Şair Fevziye Taşan Angun / Şiir Çocukluk Aşkı

Şair Fevziye Taşan Angun / Şiir Çocukluk Aşkı

Şair Fevziye Taşan Angun / Şiir Çocukluk Aşkı

Şair Fevziye Taşan Angun / Şiir Çocukluk Aşkı

Çocukluk aşkı derler ya
İşte öyle sevdim saf temiz.
Beklenti olmadan
Her gördüğümde cemalini
Kendi kendime sevdim hayalini
Dokunamadım hayalimde bile.




Ne saçlarına ne tenine
Ürkek bir ceylan gibiydin. 
Ürkmenden Korktum
Evet korktum. 
Bir daha hayal kuramam. 
Saçlarına üfledim az dalgalansın. 
Tel tel saçlarını saymak için.
Oysa düşünemedim rüzgarların halini.
Bir meltem esintisini,
İşte çocukca sevmek.
Dedim ya çocukluk aşkı gibi.
Sır oldu senin aşkın bana.
Kendi kendime anlattım kendimi.
Umursamadım.
Sol tarafdan gelen sızıyı.
Bazen kendiliğinden dökülen yaşları.
Silemedim izi kalsın.
Gördüğünde bu çocuk ağladı yine demen için.
Silemedim akan yaşları. 
Oysa her damla katre misali. 
Yakutdan daha değerli gönül yaşları. 
İçten yanan içten yakan ateşi.
Hep taşıdım haberin olmadan.
Benim yazgım sır aşkım. 
Çocukca sevdim işte.
Desinler diye sevmedim.

……

Saf temiz menfaat olmadan.
Kimi aşk der kimi kara sevda.
Oysa ben seni Allâh için sevdim.
Sır gibi sakladım kendimden bile.
Sevdanın karasımı bilmem ama,
Kime sorduysam kara sevda dediler.
Kimi zaman bir güle anlattım.
Boyun büktüm kadere razı diye.
Kuşlar kanat çırpmalarıyla üşüştüler.
Sanki anlamışlardı.
Şarkılarıyla eşlik ederek.
Üzüntüme neşe kadar gibi.
Bense kendi dünyamda çizdim seni.
Simsiyah saçlarını kömür karası gözlerini.
En zorlandığım ise gülüşün.
O kadar güzel gülüyordun ki.
Beceremedim çizmeyi.
Kimbilir belki bana son tebessümünde. 
Bitirim yarım kalan resmini.
İşte çocukluk aşkı böyle.
Utangaç çekingen ve sır.
Ama saf temiz, menfaatsız.
İlk ve son aşkım bu.
Zamansız süresiz.

DİP NOT: Şair bu şiirinde, belki de hiç tanımadığı çoğu insanın hislerine tercüman olmuştur. Aşkı sevgiyi, çocukluğa götürüp, saf ve karşılıksız günlere yeniden yolculuğu sağlamıştır. Hepimizin böylesi bir şiirde kendimizi bulacağımız şüphe götürmez. 

Aşkın, sevginin, zamana, mekana, çağa ya da herhangi bir nesneye değil tamamen samimi duygulara hükmettiği o çocukluk yılları ah ne güzeldi. Kaçımız yeniden o yıllara döner misin soruna hayır der ki? İşte bu şiir bizimle çocukluğumuza eşlik ediyor.




Bukowski’nin Kadınlar Hakkında Yaptığı 5 Mükemmel Tespit

Bukowski’nin Kadınlar Hakkında Yaptığı 5 Mükemmel Tespit

Bukowski’nin Kadınlar Hakkında Yaptığı 5 Mükemmel Tespit :  Bukowski’nin, kadınları bir türlü çözemeyen, onların çözülemez olduğunu düşünen erkekleri utandıracak 5 efsane tespitini sizler için yazdık

1:KALICILIK:

Harikulade düşünceler ve harikulade kadınlar kalıcı değildirler. Devamını Oku




Mutlaka okunması gereken İnsan Beynini Geliştiren 7 Roman

Mutlaka okunması gereken İnsan Beynini Geliştiren 7 Roman

Mutlaka okunması gereken İnsan Beynini Geliştiren 7 Roman : Kitapların çoğu yan etkileri vardır. Bunlardan biride insana yaşamı sevdirmesi ve kişiliği hakkında katkıda bulunmasıdır. Hele hele insan beyni söz konusu ise bu kaçınılmazdır. Sizler için İnsan Beynini Geliştiren 7 Romanı listeledik. Kendiniz ve çocuklarınızın içlerinden birini muhakak okumasını öneriyoruz.

1: Leo Tolstoy / Anna Karenina

Tolstoy tarafından kaleme alınmış olan eşsiz yapıt Anna Karenina, 1873-1877 senelerinde, bölüm bölüm yayımlanmış bir eser. Çoğu yazar ve edebiyat eleştirmenlerinin gelmiş geçmiş en iyi eser olarak adlandırdıkları bir kitaptır. Devamını Oku




İlber Ortaylı’nın Okunmasını Önerdiği 5 Kitap

İlber Ortaylı’nın Okunmasını Önerdiği 5 Kitap

İlber Ortaylı’nın Okunmasını Önerdiği 5 Kitap

İlber Ortaylı’nın Okunmasını Önerdiği 5 Kitap: İlber Ortaylı, büyük duayen Halil İnalcıkla birlikte yüksek lisans eğitimini Chicago Üniversitesinde gerçekleştirdi. Ardından Ankara Üniversitesinde ‘Tanzimat Sonrası Mahallî İdareler’ konulu tezi ile 1974 senesinde doktor, sonrasında ‘Osmanlı İmparatorluğu’nda Alman Nüfûzu’, isimli araştırmasıyla doçentlik hakkı kazandı. 1982 senesinde, darbeler dönemi, hükümetin akademik ve eğitim siyasetine uyum sağlayamayıp, görevinden tepkisini göstermek üzre istifa etti. Bu süreçte Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova, Roma, Münih, Strazburg, Yanya, Sofya, Kiel, Cambridge, Oxford ve Tunus üniversitelerinde, ek olarak misafir öğretim üyeliği gerçekleştirdi. Konuşmalar, Konferanslar düzenledi. Günümüzde ise hepimizin bildiği tarih denilince ilk akla gelen usta bir tarih hocasıdır. Sizler için onun önerdiği 5 kitabı listeledik

1: Tarihe Düşülen Notlar – Halil İnalcık

Tanıtım Bülteni: 66 kitap ve 500’e yakın makalesiyle tarih yazıcılığında çığır açmış olan İnalcık’ın eserlerinin âdeta hülasası diyebileceğimiz bu prestij eser, 2 cilt halinde ve kutulu olarak yayımlanıyor. Eserin 1. cildinde Halil İnalcık’ın muhtelif yer ve zamanlarda yaptığı konuşmalar yer alırken; 2. cilt, Halil İnalcık’la yapılmış röportajlardan oluşuyor. Devamını Oku




En yüksek IQ’ya sahip ve En Zeki 5 ülke

En yüksek IQya sahip ve En Zeki 5 ülke

En yüksek IQ’ya sahip ve En Zeki 5 ülke : Kuşkusuz her insan kendince zekidir. Ve toplum her ne derse desin o kendisinin en iyi bildiği kanaatindedir. Ki kaldı ki akıl ve zeka konusunda herkesin bir başkasından önce kendisinin en önemli kişi olduğunu ve insanlarından böyle düşünmesi gerektiğini savunur. Oysa durum gerçekten öyle mi?

İngiliz Psikolog Richard Lynn ve Finlandiyalı Siyaset Bilimi Profesörü Tatu Vanhanen’in 80’den çok ülkede yaptığı araştırmanın sonuçlarını kamuoyuna sundu. İşte ikilinin başkanlığında yapılan araştırmaya göre ülkelerin genel IQ ortalaması ve dünya geneline göre ilk 5 sıralaması…

1- Hong Kong

En yüksek IQ'ya sahip ve En Zeki 5 ülke

En yüksek IQ’ya sahip ve En Zeki 5 ülke

107 puan Devamını Oku




Nobel Edebiyat Ödülü Almış Rus Yazarlar Kimlerdir?

Nobel Edebiyat Ödülü Almış Rus Yazarlar Kimlerdir?

Nobel Edebiyat Ödülü Almış Rus Yazarlar Kimlerdir?

Nobel Edebiyat Ödülü Almış Rus Yazarlar Kimlerdir? : Bu yazımızda siz değerli okurlara Rus Edebiyatı içinde klasikleşmiş yazarlar dışında pek bilinmese de Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanmış Rus Yazarlardan 5 tanesini listeledik. Çoğumuz belki de isimlerini ilk defa duyacağız ama emin olun kendileri dünyada ve Rusya da fazlasıyla tanınmaktadır. Ve büyük bir okur kitlesine sahip olduklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Hadi gelin bakalım bur Nobel Edebiyat Ödülü Almış Rus Yazarlar Kimlerdir?

1: İvan Alekseyeviç Bunin

22 Ekim 1870, Voronej’de doğan İvan Alekseyeviç Bunin, Rusya’nın en önemli yazar ve şairidir. Rus halkının, bilindik tanınan yaşamına ayna tutan şiirleri ile ün yaptı. Kendisi Ruslar içinde ilk kez Nobel Edebiyat Ödülü’nü alan yazardır. Devamını Oku




Psikolojik Kitaplar İle Benliğini Keşfet Okumamız Gereken 6 Psikoloji Kitabı

Psikolojik Kitaplar İle Benliğini Keşfet Okumamız Gereken 6 Psikoloji Kitabı

Psikolojik Kitaplar İle Benliğini Keşfet Okumamız Gereken 6 Psikoloji Kitabı

.Psikolojik Kitaplar İle Benliğini Keşfet Okumamız Gereken 6 Psikoloji Kitabı : Bu yazımızda sizler için hazırlamış olduğumuz psikolojik kitaplar listemiz huzurlarınızda efendim.

1. Akıl Hastalarının İç Dünyası – Bert Kaplan

Akıl Hastalarının İç Dünyası - Bert Kaplan
İnsan arasında azımsanmayacak kadar şizofreni hastasının varlığı işaret ediliyor. Hiç farkında olmadığımız çevremizdeki insanlar arasında olma olasığı yüksektir. Bu eser bu konuda yazılmış ve onlara olan davranışlarımızı konu edinmektedir. Devamını Oku



Engin Yılmaz – Gün Senin (Şiir)

GÜN SENİN

 

Aç hadi gözlerini..

Gün senin.

Senin için arındı güz yağmuru ile

Pasaklı sokaklar.

Senin için parladı bak

Bulut arasından güneş.

Eylül’dü dün gece toparlanıp veda eden,

Ekim seni bekler kapıda.

Onun da ihtiyacı var

Gözlerinden yıldız tozuna.

 

Aç hadi gözlerini..

Uyku mahmuru karşıla ekimi.

Bu yağmurlar ki

Seni bana getirdi,

Her yağmur sen artık,

Her bulut ben..

Her gün masalsı.

Her sabah, sarı sıcak bir eylül sabahı.

Her mevsim sevda rengi gökyüzü,

Sadece bize hülyalı.

 

Aç hadi gözlerini..

Aç, öpeyim yıldızlarından.

Gün aysın bana da

Gülüşünden, sevişinden.

Parlasın karanlık gökyüzü

En bulunmaz mavisinden.

 

Hatice Keskin - Unutma (Şiir)

Hatice Keskin – Unutma (Şiir)

Hatice Keskin – Unutma (Şiir)

Hatice Keskin – Unutma (Şiir) : Bu yazımızda değerli şair Hatice Keskin tarafından kaleme alınan enfes bir şiiri sizlerle paylaşıyoruz. Bazı şiirler vardır, sanki bizim için yazılmış deriz her okuduğumuzda değil mi? Yazanı, şairi hiç tanımasakta. İşte bu da böyle bir şiirlerden. Şair Hatice Keskin, belki de bu şiirinde hiç tanımadı, insanların sessizce hislerine tercüman olup onların duygularını kağıda yansıtmıştır. Herkesin bir şiiri vardır, bu şiirde benim şiirim, beni aynen anlatan şiirdir diyen herkese gelsin. Saygılar, sevgiler sunarız.

Sen yüce makamın düşüsün.

Güce tapınan ayağın kayar,

cüce düşüşler yaşarsın.

İnsan azizim insan, bir noktadan sonra,

küçük harfle başlayanlara katlanamıyor.

O kadar küserim ki; o kadar olur.

Ağlarken önümü göremem,

misketlerine basar düşerim…

Buludu terkeden yağmur gibi ağlarım.

Sonra gece gibi susarım.

Tüm sessiz harflerin sivri ucu keser gözyaşlarımı.

Surarım.

Bir bir toplarım misketleri, al sende kalsın.

Al tokalarım da sende kalsın.

Oğlun kırmızı, kızın mavi olsun.

Çünkü senden olsa olsa güneş ve gök…

Benden olsa olsa toz duman, yerle birlik.

Şimdi çocukluğumun kırmızı pabuçlarının bağcıklarını bağladım.

Döndü el salladı, gördün mü?

Yüzünde, nereye gidersen git,

seni bulacağım gülüşü,

Kuzular gibi meledi.

Ah azizim, me’lerin sivri ucunu bilir misin?

Sesli sessiz tüm harflerim senin olsun.

Hissiz harflerimi suladım bu sabah,

yedi veren açacaklar kimbilir.

Hisli harflerimin önde geleni.

Ömrümün ö’sü, senin olsun.

Ölümün ö’sü benim.

Öksüz bırakmam.

Enime boyuma sarar, bağrımda yetindiririm…

Boynumda, boyumun ölçüsünü

aldığın metreden dökülen düşen süt dişleri…

Santim santim cm der susarım.

Alnımdaki ter değil, kader çeşmesi.

Belki bir daha cm der susarım.

Yol uzak, Tanrı yakın şah damarım…

Sedat Arslan - Füruğ Ferruhzad'a: Uçuşu hatırladım, Ama Kuşlar Ölmüş (Şiir)

Sedat Arslan – Füruğ Ferruhzad’a: Uçuşu hatırladım, Ama Kuşlar Ölmüş (Şiir)

Sedat Arslan – Füruğ Ferruhzad’a: Uçuşu hatırladım, Ama Kuşlar Ölmüş (Şiir)

Sedat Arslan – Füruğ Ferruhzad’a: Uçuşu hatırladım, Ama Kuşlar Ölmüş (Şiir) : Bazı şiirler vardır, yazan şair sanki insanın içini okumuşta yazmış dersiniz. Çünkü sizin kaleme alamadığınız bütün hislerinizi, sizin yerinize hiç tanımadığınız birisi çoktan yazmıştır. Siz açıp o şiirde kendinizi bulduğunuzda, ister istemez uzaktan da olsa o şairle dostluk bağınız oluşur. Sizi hiç tanımadan ya da sizin hislerinizi hiç bilmeden yazdığı şiirde, bunlara temas etmesi, çok yakın birisi gibi gelir size. Bu şiir de olduğu gibi. Füruğ Ferruhzad’ı edebiyat sever bir çok kişi tanımakta, şiirlerini kitaplarını okumaktadır. Onun için yazılmış şiirleri bizde sık sık takip ederiz. Bu makalemizde şairin yazmış olduğu bu güzel şiiri paylaştık sizlerle




Kessem tırnaklarımı,

yemlesem kuşları.

Ne garip

hiç kilo almıyorum,

Kendimi o kadar yememe rağmen!

Ah şu kadınlar,

ne güzel yaratılmışlar,

Su içseler yarıyor.

Keşke benim dişim olsalar,

Simalarına aksini bırakan hüzün,

Utanmaz mı bundan?

Ne kadar çok

benziyoruz birbirimize,

Hiçbirimiz

rüzgarı arkasına alamamış

İsmimi söylüyorlar,

dönüp bakıyorum.

Suyun sesi,

yaprakların hışırtısı

Yemyeşil her yer,

o kadar güzel ki,

Gözlerimi alamıyorum




Bazı günler sadece,

yirmidört saat değildir,

Uçuşu da hatırlatır diyorum,

Ama, ama geciktin sen

kuşlar ölmüş artık diyor bir ses.

Ve cenazeleri öyle kalabalık ki

Tıpkı bir kadının çantasının içi gibi.

Sedat Arslan

Ahmed Arif Anadolu Şiiri

Ahmed Arif Anadolu Şiiri

Ahmed Arif Anadolu Şiiri

Ahmed Arif Anadolu Şiiri : Bu makalemizde büyük ustanın yazdığı muhteşem şiiri sizlerle paylaşıyoruz. Şüphesiz her kesimden insanın salt bir şiir sevgisi ve edebiyat gözü ile okuyu dinlediği bu şiir, hakkında görüşü olumludur. Çünkü yaşadığı coğrafya yı ve insanları bu kadar saf ve samimi bir dille anlatmak sahiden ustalık isteyen bir süreç.

Ki Ahmed Arif’te böylesi güzel şiirler yazmasına rağmen bizleri tek bir şiir kitabı ile bırakmıştır. Başka yayınlanmış kitapları olmadığı için Anadolu şiiri ondan bize kalan şiirlerden en güzelidir bizce. İlginç biz şaşırmaktayız, usta neden daha başka şiir kitapları çıkarmamıştır. Acaba bir sebebi mi var? Hiç bıkmadan ve usanmadan binlerce kez okuyabiliriz. Sizce de öyle ise, buyurun o halde şiirimizi okumaya başlayalım…




Beşikler vermişim Nuh’a   

Salıncaklar, hamaklar,   

Havva Ana’n dünkü çocuk sayılır,   

Anadoluyum ben,   

Tanıyor musun ?   

Utanırım,    Utanırım fıkaralıktan,   

Ele, güne karşı çıplak…   

Üşür fidelerim,    Harmanım kesat.   

Kardeşliğin, çalışmanın,   

Beraberliğin,   

Atom güllerinin katmer açtığı,   

Şairlerin, bilginlerin dünyalarında,             

Kalmışım bir başıma,   

Bir başıma ve uzak.   

Biliyor musun ?   

Binlerce yıl sağılmışım,   

Korkunç atlılarıyla parçalamışlar   

Nazlı, seher-sabah uykularımı   

Hükümdarlar, saldırganlar, haydutlar,   

Haraç salmışlar üstüme.   

Ne İskender takmışım,   

Ne şah ne sultan   

Göçüp gitmişler, gölgesiz!   

Selam etmişim dostuma   

Ve dayatmışım…   

Görüyor musun ?   

Nasıl severim bir bilsen.   

Köroğlu’yu,    Karayılanı,    Meçhul Askeri…   

Sonra Pir Sultanı ve Bedrettin’i.   

Sonra kalem yazmaz,   

Bir nice sevda…   

Bir bilsen,   

Onlar beni nasıl severdi.   

Bir bilsen,

Urfa’da kurşun atanı   

Minareden, barikattan,   

Selvi dalından,   

Ölüme nasıl gülerdi.   

Bilmeni mutlak isterim,   

Duyuyor musun ?     

Öyle yıkma kendini,   

Öyle mahzun, öyle garip…   

Nerede olursan ol,   

İçerde, dışarda, derste, sırada,   

Yürü üstüne – üstüne,   

Tükür yüzüne celladın,   

Fırsatçının, fesatçının, hayının…   

Dayan kitap ile   

Dayan iş ile.   

Tırnak ile, diş ile,   

Umut ile, sevda ile, düş ile   

Dayan rüsva etme beni.   

Gör, nasıl yeniden yaratılırım,   

Namuslu, genç ellerinle.   

Kızlarım,   

Oğullarım var gelecekte,   

Her biri vazgeçilmez cihan parçası.   

Kaç bin yıllık hasretimin koncası,   

Gözlerinden,   

Gözlerinden öperim,   

Bir umudum sende,   

Anlıyor musun ?