Ksenophon Kimdir ve Anabasis Kitabının Özeti

Ksenophon Kimdir ve Anabasis Kitabının Özeti

Ksenophon, M.Ö. 430 yılında, Atina’ya yakın bir çevrede doğdu. Kendisi için ünlü Fillozof Sokrates’in öğrencisi diye de bahsedilir. Yazarın en ünlü eserlerinden biri olan Anabasis (Onbinlerin Dönüşü) Pers Kralı Darius’un oğulları arasındaki iktidar mücadelesini ve yazarın da kralın küçük oğlu Kyros’un yanında yer alıp sefere katılması ve Yunanistan’dan İran’a kadar gitmelerini konu alır.




Paralı askerler olarak Kyros Yunanlıları tercih edecektir. Kralın iki oğlundan biri olan ve Krallık ünvanını elinde bulunduran Artakserkses kuvvetleri, Ksenophon’un ve Yunanlılarında aralarında bulunduğu Kyros’u yener ve öldürülür Kyros. Yazar Kyros ölse bile kendilerinin zafer kazandıklarını iddia eder kitabında. Ardından Kyros’un ölümü ile savaşmak için bir neden görmeyen Yunanlıların evlerine dönmeleri için zorlu bir süreç başlar.

Komutanları öldürülen Yunanlıların, lidersiz kalması ve Ksenophon ve bir kaç kişi tarafından dönüş yolunda liderlik edilmesini ele alır. Bu geriye dönüşte Yunan ordusunun çeşit çeşit ülkeler, şehirlerden geçerken karşılaştıkları halklar ve yerler anlatılır. En ilginç kısmı Kardukyalılar ile mücadeleleri olur. Bunlar hakkında dağlı bir kavim ve çok cesur ve savaşta üstün yetenekli olduklarını ve onlar karşısında çok zorlandıklarını anlatır.
Ksenophon’un, M.Ö 355 yılında öldüğü tahmin edilmektedir.

Anabasis’te savaş esnasında ve dönüşte karşılaşılan toprakların, insanların kültürleri, yaşamları yalın bir şekilde aktarılır. Bu eserin en önemli hususu askerlik üzerine savaş kurgusu içinde yazılan bir anı olmasından ötürü gezi kitabı olma özelliğini de taşır. Anılarını, Gezisini yazan Ksenophon’un verdiği bilgiler, karşılaştıkları halklar üzerine şimdi ki bilim insanlarının o halkları kolayca tanımasını da doğrurur.

Bana göre kitabın en ilginç kısmı, profesyonel bir asker olmamasına rağmen iş başa düşünce çok kaliteli bir komutan sezgileri ve talimatları ile sonucu çok iyi görür Ksenophon. Fakat kendisi ile ilgili çeşitli söylentiler de mevcuttur. Çoğu asil Yunanlı onun bir paralı asker gibi Pers topraklarına gitmesini yadırgamış üstüne onun bu kitabında kendisini çok öne çıkardığını iddia edenler de olmuştur.

Fakat, Ksenophon’un öne çıkıp çıkmaması değil böylesi tarihsel bir olayı not edip ardından kitap olarak bizlere sunması taktire şayan bir şahitlik ve tarihi belge niteliğindedir. Bu eserde Dünya ve Yunan halklarından ziyade biz Türklerin, Anadolu topraklarında yaşayan milletleri, kültürleri tarih öncesi kavimleri gerçek bir anlatımla inceleyip okuma avantajıda sağlar. Kesinlikle bu kitabı tavsiye ediyorum.




[Toplam: 1   Ortalama: 5/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir