Nesrin Baki Tosun – SONGÜL

Bir saat olmuşmuydu acaba? Etraf karanlık, sadece pencereye vuran yağmur sesini duyuyorum. İçeriden cam olduğu anlaşılmıyor. Üzerine gelişigüzel tahtalar çakılmış delikler demek daha doğru aslında… Demir kapının her yeri pas içinde, elimi sürdükçe dökülüyor. Yere oturdum dizlerime başımı koyup beklemeye başladım. Zaman geçmiyor, üşüyorum. Isınmak için daha fazla büzülüp ufalıyorum.

Sekiz ay olmuştu Kars’tan göçeli. Bu ailenin kararıydı. Daha iyi bir iş daha iyi bir yaşam. Beş kardeşten en küçüğüydü. Songül ismini annesi koymuştu zorla, son olsun diye…
İstanbul’a gelir gelmez , girdiği tekstil atölyesinde düğme dikiyordu. Önceleri günde elli tane, patronundan azar işite işite dört yüz, dört yüz elli tane dikilebilmeye başladı. Devamını Oku

[Toplam:19    Ortalama:4.1/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir