Yugoslavya İç Savaşı ve Ulusal Kütüphanelerin Yok Edilişi

Yugoslavya İç Savaşı ve Ulusal Kütüphanelerin Yok Edilişi

Yugoslavya İç Savaşı ve Ulusal Kütüphanelerin Yok Edilişi

Yugoslavya İç Savaşı ve Ulusal Kütüphanelerin Yok Edilişi : “Burada hiçbir şey kalmadı” diyordu, bir kütüphaneci olan Vjekoslav. “Bir duman sütunü gördüm, her yerde kâğıtlar uçuşuyordu. Ağlamak, bağırmak istedim, ama başım ellerimde, dizlerim üstünde kalakaldım. Yaşamımın geri kalanında Saraybosna Ulusal Kütüphanesi’ni nasıl yaktıklarını anımsamak gibi bir yük taşıyacağım.” Bosnalı yazar Ivan Lovrenović, Bosna-Hersek Ulusal Kütüphanesi’ne ev sahipliği yapan 100 yıllık, büyük, çarpıcı görünümlü, renkli Vijećnica’nın 25 Ağustos 1992 gecesi nasıl topçu ateşine tutulduğunu anlatır.




Kütüphane 1,5 milyon cilt kitap, 155 bin nadir bulunan metin, 478 elyazması ve dünyanın dört bir yanından milyonlarca süreli yayın bulunuyordu. Sırp General Ratko Mladić, binanın kültür mirası olduğunu gösteren mavi bayrak asılmış olmasına rağmen kütüphanenin 25 yangın mermisiyle yakılmasını emretti. Saraybosnalı kitap sever insan zinciri oluşturarak kitapları güvenli yerlere taşıyarak bir bölümünü kurtarmayı başardı.

İtfaiyeciler yangını söndürmeye çalıştı, ama topçu ateşi çok yoğundu. Sonunda Mağribi tarzı sütunlar yandı, camlar dışarı doğru patlayarak alevlerin dışarı taşmasına neden oldu. Çatı çöktü, elyazmaları ve sanat eserleri kalıntıları ile duvarlarından ve merdivenlerden kopmuş parçalar zemine saçıldı. Kendisine yaşamını neden tehlikeye attığını soran gazetecilere gönüllü itfaiyeci Kenan Slinić şöyle yanıt verdi:

“ Ben bu topraklarda doğdum; benim bir parçamı yaktılar.”

Yugoslavya İç Savaşı ve Ulusal Kütüphanelerin Yok Edilişi

Yugoslavya İç Savaşı ve Ulusal Kütüphanelerin Yok Edilişi

Bosnalı şair Goran Simić 1993’te Vijećnica’ya Ağıt’ı kaleme aldı: Ulusal Kütüphane üç gün boyunca yangında kent siyah bir karla boğuldu. Özgür kalan roman kahramanları kentin sokaklarında dolaşıp gelip geçenlere ve ölmüş askerlerin ruhlarına karıştı. 1888’de kurulan Bosna-Hersek Ulusal Müzesi’nin başkütüphanecisi Kemal Bakarśić , “Saldırı yarım saatten az sürdü,” diye yazar ve devam eder.

Yangın ertesi güne kadar devam etti. Güneş kitapların dumanıyla örtüldü, yanmış kâğıt yaprakları, gri külden kırılgan sayfalar siyah bir kar gibi aşağıya süzüldü. Bir sayfayı yakaladığınızda sıcaklığını hissedebiliyordunuz ve sıcaklık dağılıp da sayfa avucunuzun içinde toza dönüşeme kadar, bir an için garip bir tür siyah gri negatifle bir metin parçasını okuyabiliyordunuz.

Bu barbarlık ve Yugoslavya İç Savaşı nasıl başladı?

Eski Yugoslavya Josip Broz Tito’nun demir yumruğuyla bir arada tutuluyordu. Öldüğü zaman ondan sonraki liderler birliği korumayı beceremedi ve Yugoslavya dağılmaya başladı. Sırp azınlık ile Bosnalı çoğunluk arasındaki etnik gerilimler, kötü iletişim, sorunlu toprak paylaşımları ve tüm topluma zorla kabul ettirilmiş bir militarizm gibi uzun süreden beri baskılanmış sorunlar yeniden ortaya çıkmaya başladı.

Ülke kısa süre içinde bağımsız devletlere bölündü. Ülkenin daha zengin bölgeleri yola yalnız devam etmeye karar verdi ve Batılı hükümetler tarafından hemen tanınan cumhuriyetler ilan
ettiler. Örneğin Hırvatistan bir referandum yaparak halkın yüzde 85’nin onayıyla 25 Haziran 1991’de bağımsız cumhuriyet ilan etti.

Yugoslav iç savaşında Yugoslavya ordusunun acımasız baskısı çok şiddetliydi ama bu, tüm dünyanın Hırvatistan’ın bağımsızlığını 15 Ocak 1992’de tanımasına engel olamadı. Bu sırada
kimsenin ilan etmesine gerek kalmayan bir savaş başlamıştı bile. Bu savaşın en kötü sonuçlarından biri Sırpların bir kültür katliamı ve soykırım politikası uygulaması oldu. Antik dönemden kalma belleklerden silme stratejisi, damnatio memoriae, dehşet verici biçimde yürütüldü. Milyonlarca kitap yaktılar ve bütün bir toplumu mahvettiler.




Hırvatistan’ın Doğu Slavonya bölgesinde 1875’te kurulmuş olan Vinkovci Belediye Kütüphanesi, edebiyat ve düşünce hazineleri ile önemli yerel yazıların elyazmalarından oluşan 85 bin kitaplık kaybıyla 17 Eylül 1991’de ilk kurbanlardan biri oldu. Tanıkların anlattığına göre insanlar etrafta kitap parçaları arayıp yeniden bir araya getirmeye çalışmıştı. 1918’da kurulmuş olan Pakrac Halk Kütüphanesi topçu ateşine tutuldu ama 22 bin kitap önceden tahliye edilmişti.

İlerleyen Sırp birlikleri Osijek Üniversitesi’ne ulaştıklarında da durmadı. Daha 1990’da tamamlanmış olan Merkezi Tarım Kütüphanesi’nin 30 bin kitabının neredeyse yarısını yok ettiler. Osijek tarihi arşivini ve nadir kitap koleksiyonunu da kaybetti.

18. yüzyıldan kalma bir kasaba olan Vukovar’ın Belediye Müzesi’nde 32.513 tarihi eser, 16.yüzyıl ile 19.yüzyıl arasından kalma 515 nadir kitap ve 13 bin kitap bulunuyordu. Müze 25-26 Ağustos 1991’de topçu ateşine tutuldu. 20 Eylül’de de bir savaş uçağı binayı defalarca bombalayarak alevler içinde bıraktı. Kurtarılabilen az sayıda kitap yağmacıların elinde kaldı ve karaborsada satıldı.

1947’de kurulmuş olan Vukovar Halk Kütüphanesi, 76 bin kitabı ve binlerce kaset ve videosuyla birlikte aynı dönemde yok edildi. Yalnızca eşsiz edebiyat eserleri kurtarılabildi. Tarih Müzesi Kütüphanesi ile Lavoslav Ružička Müzesi ortadan kaldırıldı. 1500’den önce basılmış dört kitap ile 15.yüzyıl ile 20. Yüzyıl arasında basılmış yedi bin kitabıyla Vukovar Fransisken Manastırı da harabeye döndü. Hiç kimse herhangi bir şeyin kurtulup kurtulmadığını bilmiyor. 18 Kasım 1991’de Sırplar Vokovar’ı işgal etti, çoğu kadın ve çocuk 50 bin kişiyi kentten sürdü ve bulabildikleri ne kadar istenmeyen kitap varsa yaktı.

Eskiden Dalmaçya için Yugoslavya’nın kalbi denirdi, belki de bu yüzden bu kadar büyük nefretle saldırıya uğradı. Zadar’da, 1850’den kalma değerli bir anıt olan Bilim Kütüphanesi 5 Ekim 1991’de topçu ateşine tutuldu. Sırp askerler 600 bin eser, 1500’den önce basılmış 33 kitap, 1.080 elyazması, 370 parşömen, 1.350 nadir kitap, 1.500 nota sayfası, 5.566 süreli yayın, 929 dergi, 1.200 harita, 2.500 fotoğraf ve 60 bin çeşitli belgeden çalabildiklerini çaldı.

Ne yazık ki Sırplar çekilmek zorunda kalınca 200 bin kadar kitapla ne yapacaklarını bilemediler. Subayların önerisi ordudaki herkese pek parlak bir fikir gibi göründü. Latin veya Kiril alfabesiyle yazılmış kitapları tutup geriye kalan her şeyi yaktılar.

1857’de kurulmuş olan ve 60 bin kitap barındıran Zadar Belediyesi Kütüphanesi 9 Ekim 1991’de bombalandı. Ama bu kez yalnızca müzik notaları koleksiyonu ile Müzik Okulu’nun kitapları ciddi zarar gördü. Avrupa’daki ilk eczanenin kurulduğu, insanlığın kültür mirasının bir parçası kabul edilen şirin Dubrovnik 1991 yılı boyunca tahrip edildi.

6 Aralık’ta 6.800 top mermisi her şeyi yerle bir etti. Yangın bombaları Inter-University Center Kütüphanesi’ni vurdu, 20 bin kitap sonsuza dek yitirildi. Bilim Kütüphanesi’nde 200 bin cilt kitap, 922 elyazması, 16. yüzyıldan önce basılmış 77 kitap, ön bin kadar nadir kitap ve 7.783 süreli yayın bulunuyordu. Burası da 19 Kasım 1991’de altmıştan fazla top mermisiyle vuruldu, 8 Haziran 1992’de de beş mermi daha isabet etti.

