Evlenip Aşık olmak mı, Aşık olup evlenmek mi, Nedir Görücü Usulü?

Evlenip Aşık olmak mı, Aşık olup evlenmek mi, Nedir Görücü Usulü? Çoğumuzun yakınen bildiği görücü usulü evlilik, görücü usulü aşk, görücü usulü ülkemizde yoğunlukla yaşanmaktadır. Bu makalede sadece ülkemiz değil dünya geneli bu tür evliliği gerçekleştiren toplumlara kısaca değinilmiş, evlenip aşık olmak mı yoksa aşık olup evlenmek mi hususunda bilgi verilmiştir.

Geleneklerine bağlı çoğu toplumlarda, bir oğul ya da bir kızın evliliği planlanmıştır. Evliliğin, bir ailenin ittifak ya da, akrabalık kurmaya aracı olduğu yerlerde- örneğin, Avrupa ile Kuzey Afrika’nın tarımla geçinen, geleneklerine bağlı insanları arasında, aynı zamanda da endüstri öncesi Hindistan, Çin ve japonya’da- genç bir çift zifaf gecesine kadar birbirlerini görmemiş olabilir. Ama çoğu toplumlarda evlilik planı, gelişmeden önce gerek erkeğin gerekse kızın görülmesi istenir.




Modern Mısırlılar bunun güzel bir örneğini verir. Olası çiftlerin anne ve babaları gençleri birbiri ile karşılaştırır ve eğer ikisi birbirlerinden hoşlanırsa büyükler evliliği planlamaya başlarlar. New York’ta bile geleneklerine bağlı Çinliler, Koreliler, Rus kökenli Yahudiler, Batı Hint toplulukları ve Araplar kızlarını ya da oğullarını uygun bir eş adayla tanıştırır ve evlenmeleri için teşvik ederler. İşin ilginç yanı, bu kimselerin çoğunun, zaman içinde aşık olmalarıdır.

 

Bu, Hindistan’da belgelenmiştir. Hindu çocuklarına evlilikteki aşkın hayatın özü olduğu öğretilir.

Erkekler ve Kadınlar böylece evliliğe çok kez isteye isteye başlar, romantik aşkın doğmakta gecikmeyeceğine inanırlar. Gerçekten de çok kez öyle olur. Hindular bu konuda ”önce evlenir, sonra aşık oluruz” derler. Ben buna şaşmadım, aşk bir anda tek bir bakışla başlayabildiğine göre, bu evlilik planlarının bazıları niçin romantik bağlara dönüşmesin?

O halde, nasıl bir sonuca varıyoruz? İnsanların temel üreme stratejisi, monogam yani tek eşlidir ama buna rağmen bazen haremlerde yaşarlar. Romantik aşkı öldüremezsiniz, erkeklerle kadınların birden çok eşle birlikte yaşadıkları yerler de bile, genelde yeğledikleri bir ilişkileri vardır. Özgür aşk komünlerinde
erkekler ve kadınlar çift olmak eğilimindedir. Evliliklerin kesinlikle planlandığı ve romantik bağların yasaklandığı yerlerde bile, Pa Çin’in aile romanında canlı şekilde betimlediği gibi, aşk doğabilir.

Pa Çin, geleneklere bağlı bir Çin evinde 1930’lardaki yaşantıyı anlatmıştı.

Despot bir ihtiyarın genç oğulları, bir yandan Çin’in babaya saygı kavramıyla bireyciliğin modern değerleri arasında bocalarken, bir yandan da hayatlarına bir anlam vermeye çalışırlar. Büyük oğul yazgısına boyun eğer ve kendisi için hazırlanan evliliği kabullenir. Fakat sevdiği kızın özlemi ile kavrulmaktadır. Bu kızcağız karşıklıksız kalmaya mahkum aşkının acısına dayanamayarak ölür. Ailenin genç oda hizmetçisi olduğundan, konumu dolayısı ile sevdiği erkeklerle evlenemeyecektir ve iğrenç bir ihtiyarla evlendirilmek istenmektedir. Kendini göle atar ve boğulur.

Ailenin en küçük oğlu ise bir gece evden kaçar ve Batılaşma yolundaki Çin’in daha özgür kentlerinden birinde yeni bir hayat kurmaya gider. Bütün bunlar olup biterken de despot ihtiyar, yıllar önce aşık olduğu cariyesi ile yemek yemektedir. Çin geleneği yüzyıllar boyunca sevdalanmayı frenlemiştir. Gençlere yazgı
boyun eğme ve itaat esinlenmiştir. Dünyadaki modaların en acımasızı olan ve binyıldır süregelen ayakları bağlama uygulaması, genç eşi dokuma tezgahının başında tutmuş, kocasının evden kaçmasını engellemiştir.

Ama Çinliler bugün artık evlilikleri planlama adetinden vazgeçmişlerdir. Giderek daha fazla Çinli pembe romanlar satın almakta, romantik ezgiler çalmakta, beğendikleri ile buluşmakta, sevmediği eşinden boşanmakta, ve yeni eşini kendisi seçmektedir. Yeni düzenlerine özgür aşk adını takmışlardır.

Tabular, mitoslar, geleneksel düzenler, çeşitli kültürel icatlar, dünya yüzündeki gençleri büyükleri tarafından hazırlanmış evliliklere itmektedir. Bununla birlikte, Yeni Gine gibi Pasif mercan adaları ve Afrika’yla Amazon’ların büyük bir bölümü gibi bu evliliklerin bozulabildiği yerlerde insanlar sürekli
boşanmakta ve kendi seçtikleri eşlerle evlenmektedirler. Kur yapmak, aşık olmak, bir tek eşle bağlılık kurmak insanın yapısında vardır.

Kaynak: edebivizör editörleri tarafından (Helen E. Fısher, Cinsel Aşkın Anatomisi-Varlık Cep Kitapları) kitabından kısaltılarak alınmıştır.




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir