Fiedler’in Etkin Liderlik Modeli Nedir

Fiedler’in Etkin Liderlik Modeli Nedir

Liderin kişisel özelliklerine önem veren bir etkileşim modeline örnek olarak Fiedler’in modelini ele alabiliriz. Fiedler (1964-1978) doğal gruplarla yaptığı seri araştırmalarında önemli bir kişilik özelliği üstünde durmuştur. Bu da, kişinin başkalarını nasıl algıladığıdır. Çeşitli grupların liderlerine birlikte çalışmayı en çok tercih ettikleri grup üyesi ile birlikte çalışmayı en az tercih ettikleri grup üyesinin kişilikleri bakımından tarif etmeleri söylenmiştir.




Bu iki kişiyi birbirine benzer olarak tarif eden (algılayan) liderlerle, onları çok farklı olarak tarif eden (algılayan) liderlerin kendilerinin de farklı kişiliklere sahip oldukları görülmüştür. Birlikte çalışmayı en az ve en çok tercih ettiği kimseleri kişilikleri bakımından benzer gören lider, birlikte çalışmayı en az tercih ettiği, örneğin tembel ya da beceriksiz bir çalışanı da biraz seviyor, yadsımıyor demektir.

Bu tür liderler, en az tercih ettikleri iş arkadaşlarını da kişi olarak beğenirler, onun en iyi çalışan kimseden fazla farklı görmezler. Yani bu tür bir lider, örneğin ”onunla birlikte çalışmam, ama gene de o gayet iyi
bir kimse olabilir” diye düşünen, herkesi hoş tutmaya çalışan herkese sevgi gösteren liderdir. Bu tür lideri Fiedler, yüksek ” en az çalışan tercihli (EAÇT)” lider olarak tanımlamıştır.

Bunun tersi olan düşük EAÇT lider ise, iş yapmaya önem verir ve iyi çalışmayan grup üyesini sevmez. Yani insanlara karşı ayrıcalıklı davranış gösterebilmektedir. Örneğin (Onunla çalışmıyorsam, beğenilecek bir kimse değildir” diye düşünür.) Bu özetlenen tutumları göz önüne alarak, yüksek EAÇT lideri sosyal-duygusal lider, düşük EAÇT lideri de iş-eğilimli lider olarak düşünebiliriz. (Fiedler 1978, Rice, 1978)

Demek ki, kişinin başkalarını nasıl algıladığı, onun kendi kişiliğini yansıtan bir özellik olarak ele alınabilir. Ancak şunu da belirtmeliyiz, Fiedler’in öne sürdüğü bu kişilik özelliği, kişinin zeki olması, atılgan ya da konuşgan olması gibi sırf bireysel düzey de basit bir kişilik özelliği değildir. Başkalarının algılanışını ve başkalarına karşı davranışları içeren, temelde ”kişiler arası” olan bir kişilik özelliğidir. Bu bakımdan, Fiedler’in yaklaşımını daha önce ele aldığımız kişisel liderlik modeli içine sokamayız.

Bu kavramlaştırmadan hareket ederek Fiedler yüksek EAÇT ve düşük EAÇT liderleri çeşitli doğal gruplarda incelemiş ve hangi liderlik özelliğinin hangi ortamlarda daha etkin olduğunu bulmaya çalışmıştır. Bu araştırmalarda liderin etkinliğinde rol oynayan üç öğe öne çıkmaktadır. Bunlar a) lider-üye
ilişkileri, b) işin yapısı ve c) lider mevkinin gücüdür.




Lider-üye ilişkileri uyumluysa; işin yapısı belirginse (yani neyin nasıl yapılacağı açıkça belli ise) ve liderlik mevki güçlü ise, yani liderin elinde yeterli derece de güç ve yaptırım varsa ve lider üyeler tarafından lider olarak kabul ediliyorsa, liderlik mevkisindeki kimsenin liderlik davranışı gösterebilmesi için çok uygun bir ortam var demektir. Bu üç öğeden birinin ya da ikisinin pek olumlu olmadığı durumlar, lider için biraz daha güç durumlardır. Bütün öğelerin olumsuz olduğu (uygun olmadığı) durumlar ise etkin liderlik bakımından en zor durumlardır.

Fiedler’in gerçekleştirdiği çeşitli araştırmaların sonuçlarına göre, üç öğenin meydana getirdiği ortamın uygunluk durumu ile liderin etkinliği arasındaki ilişki doğrusal değil, eğriseldir. Şöyle ki, en zor (uygun olmayan) durum ile en kolay (uygun) durumlarda iş-eğilimli düşük EAÇT lider daha etkin olmakta,
orta derecede uygun durumlarda ise sosyal-duygusal yüksek EAÇT lider daha fazla başarı göstermektedir. Yüksek EAÇT, insan ilişkilerine değer veren sosyal duygusal liderin daha başarılı olduğu orta derecedeki uygun durumları şöyle örnekleyebiliriz.

a) İş yapısı belirgin (açık seçik belli) fakat lider sevilmiyor, dolayısı ile lider diplomatik olmalı ve üyelerinin duygularına isteklerine karşı duyarlı olmalıdır, ya da b) lider sevilmekte, ancak iş yapısı belirsiz olduğundan üyelerin iyi niyetli çabasına ve yaratıcılığına muhtaçtır. Yani durum tam uygun olmadığı zaman sosyal duygusal liderin üyeleri hoş tutucu davranışına ihtiyaç vardır.

Liderin sevildiği ve çalışma ortamının tamamen uygun olduğu durumda ise, liderin anlayışlı, sosyal-duygusal davranış göstermesi gereklidir. Tüm öğelerin en uygun olduğu durumda liderden gruba yol göstermesi beklenir. Yani işe dönük liderlik davranışı hem üyeler tarafından rahatlıkla kabul edilir hem de
grubun daha çok iş çıkarmasını sağlar. Bu olumlu durumda gruba yönerge vermekten çekinen pasif bir lider, saygınlığını yitirir. Öğelerin tamamen bağımsız olduğu, yani işin karışık, liderin güçsüz olduğu ve sevilmediği durumlarda da liderin işe sarılması daha iyi sonuç verir, yoksa grup dağılabilir.

Kaynak: Prof. Dr. Çiğdem Kağıtçıbaşı-Yeni İnsan ve İnsanlar / Evrim Yayınları Sosyal Psikoloji Dizisi kitabından alınmıştır.

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir