Yazılar

Bukowski'nin Aşkı İçki için Vücudunu Satan Jane'yle İlişkisi 

Bukowski’nin Aşkı İçki için Vücudunu Satan Jane’yle İlişkisi

Bukowski’nin Aşkı İçki için Vücudunu Satan Jane’yle İlişkisi

Bukowski’nin Aşkı İçki için Vücudunu Satan Jane’yle İlişkisi Bukowski 1920 yılında Almanya, Andernach’da Dünyaya geldiğinde 1. Dünya Savaşı sona ermişti. Savaşın sonuçları Bukowski ailesi için önemli bir sorundu. Almanya felaket günlerini yaşıyor hem toplumsal hem de Maddi yönden buhranlar kendini gösteriyordu. Bukowski’nin ailesi milliyetçi ve aynı zamanda yoksulluk konusunda kabulleneme ve geçecek yönünde refleksler gösteriyordu. Halbuki yoksulluk ailesi ve Bukowski’nin hayatı ile artık iç içeydi. Bu durumu Bukowski henüz daha ilk okumaya başladığı yıllarda şöyle ifade edecekti. ‘Hepimiz yoksul semtlerden geliyordu’. Bukowski’nin babası çok asabi ve sürekli eşini döven bir karaktere sahipti. Ailedeki şiddete daima maruz kalan Bukowski, derslerine ilgili olamaz ve ilkokul yıllarında çok düşük notlarla baş başa kalırdı. Tabi bu durum Babası tarafından kendisine de şiddetin ve dayağın kapısını açardı. Bu dayaklar konusunda şöyle diyordu kitabında. Devamını Oku





Türkiye'de Radyo Kapattıran Bukowski Kitabı ve İçeriği

Türkiye’de Radyo Kapattıran Bukowski Kitabı ve İçeriği

Türkiye’de Radyo Kapattıran Bukowski Kitabı ve İçeriği

Türkiye’de Radyo Kapattıran Bukowski Kitabı ve İçeriği : H. P. Yani yayının 15 gün durdurulacağı söylentisini de Anadolu Ajansından duydunuz, öyle mi?

Ö.M. Tamamen öyle. Birkaç ceza haberi arasında televizyonların gerekçeleri yazıyordu, ama bizimkinin gerekçesi yoktu. Anadolu Ajansı nın internet sitesinden öğrenebildik ki 4. maddenin d bendiyle ilgili bir yargıymış bu. Genel ahlak, toplum huzuru ve Türk aile yapısıyla ilgili bir bend.
Hangi yayınımızla ilgili olduğunu da, işaret edilmiş olan saatlere bakarak öğrendik. Bukowski’nin Kasabanın en güzel kızıadlı hikayesiymiş sorun. “Amma Hikaye!” programı.



Açık Radyo’nun Kapanma Olayı:

Tabutta Röveşata‘ filminde başrol oynayan 25 yaşındaki Ayşen Aydemir, arkadaşı Göksenin Göksel ile Bukowski´nin kitapları arasındaki `Kasabanın En Güzel Kızıadlı öyküsünü her sabah 10.30´da 60 bölüm halinde Açık Radyo´da okudu. Aydemir ve Göksel´in sesinden Bukowski´nin öyküsü dinleyici ile buluştu. Bir süre sonra Ayşen Aydemir, Kasım 1999´da kansere yenik düştü.

Radyo programcısı Göksenin Göksel, Ayşen Aydemir´in ölüm yıldönümünde arkadaşının anısına birlikte okudukları Bukowski´nin `Kasabanın En Güzel Kızı’ öyküsünün yeniden okudu. Açık Radyo´nun 15 Ocak 2002 tarihine uzanan kapatma süreci Kasabanın En güzel Kızı  öyküsünün ikinci kez okunmasıyla başlamış oldu. İlk okunduğunda herhangi bir tepkinin gelmediği Bukowski´nin öyküsü, ikinci kez okunduğunda RTÜK´ün hışmına uğradı.

RTÜK, `genel ahlak, toplum huzuru ve Türk aile yapısına’ aykırılık gerekçesiyle Açık Radyo´ya 15 günlük kapatma cezası verdi. Açık Radyo, RTÜK´ün verdiği kapatma kararına itiraz ederek yürütmenin durdurulmasını istedi. Ankara 9. İdare Mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak RTÜK´ün kapatma kararının iptal edilmesine karar verdi.

Ankara Üniversitesi öğretim üyelerinden Profesör Nevzat Toroslu, Profesör Bülent Çaplı ve Yrd. Doçent Nilay Çabuk´tan oluşan bilirkişi heyeti, Bukowski´nin öyküsünün `toplum huzuru ve Türk aile yapısıyla herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını’ ve `öyküyü hiçbir anlamıyla genel ahlaka aykırı olarak nitelendirmenin mümkün olmadığını’ belirtti. Böylece RTÜK,  Açık Radyo arasındaki maçın ilk raundunu Açık Radyo kazandı. Çünk Bukowski Eserleri ve  Kasabanın En Güzel Kızı kitabı bir çok yayıncı tarafından basılmıştı.



Kapatmaya neden olan sözler:

‘‘Bakın bana, bir daha bu sirk numarasını yaparsanız, kendinizi sokakta bulursunuz. Sizin soytarılıklarınıza ihtiyacımız yok burada.

Pezevenk, sen git dibini dövdür!.’’ (Türkiye’de Radyo Kapattıran Bukowski Kitabı ve İçeriği)

Türkiye'de Radyo Kapattıran Bukowski Kitabı ve İçeriği

Türkiye’de Radyo Kapattıran Bukowski Kitabı ve İçeriği

Bukowski’nin Eşi Linda Lee Beighlebu habere cevabı:

Hayır, bilmiyordum (Şaşkınlıkla gülüyor). Bu sadece basit bir öykü. Neden böyle bir şey yapmış olduklarını anlayamıyorum. Bir şekilde sansürlemiş oluyorlar. Demek radyoyu kapattılar haa, bu gerçekten çok korkunç, bunu duyduğuma üzüldüm. Çünkü ifade özgürlüğüne inanıyorum, birine zarar vermedikleri sürece herkes istediği şeyi söyleyebilmeli. Demek bu kitaptaki hikayenin insanlara zarar verebileceğini düşündüler, bu kesinlikle dar kafalılık. Eminim, büyük ihtimalle siz de öyle düşünüyorsunuzdur.

Kaynak: edebivizör editörleri tarafından, metis yay. tempo, ntv Hülya Polat Ömer Madran Söyleşisi, nilüfer kas nkas@dbr.com.tr haberinden kısaltılarak alınmıştır.

KASABANIN EN GÜZEL KIZI ÖYKÜSÜNÜ OKU