Mayada Saddam Hüseyin Döneminde bir kadının Yaşam Mücadelesi Kitabı Özeti

Mayada Saddam Hüseyin Döneminde bir kadının Yaşam Mücadelesi Kitabı Jean Sasson tarafından kaleme alınan tanıştığı Mayada El Askeri’nin kısa Baas Rejimi döneminde yaşadığı zorluğu anlatan bir kitaptır. Mayada’nın yaşamı ve kitabı önemli kılan ana husus, aslında Irak ve bütün Arap Devletlerinde Arap Milliyetçiliğinin kurucusu ve teorisyeni kabul edilen Satı El Husri ve Cafer El Askeri’nin torunu olmasıdır. Bu iki isim, Osmanlı İmparatorluğu çöküşünde öncesi Osmanlıda ardından kurulan Arap Devletleri bilhassa Irak’ta yeniden Arap Milliyetçiliğinin teorisyeni ve ordu kumandanları olmasıdır.

Hele Sati El husri, Osmanlı Döneminde Mustafa Satı Bey olarak anılan, eğitimci ve aynı zamanda büyük Arap teorisyenidir. Kitaba adını veren Mayada Araplar için bu iki büyük adamın torunu olması ve dahası yazarlık ve yayıncılık yaptığı dönemde Şii el ilanlarını farkında olmadan bastığı için Sunni Baas Rejimi ve Saddam Hüseyin iktidarı tarafından hapse atılıp, hapiste geçirdiği süre boyunca işkenceler ve oradaki kadınların yaşadığı zorlukları konu alan roman niteliği taşıyan yaşanmış gerçek bir hayatı aktarmaktadır.




Mayada’nın ilginç bir diğer yönü ise annesi Selva’nın, Osmanlı Hanedanlığından olup, Padişahla kuzen çocukları olmalarıdır. Annesinin Irak’ta nüfuslu kişilerin çoğunu başta Doktor fadıl olmak üzere tanımasından ötürü, bu hapse atıldığı garip davadan kurtulup cezaevinden çıkmasını sağlamıştır. Mayada’nın cezaevinde çeşitli komik suçlardan dolayı tutuklanıp yatan kadınlarla birlikte yaşadığı acı dolu günleri yazar Sasson akıcı ve gerçek bir dille kaleme almıştır. Mayada’nın şaşalı döneminde Irak İktidarı içinde Saddam Hüseyin’den tutalım, kuzeni Kimyasal Ali ve Doktor Fadıl’a kadar çeşitli üst düzey yetkilileri tanıyor olmasıdır.

Elbette bu ayrıcalığın başlıca nedeni Saddam Hüseyin’inde büyük bir saygı duyup döneminde yaşıyor olsaydı önünde saygı ile eğilmesi söz konusu olacak olan Dedesi Satı El-Husri’dir. El-Husri, Osmanlı içinde de kısa sürede geniş bilgi birikimi ve entelektüel yapısı ile öne çıkmış ve İmparatorluğun Eğitim sistemini baştan başa kendisi dizayn etmiştir. Atatürk’ün bile Cumhuriyet döneminde Satı El-Husri’nin yaptığı gibi eğitim alanında yeni atılımların yapılması konusunda kurmaylarını sık sık tembihlediği bile söylenmektedir. Ne var ki Osmanlı İmparatorluğunun çökmesi ve çeşitli etnik kimliklerin kendi bağımsız devletlerini kurmaları aşamalarında bu akıma Araplarında katılması söz konusu olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğundan umudunu kesen ve yıkılacağını ön gören Satı El-Husri Irak ve diğer çoğu Arap Devletlerinin Ulus devlet olabilmeleri için gerekli Milli bilinç ve ulusal değerleri kendisi aşılamış ve deyim yerindeyse Arapların milliyetçilik konusunda fikir babaları ve her Arap Devletinde ulusal bir simge olduğudur. Böylesi bir soya sahip olan Mayada’nın buna rağmen Irak Rejiminin Hapisanelerinden ve işkencelerinden kurtulamayıp kendisininde binlerce suçsuz Iraklı kadın gibi yaşadığı hapis dönemini roman tadında konu alan bir kitaptır. Varlık Yayınları tarafından basılan kitap 264 sayfadır.




[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir