Yazılar

Antik Roma Edebiyatı ve Kayıp Kütüphaneler Dünyasına Bir Bakış

Antik Roma Edebiyatı ve Kayıp Kütüphaneler Dünyasına Bir Bakış

Antik Roma Edebiyatı ve Kayıp Kütüphaneler Dünyasına Bir Bakış

Antik Roma Edebiyatı ve Kayıp Kütüphaneler Dünyasına Bir Bakış

Kayıp Kütüphaneler Dünyası

Halk şiirine ait daha erken kayıtlar olsa da Latin edebiyatı aslında MÖ 3.yüzyılda başladı. Bir yunan köle olan Livius Andronicus, kitapların papirüs rulolarına yazılmaya başladığı o dönemlerde Odysseia’yı çevirdi ve tiyatro yapıtlarının sahnelenmesine önayak olarak antik dünyanın en önemli imparatorluklarından birinin edebiyatının temellerini atmış oldu. Kitaplar özel koleksiyonlar için sokakta satılıyordu. Halka açık ilk kütüphane de Julius Caesar tarafından planlandı.




Her işe el atan Caesar kütüphanelerin yöneticisi olarak ünlü bir edebiyatçı olan Marcus Terentius Varro’yu seçti. Quintilianus gibi yazarlar Varro’yu “Romalıların en bilgilisi” olarak nitelendiriyorlardı. Varro pek çok farklı konuda 630 rulo papirüs üstüne 74 yapıt yazdı, ama bunların neredeyse hiçbiri günümüze ulaşamadı. Kütüphanelerin nasıl düzenleneceğini tarif ettiği ve kitapların neden kültür ürünleri olduğunu tartıştığı Kütüphaneler Üzerine adlı, konunun ele alındığı ilk yapıtlardan biridir.

Onun Başka çalışmalarından anladığımız kadarıyla Yunan kütüphanelerinin kısa bir tarihini yazdığını sanıyoruz, ama elimizde somut kanıt yok.

Ne yazık ki Caesar’ın MS 15 Mart 44’te bir suikasta kurban gitmesi kütüphanenin açılışının belirsiz bir süre için ertelenmesine neden oldu, Varro da bir yıl sonra öldüğünde tüm kitapları yağmalandı ve bazıları yok edildi. Halk kütüphanesinin kurulması işi (Julius Caesar’ı eleştiren) tarihçi Gaius Asinius Polli’ya düştü; Suetonius’a göre kütüphane hem Yunanca hem Latince metinlerden oluşuyordu. Pollio’nun savaş ganimetiyle donattığı kütüphanenin orta avlusunda pek çok yazarın resimleri sergileniyordu.

İmparator Octavius Augustus iki kütüphane kurdu ama ikisi de yandı. Bunlardan biri Palatino Tepesi’ndeki Apollon Tapınağı’nın yanında yer alıyordu. (Ovidius’un yapıtlarının çıkarılması gibi utanç verici bir görev üstlenen ve Julius Caesar’ın bazı yazılarına erişim derecesi belirleyen) Quintus Pompeius Macer tarafından düzenlenmişti, daha sonra da Gaius Julius Hyginus’a emanet edildi. Eldeki tüm kanıtlara göre, bir tarafta Yunanca, bir tarafta Latince metinlerin olduğu iki odadan oluşmaktaydı, kitap raflarının bulunduğu girintiler vardı ve heykellerle süslenmişti. Bu merkez 64, 200 ve 363 yıllarındaki yangınlarda yakıldı.



Antik Roma Edebiyatı : Bir diğer kütüphane Titus döneminde yanan Porticus Octaviae’ydi.

İspanyol asıllı ilk imparator Marcus Ulpius Traianus (53-117) Dion Khrysostamos’la birlikte çok zaman geçirdi, bu ilişki sonucunda imparatorun, 114 yılında Ulpia Kütüphanesi’ni de yerleştirdiği devasa bir forum inşa etme isteği oldu. İki dilden yapıtların yer aldığı bu kütüphane, sahip olduğu neredeyse 20 bin ciltlik kitap koleksiyonu nedeniyle övgüler alıyordu, ama 5.yüzyıl ortalarında yıkıcı bir yangın sonucu yok oldu. Capitolinus Kütüphanesi’yle ilgili elimizde yalnızca yıkılışıyla ilgili bilgi var; bir başka kütüphane yerleşimi olan Athenaeum hakkındaysa hemen hiçbir şey bilmiyoruz.

Pantheon muhteşem bir halk kütüphanesiydi ve 3.yüzyılda Sextus Julius Africanus tarafından yönetiliyordu.

Vespasianus tarafından kurulan Templum Pacis’in kütüphanesi 191’de bir yangında yok oldu. O olayda daha önce Ephesos’lu Herakleitos’un yaptığı gibi, yapıtlarını en güvenli yer olduğunu sandığı bu tapınakta saklayan Pergamon’lu Galenus’un pek çok elyazmasını kaybettik. Galenus’tan kalan 20 cildi bugün tamamen rastlantı eseri okuyabiliyoruz. Costantinus’un 350 yılında yaptırdığı ayrıntılı nüfus sayımına göre Roma’da 28 halk kütüphanesi vardı; hiçbiri günümüze ulaşamadı.

Kaynak: Dünya Edebiyat Cumhuriyeti – Pascale Casanova / Varlık Yayınları