüğü için, İngiliz asıllı öğrencilerin okullarında etnik azınlık olma durumunda saldırgan davranışlar göstereceklerini
düşünmüşlerdir. Gerçekten de elde ettikleri bulgular bu öngörüleri doğrulamıştır.



Osterweil ve Nagano-Hakamura (1992) tarafından gerçekleştirilen bir araştırmada, Japon annelerin çocuklarının saldırgan davranışlarını hoşgörmeye daha yatkın oldukları, ancak çocuklarına saldırganlığın sadece aile içinde dışavurulması gerektiğini öğrettikleri ortaya çıkmıştır. İsrailli anneler ise, Japon annelerin tersine, saldırganlığın dışarıdan gelen kışkırtmalar sonucunda ortaya çıktığına inanır ve bu tür davranışların aile dışında başkalarına gösterilmesi gerektiğini düşünürler.

Çocuk yetiştirme alışkanlıklarının saldırganlığa etkisini gösteren bir başka araştırmada (Kornadt, Hayashi, Tachibana, Trommsdorf & Yamauchi 1992) Japon annelerle Alman ve İsiçreli annelerin çocuklarıyla olan etkileşimlerindeki farklılıkların saldırganlık gelişiminde önemli rol oynadıkları bulunmuştur. Japon annelerin çocuklarına daha yumuşak yaklaştığı, onların aldırgan davranışlarını ödüllendirmedikleri bulunmuştur.

Alman ve İsviçreli anneler ise, çocuklarına daha katı yaklaşmakta ve saldırgan davranışların önlenmesi konusunda çok fazla uğraş göstermedikleri görülmüştür. Görüldüğü gibi bir kültürdeki çocuk yetiştirme alışkanlıkları o kültürde saldırganlığın nasıl bir şekil aldığını bir ölçüde açıklamaktadır.

Kaynak: Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı / Yeni İnsan ve İnsanlar – Evrim Yayınları Kitabından alınmıştır



[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir