Sunay Durmaz – Siyah Kar (Yaşanmış bir Anı)

1985 yılının Mart ayının son günleriydi. Sınıf Öğretmeni olarak Bingöl’ün bir mezrasına atanmıştım. Meslektaşım olan, kendisi emekli olmuş, babamla birlikte, otobüsle, Muğla’ dan Bingöl’e doğru yola çıktık. Yeni göreve başlayacak olmanın heyecanıyla, kalbim küt küt atıyordu. Uzun ve yorucu bir yolculuktan sonra, Bingöl’e vardık. O gece babamla birlikte bir otelde kaldık.

Ertesi gün Milli Eğitim Müdürlüğü’ne uğrayarak görev yerimi ögrendik. Görev yerim, KarlıOva yolu üzerinden gidilebilen, büyük bir köye bağlı içinde on on beş kadar ev bulunan küçük bir mezraydı.
Köye ulaşabilmemiz için önce mezranın bağlı olduğu köye varmalıydık. Biraz çaba harcadıktan sonra, çalışacağım mezranın, bağlı olduğu köye minibüsle vardık. Durumu anlattık. Köyün muhtarı, mezrayı bulabilmemiz için yanımıza bir kişi verdi. Mezraya yürüyerek gidilecekti. Fakat Mart ayının sonu olmasına rağmen her taraf karlarla kaplıydı. Biz Ege’den geldiğimiz için oranın, şartlarına hazırlıklı gelmemiştik. Ayaklarımız karlara batıp çıkıyordu. Doğayla savaş halindeydik. Bir türlü çalışacağım mezraya varamıyorduk. Babacığım hava şartlarından cok fena etkilenmişti.

İki buçuk üç saat geçtikten sonra nihayet çalışacağım mezraya varmıştık. Ama babamın durumu gittikçe kötüleşiyordu. O gece birlikte görev yapacağım öğretmenin kayın validesinin evinde misafir edildik. Bize çok iyi davrandılar. Kadın genç yaşta eşini kaybetmiş beş altı çocuğunu tek başına büyütmüştü. Gece olduğunda babamın hastalığı gittikçe artıyor kadın;dualar ediyordu.Ben ağladıkca ağlıyordum. Ne telefon vardı, ne de babamı şehre doktora götürebilmek için en ufak bir umut. Misafiri olduğumuz kadın Türkçe bilmese de, bizim için elinden gelen misafir perverliği gösteriyordu. Ağlamaktan göz kapaklarım şismişti. Gurbette babama bir şey olursa ben ne yapardım?

Sabaha kadar hiç uyuyamadım.Takvim 29Mart’ı gösteriyordu. Sabah olduğunda birlikte görev yapacağım ögretmen göreve başlama yazımı hazırlayıp elime verdi. Bingol’e inip yazıyı Milli Eğitime verecek babamı doktora götürecektim. Babamı ana yola kadar getirebilmem en az üç saatimi aldı. Yürüyecek halde değildi. Hasta olduğu ve kış şartları ağır olduğu için anayola bin bir güçlükle ulaşabildik. Sonun da bir minibüse binip Bingöl’e geldik. Kısa bir araştırmadan sonra babamı sağ salim hastahaneye ulaştırabilmiştim.

Doktor bir çok testlerden sonra Devamını Oku

[Toplam:2    Ortalama:4/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir