Sosyal Psikoloji’de Karşımızdakinin Kişilik Analizi için Kullanılan en Önemli 4 Şey

Kişilik Analizi ve başkaları hakkındaki izlenimlerimizi, kimi zaman onların bize sözel olarak ilettikleri bilgilere dayanarak oluştururken, kimi zamanda sözel olmayan bilgiler bizim kaynağımız olur. Sözel olmayan iletişim kaynaklarında 4 temel gruba ayrılır. İşte o 4 temel grup

1: Yüz İfadeleri:

kişilik analizi nasıl yapılır?

kişilik analizi nedir

Bundan 2000 yıl önce Cicero ”Yüz ruhun yansımasıdır” demiştir. Ondan yüzyıllar sonra Darwin (1872), yüz ifadelerini sadece iletişimde önemli bir rol oynamadığını, ayrıca bazı duygusal ifadelerin doğuştan var olduğunu ve bu yüzden bütün dünyada aynı anlamda algılandığını söylemiştir. Devamını Oku




Karakter Analizi Doğum Ayına Göre Belirlemek

Karakter Analizi : Hangi ayda doğduysanız doğum ayınıza uygun karakter analizi. Kendinizi başkasına sormadan kendinizin anlatabileceği bu güzel analizi okumanızı öneririz. İyi okumalar dileriz

1: OCAK

Hırslı ve ciddi kişilik. Öğrenmeyi ve öğretmeyi oldukça sevmektedir. İnsanların zayıf taraflarını ortaya koymayı sever. Çok eleştirir. Akıllı ve planlı, disipli ve programlıdır. Çok çalışır ve fazlaca üretkendir. Duyarlı ve derin hisleri, düşünceleri olandır. Karşısındakini nasıl memnun ve mutlu edeceğini iyi bilir. Çok dikkatlidir, bünyesi ve hafızası güçlüdür. Kolay kolay heyecanlanmaz. Romantiktir fakat aşkını açığa çıkarıp ifade etmekte zorlanır. Çocukları sevmektedir, evcil ve güvenilir-sadık bir eş olur. Çabuk kıskanır. Sosyal yönden negatiftir. Devamını Oku





Serçe Parmağınıza Bir Bakın; Uzunluğu Sizinle İlgili Birçok Şeyi Açığa Çıkarıyor!

Serçe Parmağınıza Bir Bakın; Uzunluğu Sizinle İlgili Birçok Şeyi Açığa Çıkarıyor!

Serçe Parmağınıza Bir Bakın; Uzunluğu Sizinle İlgili Birçok Şeyi Açığa Çıkarıyor!

Serçe Parmağınıza Bir Bakın; Uzunluğu Sizinle İlgili Birçok Şeyi Açığa Çıkarıyor! : Serçe parmağın uzunluğu ve şekli, kendimizi nasıl ifade ettiğimizi ortaya koyar. Duygularınızı ifade etmede zorluklarla karşılaşıyorsanız, bu test sizler için bir rehber niteliğinde olacaktır. Aynı zamanda, serçe parmağınız, seyahat etme olanaklarınızdan ve imkanlarınızdan da haber verir. Doğru sonuçlar almak adına, zaman ayırarak ve acele etmeden analiz etmelisiniz. İşte size serçe parmağımızla ilgili 3 ayrıntı

1. Kısa Serçe Parmak

 

Eğer serçe parmağınız, yüzük parmağınızın birinci boğumunun( tırnağınızın olduğu bölüm) altında kalıyorsa, kısa bir serçe parmağa sahipsinizdir. Elbette yıllar geçtikçe, gerçek kişiliğinizi ve içtenliğinizi göstermenin yollarını bulursunuz. Yaş aldıkça ve büyüdükçe daha fazla dışa dönük olabilip, utangaçlığınızı dengelersiniz. Bununla birlikte, empati yeteneği gelişmiş insanların genellikle serçe parmağı kısadır. Bizden size tavsiye; İfade edecek çok fazla duygunuz ve düşünceniz olduğundan dolayı, bir roman veya hikaye yazmaya başlamalısınız. Bunu yapmak için zamanınız olmasa veya sizi herhangi bir şekilde kısıtlayacak unsurlar olsa bile, yazarak daha objektif bir şekilde düşünmeyi öğreneceksiniz. Bir bakmışsınız, ünlü bir yazar olmuşsunuz, kim bilir? Devamını Oku





Bir Belgesel İzledim Hayatım Değişti Diyeceğiniz 7 Belgesel

Bir Belgesel İzledim Hayatım Değişti Diyeceğiniz 7 Belgesel

Bir Belgesel İzledim Hayatım Değişti Diyeceğiniz 7 Belgesel

Bir Belgesel İzledim Hayatım Değişti Diyeceğiniz 7 Belgesel : Evde ailenizle birlikte vakit geçirip muazzam belgeseller izlemek istiyorsanız bu listemiz tam size göre. Buyrun efendim sizler için oluşturduğumuz listemiz

1. HUMAN (2015)

Bir Belgesel İzledim Hayatım Değişti Diyeceğiniz 7 Belgesel

Bir Belgesel İzledim Hayatım Değişti Diyeceğiniz 7 Belgesel

Yeryüzünü, yani bizim Dünyamızın, belki de hiç görülmemiş en güzel yerlerine ait havadan görüntüleri ve opera tarzındaki müzikler eşliğinde Dünyamızın güzelliklerine tanıklık etme ve soluklanma fırsatı sunar. Human, insan koşullarına sıkı sıkıya bağlanmamızı ve varoluş sebebimizin ne olduğunun yansıtılmasını sağlayan bir belgesel. Devamını Oku




Kitaplarının Yakılmasını İsteyen 6 Ünlü Yazar

Kitaplarının Yakılmasını İsteyen 6 Ünlü Yazar

Kitaplarının Yakılmasını İsteyen 6 Ünlü Yazar : Modern Çağda, yazarlar genellikle geçmiş yüzyıllardaki gibi kendi kitaplarını yok ederler. Sizler için ünlü 6 yazarın bu serüvenlerini listeledik

1: Kafka:

Kitaplarının Yakılmasını İsteyen 6 Ünlü Yazar

Kitaplarının Yakılmasını İsteyen 6 Ünlü Yazar

Franz Kafka, Max Brod’dan not defterlerini yakmasını istemişti. Sevgili Max, son arzum şudur: Geride bıraktığım her şey (…) okunmadan yakılsın. Brod bu isteği yerine getirmedi. Kafka aynı şeyi Dora Diamant’tan talep etti. Kafka’ya sadık olan Diamant günlüğünün son bölümünü yaktı. Borges, oldukça alaylı bir biçimde kitaplarının yakılmasını isteyen birinin bu işi kimseye bırakmaması gerektiğini söyler. Devamını Oku




Dünyaca Ünlü 5 Milyarderin Tavsiye Ettiği 5 Favori Kitap

Dünyaca Ünlü 5 Milyarderin Tavsiye Ettiği 5 Favori Kitap

Dünyaca Ünlü 5 Milyarderin Tavsiye Ettiği 5 Favori Kitap : Dünyaca bilinen en değerli şirketlerin CEO’su olmayı başarabilmiş insanların haliyle kitaplarla geçen bir geçmişleri oluyor. Çoğumuz onları sadece para basan birer makina gibi görsek de bu konuda çok yanılmaktayız. Çünkü bu insanlar hali vakti yerinde olduğu için kitap okumaya da bir hayli zaman bulmaktadırlar. Ki bu da şüphesiz onların sadece para ile değil genel anlamda kişisel gelişimleri için kitaplarla haşir neşir olmalarınıda sağlamaktadır. Kitap okumanın herkes için çok yararlı olduğu kanısını bütün bilim adamları söylerken, kimbilir bizleride bu ünlü milyarderler gibi zengin etmese de kelime hazinemizi zenginleştirebilir. İşte bu Bu yazımda, Fortune 500 listesinin en üstlerindeki şirketlerin milyarder CEO’larının en sevdiği 5 kitabı inceleyeceğiz.

1) Bill Gates

 Milyarderin Tavsiye Ettiği 5 Favori Kitap

Dünyaca Ünlü ve Zengin 5 Milyarderin Tavsiye Ettiği 5 Favori Kitap

Microsoft’un kuruculuğunu ve CEO’luğunu üstlenen ve dünyanın en zengin insanı olarak bilinen Bill Gates’in okumayı en çok sevdiği kitap J. D. Salinger’in yazdığı “Çavdar Tarlasında Çocuklar”. Devamını Oku


Nasreddin Hoca Kimdir ve Hayatı Hakkında Bilgiler

Nasreddin Hoca Kimdir ve Hayatı Hakkında Bilgiler

Nasreddin Hoca Kimdir ve Hayatı Hakkında Bilgiler

Nasreddin Hoca Kimdir ve Hayatı Hakkında Bilgiler : Nasreddin Hoca’nın hayatı 1208 ile 1284 yılları arasında geçmiş, hayatının büyük bir bölümü sonradan yerleştiği Akşehir’de devam ettirmiştir. Nasreddin Hoca ile Timur arasında geçen hikayeler uydurmadır. Timur, Hoca ile aynı çağda yaşamamıştır. Nasreddin Hocanın fıkraları tiyatro konusu olabilecek, canlandırma oranı yüksek fıkralardır. Dekorlar toplumun yaşadığı ortamlar olduğu için gerçekleşebilir, somut özelliktir. Nasreddin Hocanın fıkraları büyük ölçüde eğitici özellikler taşımaktadır.Türk halkı uzun nasihati sevmez. Bu yüzden topluma en iyi kısada mesaj verme yolu, esprili hikayelerdir. Eğitim mesajlarını onun ağzından verme imkanımız her zaman mevcut olacaktır. Eğitim çalışmaları, Nasreddin Hocanın tiplemeleri, fıkraları ile canlandırılabilir. Bu hikayeleri halk olgunlaştırarak bugünlere taşımıştır.





Nasreddin Hocanın hikayelerine, kültür hayatımız içinde layık olduğu önem ve yer verilmemiştir. Nasreddin Hoca , nekregülüğü değil, nüktedanlığı ağır basan bir latifeşinastır. Onun latifelerinde nekre-nükte vardır. Nekre ve Nükte arasında ne fark vardır? Nekre, dinleyenlerden çok fazla bir zeka istemez, nekre daha çok güldürücü ve komik olduğu halde, nükte biraz da yol gösterip, istihza ile ağız payı veren bir cezalandırmadır.

Nükte toplumun idrakine, kültürün bir değerini, bir normunu hatırlatma fonksiyonu taşır. Nasreddin Hoca, Anadolu’yu sesiyle, nefesiyle, gözüyle, aklıyla, bizim olan insanlar haline getirmeye çalışmış, farklılaşmaları gülünç olmakla cezalandırıp kültürü korumuş, Türk dehasının bir örneğidir.

Gülmek çok güzel, güldürmek ise daha güzel bir olay, bir insanı durup dururken güldürebilmek ise çok zor, sebepsiz yere gülenede deli deriz. Bütün dünya insanları Nasreddin Hoca’ya gülmektedir. Nasreddin Hoca’nın Türbesi nerede dersek, Akşehir’dedir ve o bile insanları güldürmektedir. Her tarafı açık bir türbe içinde yatıyor, bir yönüne kapı konmuş, ve sağlamca bir kilit de vurulmuştur.

Nasreddin Hocanın Fıkraları ve Kimliği Üzerine

 

Anadolu Selçuklu İmparatorluğu parıltılı çağlarını kaybetmektedir. Yitip sönmekte, dirlik ve düzenlik yılları, yerini nasıl bir düzene bırakacağı bilinmeyen soru işaretleri ile dolu, karanlık bir geleceğe akıp gitmektedir. Bu dönem asayiş problemlerinin ortaya çıktığı, derin düşüncelere ve kaygılara yol açan bir
dönemdir ki, Nasreddin Hocanın fıkraları toplumun ruhsal dünyasını korumuştur.

Nasreddin Hoca ‘nın dünyasında komedyenlik amaçlanmamış olduğu halde bizi güldürmektedir. Onu aslında bir komedi ustasından çok, toplumsal eğitici vasfı ile değerlendirmek yerinde olacaktır. Nasreddin Hoca fıkralarının ilk derlenmesi ile ilgili olarak Ayşe Yücel şunları belirtmektedir.

”19. yüzyılın sonunda derlenen ve neşredilen fıkralar içinde ağırlığı Nasreddin Hoca letaifi teşkil eder. Yazı hayatına musahhihlik ve muhabirlik yaparak başlayan, çıkardığı Çaylak dergisi ile ünlenen Mehmet Tevfik de ilk fıkra derlemecilerimizdendir. Latife-i Nasreddin, bu adam, Hazine-i Leatif adlı kitaplarında 200’e yakın Nasreddin Hoca latifesi toplayan Mehmet Tevfik.”

Nasreddin Hocanın fıkralarında işlenen konular, Karagöz oyunlarında işlenen konular gibi o dönemin günlük hayatına ait konulardır. Fıkralarda sarho, cimri, hilebaz, aç gözlü, hilekar, hırsız, Ermeni, eşek, kadı, çoğaltılabilir konuları işlenmiştir. Nasreddin Hoca ismi onun hocalık yaptığına işaret etmekte, dini bilgisi ile alakalıdır, kadılık dahi yapmıştır. Fıkralarında en çok konulardan birisi de eşeğidir. Hocaya hem arkadaş hem de rakip.

Kaynak: Mustafa Dinleyen/ Türk Kültürünün 2000 yıllık yolculuğu kitabı




Hint Felsefesinin 4 Kuralı ve Hiçbir Şey Tesadüf Değildir

Hint Felsefesinin 4 Kuralı ve Hiçbir Şey Tesadüf Değildir

Hint Felsefesinin 4 Kuralı ve Hiçbir Şey Tesadüf Değildir

Hint Felsefesinin 4 Kuralı ve Hiçbir Şey Tesadüf Değildir : Hindistan geçmişten beri çok değişik ve geniş açılı bir felsefe ve düşünme geleneğine hakimdir. Milattan önce Aryan Kavimlerinin 1500 yılında, geç vedalar döneminde oluşturulan Upanişadlar ilk yazılı belgeleridir. Biz de sizler için bu kadim Hint Felsefesi’nin 4 Temel Kuralını yazdık

KURAL 1:

“Karşına çıkan kişiler her kimse, doğru kişilerdir. Bunun anlamı şudur, hayatımızda kimse tesadüfen karşımıza çıkmaz. Karşımıza çıkan, etrafımızda olan herkesin bir nedeni vardır, ya bizi bir yere götürürler ya da bize bir şey öğretirler. Devamını Oku




Öğrendikten Sonra Bir Kuş Tüyü Gibi Hafiflemenizi Sağlayacak 6 Psikolojik Gerçek

Zihinlerimiz bir labirent. bu bilgiler de köşelerde saklı mum ışıkları.  Buyursunlar…Öğrendikten Sonra Bir Kuş Tüyü Gibi Hafiflemenizi Sağlayacak 6 Psikolojik Gerçek

1. Birini gerçekten tanımanız 3-4 yıl sürer. Evlenmeden önce bu kadar süre tanışan çiftlerin boşanma ihtimali daha azdır. Devamını Oku



 

İntihar Ederek Ardında Gözü Yaşlı Hayranlarını Bırakmış 5 Güzel İnsan

İntihar eden ünlü kişilikleri araştırırken sayının fazla ürkütücü olduğunu gördüm, yüzlerceydi. Bu sebeple aralarından sadece 5 tanesi içerikte yer alıyor. Bu isimlerin kimi depresif tavırlarıyla intihar edeceklerini hissettirmişlerken kimileri de hiç umulmadık anda intihar etmişlerdi. Bazı ölümler ise hâlâ şüpheli. Onları izlerken, okurken, dinlerken bizde birer parçalarını bırakıp öylecesine gittiler…

1. Güzeller güzeli bir model ve oyuncuydu: Lucy Gordon

 

Güzeller güzeli bir model ve oyuncuydu: Lucy Gordon

Genç aktris, Örümcek Adam 3 ve Serendipity filmleriyle tanınıyordu. Bir düzine filmde rol almasının yanında modellik kariyerini de sürdürüyordu. Henüz 28 yaşındayken doğum gününe iki gün kala Paris’teki dairesinde kendini asarak yaşamına son vermişti. (22 Mayıs 1980 – 20 Mayıs 2009) Devamını Oku




Ölmeden Önce Mutlaka İzlenmesi Gereken 5 Başyapıt Film

Yayınladığı dönemin en çok izlenen filmleri olma ünvanına sahip olan filmler de var aralarında. Bununla birlikte kült haline gelmiş, başyapıt filmler de mevcut. 

1. La Vita é Bella (Hayat Güzeldir) 1999 – Roberto Benigni




1. La Vita é Bella (Hayat Güzeldir) 1999 - Roberto Benigni

IMDB: 8,6

II. Dünya Savaşı’nın birkaç yıl öncesini anlatarak başlayan filmde başkahramanımız hayat dolu Guido, güzeller güzeli öğretmen Dora’ya aşık olur ve tüm engellere rağmen evlenirler. Ardından bir de çocuk sahibi olan çiftin hayatlarındaki tüm pürüzler ortadan kalktığında savaş patlak verir. Yahudi oldukları için toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğluna esir kampının ve savaşın bir oyun olarak söyleyecek; oğlu, oyunu başarıyla tamamlarsa ödül olarak gerçek bir tank kazanacaklarını söyler.  Devamını Oku




Tolstoy'un Anlattığı Hint Prensi Sakya-Muni'nin Muhteşem Hikayesi

Tolstoy’un Anlattığı Hint Prensi Sakya-Muni’nin Muhteşem Hikayesi

Tolstoy’un Anlattığı Hint Prensi Sakya-Muni’nin Muhteşem Hikayesi

Tolstoy’un Anlattığı Hint Prensi Sakya-Muni’nin Muhteşem Hikayesi : Hastalık, yaşlılık, ölüm nedir bilmeyen genç, mutlu prens Sakya-Muni, bir gezinti sırasında görünüşü berbat, dişleri dökülmüş, salyaları akan bir ihtiyara rastlar. O zamana kadar ihtiyarlığın ne olduğunu bilmeyen prens, şaşakalır ve arabacısına bunun ne olduğunu, adamın nasıl olup da bu acınası ve itici hale düştüğünü sorar.

Bunun, bütün insanların ortak kaderi olduğunu, kendisi kral oğluysa da aynı şeyin kendi başına gelmesinin yazgıda var olduğunu öğrenince, gezisine devam edemez olur ve bu konuda düşünmek için geri dönmek ister. Tek başına bir köşeye çekilip düşünür, düşünür. Ve, anlaşılan bir teselli bulur; çünkü yine şen ve mutlu olarak gezintiye çıkar. Bu sefer, karşısına bir hasta çıkar. Güçsüz, şişler içinde, gözleri fersiz bir adam görür.

O güne kadar hastalığı hiç bilmeyen prens durur ve bunun ne olduğunu sorar. Ve bunun hastalık olduğunu, herkesin başına gelebileceğini ve sağlıklı ve mutlu bir kral oğlu olan kendisinin bile aynı hastalığa yakalanabileceğini öğrenir, yine neşelenme cesaretini kaybeder, geri dönmeyi emreder ve teselli arar. Besbelli, bunu yine bulur ki, üçüncü kez gezintiye çıkar.

Bu üçüncü keresinde, yine bir manzara ile karşılaşır. Bir şeyin taşınmakta olduğunu görür.
”Bu ne?”
”Bir cenaze”
”Cenaze ne demek?” diye sorar prens.
Ona şöyle derler.
”Herkesin sonudur bu.”
Prens ölüye yaklaşır, örtüyü açar ve yüzüne bakar.
”Şimdi ne yapacaklar onu?” diye sorar.
”Onu gömecekler!”derler.
”Niye”, ”Çünkü, kesinlikle artık canlanmayacak, gelecekte ondan hiçbir şey kalmayacak, sırf pis koku ve kurtçuklardan başka”.
”Ve bu insanların kaderi öyle mi”Benim de mi? Beni de gömecekler, benden geriye de pis kokudan başka bir şey kalmayacak, öyle mi? Beni de kurtçuklar mı yiyecek?”.
”Evet.”
”Geri dön, gezmek istemiyorum, artık bir daha da bunu istemeyeceğim.”

Ve Sakya-Muni hayatta bir teselli bulamadı ve hayatın en büyük dert olduğu sonucuna vardı. Ve bütün gücünü, kendini ve başkalarını bundan kurtarmaya harcadı. Öyle kurtulsunlar ki, ölümden sonra da hayat hiçbir biçimde tekrarlanmasın. Hayat, kökünden kazınmış olsun.

Bu, Hint Felsefesi Bilgeliğinin son sözüdür.

Kaynak: edebivizör editörleri tarafından (Tolstoy İtiraflarım Kitabı) kısaltılarak alınmıştır

Büyük Yazar Tolstoy’un  Önerdiği 3 Kitap