Yazılar

Rus Edebiyatı Yazarları Listesi Hakkında Geçmişten Günümüze Gelenler

Rus Edebiyatı Yazarları Listesi Hakkında Geçmişten Günümüze Gelenler

Rus Edebiyatı Yazarları Listesi Hakkında Geçmişten Günümüze Gelenler

Rus Edebiyatı Yazarları Listesi Hakkında Geçmişten Günümüze Gelenler : Rus edebiyatının Batı edebiyatına entegrasyonu süreci 17. yüzyılın son 18. yüzyılın ilk çeyreğine rastlayan geçiş döneminde, Birinci Petro’nun reform hareketlerine paralel olarak başlamıştır. 19. yüzyıla gelindiğinde ise Rus yazarların eserleri yalnızca Rusya’da değil, tüm dünyada okunmakta ve eleştirmenlerin dikkatini çekmektedir.

Söz konusu ilginin nitelikleri araştırılırsa Rus yazarların artık kendi ülkelerinin sınırları dışında da çok güçlü bir etkileyene dönüşmüş edebiyat klasikleri oldukları görülecektir. Dünya okurları üzerinde etkisiyle Tolstoy (1828-1910) ve eserlerinin yeri doruk noktasıdır. Ama bu tespit Tolstoy’un bulunduğu noktada yalnız olduğu anlamına gelmiyor. 19. yüzyıl Rus edebiyatından bahsederken roman türünde Dostoyevski’yi (1821-1881),
Turgenev’i (1818-1883), öykü türünde Gogol’ü, (1809-1852), Çehov’u (1860-1904), dram türünde yeniden Çehov’u şiir türünde Puşkin’i (1799-1837), eleştiri alanında Belinski’yi (1811-1848) ve Dobrolyubov’u (1836-1861) anmadan geçemeyeceğiz.



Geçen süreç içerisinde zaman hep Rus yazarlar için işledi. Araştırmalar derinleştikçe Rus edebiyatına duyulan ilgi süreklilik kazandı.

Jukovski (1783-1852), Bulgarin (1789-1859), Griboyedov (1795/1794-1829), Gonçarov (1812-1891), Gertsen (1812-1870), Lermontov (1814-1841), Nekrasov (1821-1878), Ostrovki (1823- 1886), Saltıkov-Şçedrin (1826-1889), Çernışevski (1828-1889), Leskov (1831-1895) ve daha pek çokları bu dönemde düzyazı, şiir, dram ve eleştiri alanında tanınmış ve yabancı araştırmacıların dikkatini çekmiştir.

Uzmanlar bu gerekçeye dayanarak 19. yüzyıl için Rus edebiyatının altın çağı olduğu değerlendirmesini
yapıyorlar. Zamanın ve koşulların Rus edebiyatıyla ilgili oluşturduğu gelenek 20. yüzyıla geçerkende bozulmuyor. Bu geçiş dönemide zorlu, ama bir o kadar da verimlidir. Sonraki yıllarda edebiyat otoriteleri, bu verimliliği vurgulamak için dönemi Rus şiirinin gümüş çağı olarak tanımlayacaklardır. Gorki (1868-1936), Blok (1880-1921), Zamyatin (1884-1937), Pasternak (1890-1960), Mayakovski (1893-1930), Yesenin (1895-1925), Şolohov (1905-1984) yüzyılın ilk yarısında düzyazı ve şiir türlerinde yazdıkları eserleri ile dünya okurlarına ulaşmayı başarmışlardır.

Çarlık Rusya’sının yıkılışına, devamında da SSCB’nin kuruluşuna tanıklık etmiş olmaları bu yazar ve şairlerin ortak özelliğidir. 1917 Devrimi’nden sonra Rus edebiyatı resmi olarak Sovyet edebiyatı adını aldı. Ama siyasi
değişimin edebiyata etkisi bunun sınırlı kalmadı. Aralarında çok sayıda yazarlarında bulunduğu Rus aristokrasisine mensup aydınlar yeni siyasi sistemle uyuşmadıkları için ülkelerini terketmek zorunda kaldılar.

Bu olayı takiben yetmiş yıldan fazla bir süre Soğuk Savaş döneminin o ünlü demir perdesi sovyet sınırları içindeki ve dışındaki Rus yazarlar arasında da işlevselliğini sürdürdü. Rusya’nın sınırları dışında yaşamak zorunda kalan yazarlar için ”emigrant” (göçmen, muhacir, başka bir ülkeye yerleşmek üzere ülkesini terk eden kişi), Rusya’nın sınırları dışında gelişen Rus edebiyatı içinse ”Sürgündeki Rus Edebiyatı”, yurtdışındaki Rus edebiyatı, hicretteki Rus edebiyatı tanımlamaları yapılmaktadır.

Konuyla ilgili yaptığımız araştırma sonucunda, (Rus Edebiyatı Yazarları Listesi) aralarında Balmont (1867-1942), Merejkovski (1865-1941), Gippius (1869-1945), Bunin (1870-1953), Kuprin (1870-1938), L. Andreyev (1871-1919), Teffi (1872-1952), Berdyayev (1874-1948), Andrey Belıy (1880-1934), Averçenko (1881-1925), Burlyuk (1882-1943), Annenkov (1889-1974), Adamoviç (1894-1972), Bahtin (1894-1950), Şaşa Çörnıy (1880-1932), Zaytsev (1881-1972), Hodaseviç (1886-1939), Trubetskoy (1890-1938), Erenburg (1891-1993), Nabokov (1899-1977), Berberova’nın (1901-1993) bulunduğu yazarın adına ulaştık.

Bu yazarların yurtdışına çıkışları farklı dönemde üç büyük grup halinde gerçekleşmiştir ve Rus edebiyatında bu göçleri tanımlamak için Birinci Dalga (1920), İkinci Dalga (1943-44-45) ve Üçüncü Dalga (1953’ten sonra, Stalin’in ölümünün ardından ilan edilen Ottepel döneminde) terimleri kullanılır. Rus edebiyatının Sovyet sınırları içerisinde kalan kanadı ise sayısal olarak şöyle bir tablo oluşturuyor.




Yazarlar birliğine kayıtlı yazar sayısı 1934 yılında 1500, 1954’te 4801, 1959’da 6608, 1971’de 7290, 1976’da 7942, 1981’de 8773, 1986’da 9584, 1989’da bu sayı 9920’ye ulaşmış. Bunların 3501’i yazar, 3466’sı şair, 401’i oyun yazarı, 277’si çocuk yazarı, 1210’u eleştirmen ve edebiyat bilimci, 610’u çevirmen, 92’si deneme yazarı, 4 tanesi de folklor araştırmacısı olarak kaydediliyor.

(V. Kazak, Leksikon, 1996, 401) Lunaçarski (1845-1933), Korolenko (1853-1921), Serafimoviç (1863-1949), Sologub (1863-1927), Kamenski (1884-1961). Annenski (1855-1905), Rozanov (1856-1919), N.C. Gumilyov (1886-1921), Veresayev (1867-1945), Prişvin (1873-1954), Şişkov (1873-1945), Şmelyov (1873-1950), G. Çulkov (1879-1939), Çukovski (1882-1969). Aleksey Tolstoy (1882-1945), Zoşçenko (1884-1958), Marşak (1887-1964), Ahmatova ( 1889-1966), M.A. Bulgakov (1891-1940), O.E Mandelştam (1891-1938).

Paustovski (1892-1968), Tsvetayeva (1892-1941), K. Fedin (1892-1977). Şklovski (1893-1984), Babel (1894-1940), Pilnyak (1894-1938), Yu. Tınyanov (1894-1943), Platonov (1899-1951). Uşakov (1899-1973), Fadeyev (1901-1978), Harms (1905-1942), Solovyov (1907-1978), Tarkovski (1907-1989), Tvardovski (1910-1971), Nekrasov (1911-1987), Vinogradov (1915-1965), Fydorov (1918-1984), Soljenitsın (1918-2008).

Bondarev (1924–), Astafyev (1924–), Aytmatov (1928-2008), Sapgir (1928–), Fazıl İskender (1929–), Şukşin (1929-1974), Yevtuşenko (1933–), Rasputin (1937–). Tokareva (1937–), Venedik Yerofeyev (1938-1990), Petruşevskaya (1938–), Brodski (1940-1996; şairin yurtdışına çıkışına 1971 yılından sonra izin verildi), Limonov (1943–), Ulitskaya (1943–), Viktor Yerofeyev (1947–), Sadur (1950–), Tatyana Tolstaya (1951–), Hlebnikov (1956–), SSCB’nin sınırları içerisinde ürün vermiş ve eleştiri dünyasında adından bahsettirmiş, sanatı ve eserleri araştırmalara konu olmuş, yurtdışında da fark edilmiş edebiyatçıların bir bölümüdür. 20. yüzyılda Rus Edebiyatı ‘nın Nobel Edebiyat Ödülü almış beş yazarı vardır.

