Muzafer Sherif Grup Normunun Oluşması Deneyi

Bu yazımızda Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı’nın kitabından alıntılayarak, Grup Normunun Oluşumu, Grup Normunun Oluşması, Grup Normunun Oluşması Deneyi gibi sorularınıza Muzaffer Sherif Grup Normunun Oluşması Deneyi’nden  cevaplar vermeye çalışacağız.

Muzaffer Sherif Grup Normunun Oluşması Deneyi (Muzaffer Şerif Başoğlu)

Sherif bugün klasik olarak kabul edilen (Sherif 1935a 1935b, 1936) otokinetik etki diye bilinen bir görsel algı yanılgısından faydalanmıştır. Tamamen karartılmış bir odada hareketsiz duran bir ışık noktasına bir süre gözümüzü kaydırmadan dikkatle bakarsak, ışık aslında yerinde durduğu halde onu hareket ediyormuş gibi görürüz. Bu olgudan faydalanarak Sherif bir dizi araştırma yapmıştır. Bunlardan, grup normlarının (standart ve kurallarının) oluşması ve normlara uyma davranışını iyi belirtmesi bakımından en temel olanları inceleyelim.




Araştırmada birbirlerini hiç tanımayan, birbirleri ile daha önce herhangi bir grup içinde bulunmamış kişiler kullanılmıştır. Bu kişiler ilk olarak teker teker laboratuvara alınmışlar ve kendilerine bir algı deneyi yapılacağı söylenerek tamamen karartılmış odada ufak bir ışık kısa aralarla gösterilmiştir. Işığın her gösterilişinde, bu ışığın hangi yönde ve ne kadar hareket ettiği denekten sorulmuştur. Araştırmanın ilk evresini oluşturan bu bölümde, her
deneğin önce birbirini tutmayan sayılar verdiği, fakat zamanla belli bir sayıda karar kıldığı ve ışığın hep o kadar hareket ettiğini söylediği bulunmuştur. Örneğin ilk gösterilişinde 1 cm. ikincide 9 cm. üçüncüde 11 cm. dördüncüde 3 cm. diyen denek, onuncu gösterilişten sonra 7 cm. civarında bir uzunluk söylemiş ve bundan sonra söylediği uzunluklar hep 6 cm. – 8 cm. arasında kalmıştır.

Aslında ışığın hiçbir gösterilişte yerinden oynamadığını, hep aynı noktada durduğunu hatırlayalım. Denek, her defasında ışığı hareket ediyormuş gibi görmüş ve ne kadar uzunluk kat ettiğini tahmin etmiştir. Işık hiç hareket etmediği, fakat hareket ediyormuş gibi göründüğü için, verilen uzunluğun gerçekle ilgisi yoktur. Bulgunun ilginç yönü, her deneğin kendisince bir standart geliştirdiğidir, örneğin 7 cm. veya 15 cm. gibi. Daha sonra bu kişiler, birkaç kişilik garuplar halinde laboratuvara alınmış ve ışığın her gösterildiğinde uzunluk yargılarını yüksek sesle yapmaları istenmiştir. Burada görülen, birbirinden farklı standart geliştirmiş kişilerin biraraya geldiklerinde, bu standartlardan vazgeçerek grup halinde tek bir standart oluşturduklarıdır. Böylece kişisel standartlar, yerlerini tek bir ortak standarda bırakmış oluyor.

Sherif yaptığı bir başka araştırmada, denekleri önce teker teker deneye almak yerine, onları doğrudan grubun içine sokmuştur. Daha önce kendi başlarına bir standart oluşturmamış bu denekler, grupta çok daha çabuk ve kolay bir şekilde ortak bir norm oluşturmuşlardır. Sherif’in elde ettiği bir üçüncü bulgu ise, grupta oluşturulan standardın, daha sonra denekler tarafından kullanılmaya devam edilmesidir. Grupta oluşturulan bu ortak standardın etkisi oldukça güçlüdür. Denekler, deneyden bir yıl sonra yalnız başlarına deneye tekrar alındıklarında bile, bu ortak standardı kullanmaya devam etmişlerdir. (Rohrer ve diğerleri, 1954)

Sherif’in bu çalışmasını özetleyecek olursak: fiziksel gerçeğin belirsiz olduğu hallerde, kişi durumu belirlemek, bir yere tutunmak ister ve bu amaçla bir gerçek yaratır. Bu gerçek, kişi yalnız ise onun tarafından, eğer başkaları ile beraber ise etkileşim sonucu grup tarafından yaratılır ve bu standarda beraberce uyulur. Sosyal etki ve uyma davranışının anlaşılması bakımından bu araştırmanın önemi büyüktür.

Kendi başlarına birer yargı standardı geliştirmiş olan bireyler, grup halindeyken, ortak bir standarda, bir yargıya doğru yönelmekte, bu şekilde bireysel olarak geliştirdikleri sübjektif gerçeğin yerine grubun geliştirdiği sosyal gerçek geçmektedir. Demek ki, belirli bir konuda bir grup normunun (standardının) nasıl oluştuğu bu deneyle gösterilmiştir. Grup içinde önce tek bir norm yokken böyle bir norm bir kere oluşunca, bu norm o grubu meydana getiren bireyler tarafından benimsenmekte ve gerçeği yansıttığına inanılmaktadır. Nitekim, Sherif araştırmalarından birinde, bireylerin tek tek görsel yargıları söz konusu olduğu zaman grubun standardını
kullandıklarını görmüştür. Sherif bu araştırmasında özellikle belirsiz bir fiziksel ortam yaratmıştır. Böylece belirsiz fiziksel gerçeğin yerini sosyal gerçek almış, grubun normu, bireylerce gerçek olarak kabul edildiğinden bu norma uyulmuştur.

Kaynak: Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı – Yeni İnsan ve İnsanlar / Evrim Yayınları kitabından kısaltılarak alınmıştır.




[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir