Yazılar

Pearl Harbor Saldırısı ve Ardındaki Gizli Gerçekler

Bu yazımızda siz değerli okurların şu sorularının cevabını vermeyi umut ediyoruz. Pearl Harbor Saldırısı, Pearl Harbor  baskını nedir, Pearl Harbor ne zaman bombalandı, Pearl Harbor  kaç gemi battı, Pearl Harbor filmi gerçek mi, Pearl Harbor  nerede, Pearl Harbor kaç kişi öldü

Franklin D. Roosevelt’in Savaş Bahanesi: Pearl Harbor Saldırısı Başkan Roosevelt beklenmedik şekilde seçimleri tekrar kazandıktan sonra gizlice Almanya’ya karşı savaş hazırlıklarına başladı. Roosevelt yalnızca dostu Churchill’e borç vererek tarafsızlık ilkesini ihlal etmekle kalmadı, aynı zamanda Japonya’nın Aralık 1941’de Pearl Harbor’daki Pasifik donanmasına saldırmasına yol açacak olayların şekillenmesini de sağlamıştı. Savaştan ve Roosevelt’in ölümünden sonra ortaya çıkan gizli kongre belgeleri ve diğer dökümanlar, Başkan Roosevelt ve Savaş Başkanı Henry Stimson’ın Japonları kasıtlı olarak kışkırttıklarını orta koyuyordu.




Japonlara gönderilen petrole ambargo konmuştu ve Pasifik’te Japonlara karşı askeri hazırlıklar başlatılmıştı. Bu belgelere göre Roosevelt, günler önce Pearly Harbor’a yapılacak saldırı hakkında çok detaylı bilgi edinmiş, saldırının yapılacağı saate kadar haberdar edilmişti. Bu evraklara göre Roosevelt Japon saldırısı için provokasyon dahi yapmıştı. 1946’da savaş sona erdiğinde Kentucky Senatörü Alben Barkley, Pearly Harbor saldırısı hakkında ordunun bir soruşturma yaptığını duymasının üzerine konuyla ilgilenmeye başladı. Dosya ‘çok gizli’ olarak sınıflandırılmıştı ve ancak on yıllar sonra gün ışığına çıkarıldı.

Bu rapor Roosevelt yönetimini, başkanın kendisini ve Bakan Stimson’ı doğrudan suçlamaktaydı.

Ortaya çıkan evraklara göre Japonların düzenlediği saldırı, ABD’yi Almanlara değil, Japonlarla savaşa sokmak için tasarlanmış bir oyundu. 25 Ocak 1941’de Amiral James Richardson ve Amiral Husband E. Kimmel, saldırıdan 11 ay önce olası bir Japon saldırısı hakkında Donanma Operasyonları Şefi’ni uyarmışlardı. Gönderdikleri mektupta “Japonların uyarı yapmaksızın saldırabileceği ve bu saldırının her şekilde gerçekleşebileceği” belirtilmişti.

Ayrıca Japon saldırısı hem gemilere, hem de karadaki donanma birimlerine yapılabilir ya da kanalın bloke edilmesi denenebilirdi. Japon saldırısının temelinde ABD’deki Japon varlıklarının dondurulması için Roosevelt’in 26 Temmuz 1941’de çıkardığı kararname yer alabileceği de raporda geçiyordu. Bu kararnameyle Japon menfaatlerini doğrudan ilgilendiren tüm finansal, ithalat-ihracat işlemleri hükümet kontrolüne giriyordu. Böylece ABD-Japon ticari ilişkileri kesilme noktasına gelmiş oluyordu.

Tokyo’da bu durum Japonya’ya karşı savaş ilanı olarak yorumlanıyordu. 19 Temmuz’da, saldırıdan beş ay önce Amiral Kimmel, Japon telgraf mesajlarını kaydedildiğini ve Amerikan istihbaratını “Magic” (Büyü) kod adlı gizli programda bu mesajın kodlarını kırdığı bildirilmişti. Canton’dan Tokyo’ya gönderilen mesaj şöyleydi: Son dönemde verilen seferberlik emri, Japonya’nın doğal genişlemesinin Anglo-Amerikan yardımıyla engel olma çabalarını sona erdirmeye yönelik değişmez kararlılığını göstermektedir…

Bir sonraki hedef Fransız Hindiçin’inin işgali olacaktır ve her türlü direniş yok edilerek sıkıyönetim başlatılacaktır… Programda bir sonraki hedef Hollanda Hint Adaları’na ultimatom göndermek olacaktır. Singapur’un işgali sırasında donanma önemli bir rol oynayacaktır… Denizaltı filolarının yardımıyla Mandates, Haian ve Hindiçin’de İngiliz ve Amerikan birliklerini öldürüp bize karşı yürüttükleri oyunları yok edeceğiz

Böylece Japon şifrelerini Magic programıyla kıran istihbarat birimleri, saldırıdan tam beş ay önce, üst düzey yetkililer Japon saldırısına karşı bilgilenmiş oluyordu. 7 Kasım’da, saldırıdan 1 ay önce, ABD Pasifik Filosu Komutanı Amiral Kimmel, Washington’daki Amiral Stark’tan bir mesaj aldı:Japonya ile yapılan müzakereler durma noktasında… Japonların ileride yapabileceklerini kestirmek güç ancak her an düşmanca bir eylem gerçekleştirebilirler.

Düşmandan kaçınılmadığına göre, ABD ilk hamlenin Japonlardan gelmesini bekliyor demektir.

Amiral Kimmel bu uyarıyı aldıktan sonra Washington tarafından kendisine olası bir hava saldırısı için uzun menzilli keşif yapmaması emri verildi. Savaş Bakanı Stimson’in bir sonraki emri ise o dönemde donanmanın elindeki en modern ve stratejik uçak gemileri olan USS Enterprise ve USS Lexington’la beraber, altı kruvazör ve on dört destroyerin Midway ve Wake Adaları’na doğru hareket etmeleri olmuştu. Böylece gemiler 7 Aralık’taki Japon saldırısından kurulabilecekti Washington kasıtlı olarak Kimmel’den Japonların hedefine Pearl Harbor olduğu bilgisini gizlemişti.




Kendisine verilen bilgi hedefin Filipinler ve civar adalar olduğuydu. Senato soruşturmasında şu konulara dikkat çekmişti: Amiral Newton’a Japonya ile artmakta olan tehlikeli gerilim hakkında herhangi bir bilgi iletilmemişti. Hawaii’den ayrılmasıyla ilgili özel bir emir ya da görev verilmemişti. Yalnızca Lexington’dan kalkacak olan uçak filosunu Midway’e götürecek ve adaya destek kuvvetleri taşıyacaktı. Yani uçakların rutin hazırlıklar dışında silahlanması ya da savaş hazırlığına girilmesi için herhangi bir özel emir verilmemişti…

Pearl Harbor’da sahil güvenlik botunun kanalı taraması dışında herhangi bir hazırlık yapılmıyordu. Midway’e giden uçak filosunun yerine yeni bir filonun geçmesi emri verilmişti. Bu filo 30 Kasım’da Pearl Harbor saldırısı öncesi ayrıldı. Böylece Pearl Harbor’ın savunması daha da zayıflamış oluyordu. Senato raporu şöyle devam ediyordu, “En tehlikeli bölge olarak bilinen kuzey ve kuzeybatıdan yaklaşan düşman uçaklarını tespit etmek için hiçbir şey yapılmamıştı. Bu tepkisizlik bizim soruşturma yapma nedenlerimizi haklı çıkartmaktadır. “

Soruşturmanın da ortaya koyduğu gibi Washington, düşmanın nereden saldıracağı hakkındaki tahminlerini Amiral Kimmel’e bildirmekle sorumluydu.

Amiral’in sorumluluğu ise Pasifik filosunu en kötü olasılığa karşı hazır hale getirmekti. “Savaş için uyarılıp savunma pozisyonuna geçme emri aldığında ise Hawaii’nin endişe verici durumuyla ilgili tüm olası tehlikelerle karşı karşıya kalacaktı. “Pearl Harbor’ın Japon saldırısına karşı savunmasız kalması için bilinçli olarak bazı adımlar atmıştı.

ABD ordusunun yaptığı incelemede şunlar yazılıydı: 7 Aralık’ta meydana gelen olaylar şu şekilde özetlenebilir:
Donanma tarafından herhangi bir uzun mesafeli keşif yapılmamıştı, rutin olarak gönderilen 4-5 devriye botu görev başındaydı, uçaksavar topları pazar günü tatbikatı için dışarı çıkarılmamıştı, uçak gemileri o gün Oahu açıklarındaydı, uçaklar birbirine yakın şekilde park edilmişti.

Görev gücü 9 ve12 dışında ( USS Enterprise ve USS Lexington’la beraber, altı kruvazör ve on dört destroyer hariç) filonun tamamı limandaydı. Ordu saldırı gücü, savaş pozisyonunda olmayan sabit uçaksavarlar, ağır toplar ve iki adet uçaksavar topundan oluşuyordu. Her şey bir numaralı anti sabotaj alarmı sebebiyle bir araya toplanmıştı. Bu durum onları çok kolay hedefler haline getiriyordu.

Kısacası bir hava saldırısı için her şey mükemmel şekilde Japonların lehine düzenlenmişti. 1941 yılında Pearl Harbor’a yapılan Japon saldırısında 2,403 Amerikalı yaşamını yitirdi, 1,178 tanesi yaralandı, 18 savaş gemisi ve 188 savaş uçağı kaybedildi. Saldırıdan iki hafta önce son olarak, Başkan Roosevelt, acil olarak şahsen Winston Churchill tarafından uyarılmıştı.

Roosevelt Japon saldırısının başarılı olması için bu uyarılara Pearl Harbor’ saldırısı karşılığına hava savunmasını azaltarak cevap vermişti. Churchill’in 26 Kasım 1941’de Roosevelt’e göndermiş olduğu uyarı mesajı, bugüne kadar “ulusal güvenlik” gerekçesiyle halka açıklanmadı. Söylenene göre Vaşington Büykelçisi Lord Halifax’ın hatıralarında Churchill, açıkça bir saldırı olacağını ve bunun Japonya takvimine göre 8 Aralık’ta gerçekleşeceği konusunda Roosevelt’i uyarmıştı.

Roosevelt ve danışmanları, Hawaii’de seferberlik ilan edip Amerikan vatandaşlarını savaşa hazırlamak yerine Japonları kışkırtmaya devam etmişti. Rockefeller’a bağlı Savaş ve Barış Çalışmaları Grubu’nun savaş sonrası için tasarladıkları plân buydu. Tarihçiler buna 2. Dünya Savaşı adını veriyorlardı.

Washington’un ‘Kara Büyüsü’

Senato raporunda detaylı şekilde belirtildiğine göre Savaş ve Donanma Bakanları gizlice Japon telgraf kodlarını kırmışlardı. Washington, Magic (Büyü) Projesi adlı verilen sistem sayesinde Japonların şifreli diplomatik yazışmaları kırıp önemli istihbarat bilgilerine ulaşılabiliyordu. Bu sistem fazlasıyla gizliydi ve yalnızca belirli kişiler tarafından görülüyordu.

Roosevelt, Japon kodlarını Cheltenham’daki istihbarat birimleri tarafından Ultra kod adlı çok gizili projeyle kıran İngilizleri bilgilendirme ihtiyacı dahi duymamıştı. Elbette Churchill de aynı şekilde kodlar hakkında bilgilendirmemiş olsa da yaklaşan tehlikeye karşı ABD’yi uyarmıştı. Japon mesajlarının İngilizce tercümeleri belirli kişilere dağıtılmaktaydı:

Savaş Bakanı Stimson, Genelkurmay Başkanı, Savaş Plânlamaları Bölümü Başkanı, Askeri İstihbarat Başkanı, Donanma Bakanı, Donanma İstihbarat Şefi, Dışişleri Bakanı ve başkana bilgi iletmekle yükümlü donanma emri subayı. 6 Aralık günü sabah 9.30 ilâ 10.00 arasında Magic sisteminin yakaladığı bir mesaj Savaş Bakanlığı’na, Amiral Breadall’a ve Beyaz Saray’daki donanma emri subayına tercüme edilerek gönderilmişti ve derhal Başkan’ın bilgilendirilmesi emrediliyordu.

Komutan Schulz mesajı Başkan’a iletti ve yanında bulunan Harry Hopkins ile birlikte mesajı okudular.

Daha sonra bu mesajı Bakan Knox ve Amiral Wilkinson’a da iletildi ve ikisi de muhtemelen mesajı okudular. Yakalanan mesaj Tokyo’dan Japonya’nın Washington büyükelçiliğine gönderilmişti. Mesajda dramatik bir olayın 7 Aralık’ta Washington saatiyle 13.00’te, Pearl Harbor saatiyle şafak vakti gerçekleşeceği yazıyordu. Bu olay Japonların Amerikan donanmasını bombalaması olayıydı…

Amiral Kimmel ifadesinde sonradan şu sözlere yer verdi: 28 Kasım’da gelen mesajdaki hayati gerçekleri ve ‘limandaki gemileri’ öğrenmiş olsaydım Donanma Bakanlığı’nın gemileri Wake ve Midway’e götürme emrini kabul etmezdim. Üçüncü gemi Saratoga’yı West Coast’tan geri yollardım. Filoyla beraber denizde ilerleyip önlerini kesebileceğim bir pozisyon almaya gayret ederdim. Böylece saldırgan kuvvetlere Hawaii bölgesinde karşılık verebilirdim.

Kimmel Pearl Harbor için günah keçisi ilan edildi ve istifaya zorlandı. Pearl Harbor’daki yıkıcı saldırı, Roosevelt’e ihtiyaç duyduğu savaş sebebini sağlamış oluyordu. Savaş ve Barış Çalışmaları Grubu’nun Amerikan İmparatorluğunu, Luce’un sözünü ettiği Amerikan Yüzyılı’nın kurulması için bir savaşa ihtiyaç vardı.

Kaynak: Wall Street ve Amerikan Yüzyılının Çöküşü – F. William ENGDAHL

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]