Kaynak: Birsen Karaca – Rus Edebiyatının Açılımları / Kavis Yayınları kitabından alınmıştır

Nobel Edebiyat Ödülü Almış Rus Yazarlar Kimlerdir? 

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]

Ünlü Rus Yazarları ve Eserlerine yansıyan Rus Halkı ve Coğrafyası

Ünlü Rus Yazarları ve Eserlerine yansıyan Rus Halkı ve Coğrafyası

Rus Edebiyatının hem konusu hem de yaratıcısı olan Rus insanının karakterini oluşturan coğrafya ve iklim koşullarının, siyaset, din ve kültür politikalarının Rus Edebiyatı ve yansımasından bahsetmek açıklayıcı olmaktadır. Rus Yazarların Kitapları ve tanımlamasıyla, ova, nehir ve orman Rus insanının yüreğinin genişliğini, sakinliğini, tembelliğini, hayalciliğini ve bilgeliğini simgeleyen coğrafi öğelerdir. Diğer yandan, ülkenin topraklarının çok geniş olması ( batı ile doğu sınırı arasında on bir saatlik zaman farkı vardır). Rus insanının belleğindeki mekan imgesini oluşturan somut bir öğedir. Rus’un zamanı kullanımı da farklıdır. Kuzey bölgelerde gündüz ile gecenin,değişim sürecini takip etmek oldukça zordur. Çünkü, bu bölgelerde doğa, yılın büyük bir bölümünde gündüz ve gece ayrımına izin vermez. Peterburglu ve Moskovalı yazın geceye kışın gündüze hasrettir. Kuzey Kutbu’na çıkıldığı zaman bu durumu daha kesin çizgilerle resmedebiliyoruz. Her şeyi küçük parçalara ayırarak algılama eğiliminde olan Batılı ile Rus arasındaki uyuşmaz nitelikler belirgin olarak bu noktada, zamanın ve mekanın algılanması ve kullanılması sırasında ortaya çıkar.

Bunlara ilave olarak, doğa olaylarından kar ve soğuk unutulmamalı. Okumak için, Rus Edebiyatı ile ilgili hangi eseri seçersek seçelim yazarın bu etmenlere ve bunların Rus insanının karakterinde ortaya çıkan etkilerine ya doğrudan ya da dolaylı gönderme yaptığını belirleriz. Türk okura yabancı olmayan Rus Yazarlar Listesi ile birkaç örnek vermek gerekirse. Beyaz Geceler’de (Dostoyevski) Peterburg’da yaşanan beyaz geceler, ‘Acı’da (Çehov) Soğuk, ‘Kar’da (Paustovski) kar, Bozkır’da (Çehov) uçsuz bucaksız bozkır, Oblomov’da (Gonçarov) ilerde tembelliğin simgesi olacak Oblamov, ‘Tunç Süvari’de (Puşkin) Neva Nehri, Avcının Notları’nda (Turgenev) Orlov bölgesinin doğası ve insanı, Durgun Don’da (Şolohov) Don Nehri, ‘Aptalcık’ta (Leskov) aptallık perdesinin altındaki bilge. Ulusların karakterlerini belirleyen etmenleri sıralarken (sosyal yaşamın ve kültürün çok önemli bir parçası olarak) ülkenin yönetim biçimini ve yöneticilerin takip ettiği siyasetleri de listeye dahil etmemiz gerekiyor.

Rus Yazarları ve eserleri uzunca bir süredir Rusya’nın sınırları dışında da büyük bir kitle tarafından okunmaktadır. Rus edebiyatının bu başarısını değerlendirirken edebiyat bilimi alanında yapılan çalışmaları da dikkate almadan geçemeyeceğiz. Bu bağlamda, üç yüzyılı aşkın deneyimi ve bilgi birikimi olan Çağdaş Rus Edebiyatı ve edebiyatın yalnızca yazarlar ve eserlerden oluşmadığını, eser okurla buluştuktan sonra edebiyat biliminin de tüm alt disiplinleriyle devrede olması gerektiğini belgeleyen seçkin bir örnek olarak gösterebiliriz.

Kaynak: edebivizör editörleri tarafından (Rus Edebiyatının Açılımları-Birsen Karaca Kavis Bumerang Yay. ) kitabından kısaltılarak alınmıştır.

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]