Avrupa tarihinin en aşırı şiddet eylemleri Bosna-hersek’te gerçekleştirildi. Saraybosna’daki Ulusal Kütüphane’nin nasıl tahrip edildiğini anlatmıştım, bununla birlikte tek hedef orası değildi. 17 Mayıs 1992’de Saraybosna Doğu Araştırmaları Enstitüsü bombalandı. Bosna Ulusal Müzesi’nin başkütüphanecisi Bakaršić,

“Kayıpları hesaplamak veya onarmak olanaksız,” diye yazıyordu.

“Türkçe, Fransızca, Arapça beş bin den fazla eşsiz elyazması, yüzden fazla tapu sicil defteri (İslamı seçmiş Slavların yüzyıllardır Bosna’da yaşadığını gösteren defterler), yaklaşık 200 bin sayfa tutan diğer Osmanlı belgeleri, başka elyazması kütüphanelerinden elde edilmiş Bosna’yla ilgili yazıların mikrofilmleri, enstitünün on bin kitaplık araştırma kütüphanesi ve 300 süreli eser
koleksiyonu…. Hepsi alevler arasında kayboldu.”

Harvard Üniversitesi Ağa Han İslam Mimarisi Programı başkanı Anderàs Riedlmayer şöyle aktarıyor: “Doğu Araştırmaları Enstirüsü’nün özellikle hedef seçildiği belli. Görgü tanıklarının ifadelerine göre yapı, kent merkezine tepeden bakan mevzilerden fırlatılan yangın bombalarıyla yaygın topçu ateşine tutularak vurulmuş.

Çok sayıda binanın olduğu bölgede başka hiçbir binaya buluşmamış. 300 bin kitaba sahip olan Saray Bosna Kütüphanesi koleksiyonunun yarısı kayboldu. Bosna Ulusal Kütüphanesi 400 bin kitabından çoğunu yitirdi. Nedjarici’deki Fransisken Kütüphanesi yağmalandı. Mostar’da 50 bin kitapla birlikte Arşiv Kütüphanesi de yandı. Mostar Üniversitesi Kütüphanesi ile kütüphanecilerin kahramanlığı sayesinde kitapların yarıdan fazlasının kurtarıldığı Belediye
Kütüphanesi de imha edildi.

Yazar Lovrenović, klasiklerden, elyazmalarından, günlüklerden, denemelerden ve öykülerden oluşan kütüphanesini Sırpların insafına bırakarak kaçmak zorunda kaldığını itiraf etti. Sırplar hepsini yaktı.

1993-1994 yıllarında Birleşmiş Milletler Yugoslavya iç savaşı ve Bosna savaşı sırasında işlenen savaş suçları için yargılama yapılıp yapılmayacağını tartışırken Bosnalı Hırvat milliyetçi milisler Müslüman anıtlarına acımasızca saldırdı. Tabii ki halk kütüphaneleri ile özel kütüphaneleri de yok ettiler. Stolac’daki Müslüman topluma ait kütüphane Temmuz 1993’te yıkıldı. Yüzlerce kitapla birlikte 17. İla 19. Yüzyıllardan kalma 40 elyazması da kayboldu.

Sultan Selim’in 1519’da yaptırdığı İmparator Camii Kütüphanesi de eski elyazmalarıyla birlikte ortadan kaldırıldı. Binanın yeniden yapılmasını engellemek için yıkıntılar dinamitlendi. 1732’de
yapılan Podradska [Ali Paşa] Camii Kütüphanesi 28 Temmuz 1993 sabah saat 11.00’de yıkıldı. Behmen, Mahmutćehajić, Mehmedbaśić, Rizvanbegović gibi önemli ailelere ait kişisel kütüphaneler de yakıldı. 1992’den savaşın sonuna kadar 188 kütüphanesi saldırıya uğradı, bunlardan 43’ü tamamen yok edildi.

Avrupa Konseyi’nin açıklamaları “kültür ve Avrupa için dehşet verici boyutlarda bir felaket’ten söz ediyordu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üzücü ve iç karartıcı bir raporda “kültür mirasının kısıtlı olarak ve askerî gerekçelerle açıklanamayacak biçimde yok edildiğini belirtiyordu. Naziler bile kitap yok etmekte bu kadar etkin olmamıştı.

2000 yılı baharında Birleşmiş Milletler Kosova Geçici Yönetim Misyonu (UNMIK) ile UNESCO ‘nun atadığı uzmanlar, Avrupa Konseyi ile Uluslararası Kütüphane Birlikleri ve Kurumları Federasyonu (IFLA) adına Kosova’yı ziyaret etti.

Ekip Sırpların temizlik eylemlerinin yol açtığı zararı değerlendirmeye çalıştı ve durumun sanılandan daha kötü olduğunu saptadı. Elde ettikleri bilgiler şu istatistikleri içeriyordu: Üç merkezi kütüphane yok edilmiş, 261 bin kitap yakılmış; taşradaki 62 kütüphane yıkılmış, 638 bin kitap yakılmıştı. Sırplar Kosova kültürünü etnik nedenlerle harap etmişti. 1991-1995 arasında Ulusal Kütüphane’deki 100 binden fazla kitap yok edildi 100 bin kadar kitap da, sekiz bin dergi ve çok sayıda süreli yayınla birlikte halka açık bir yerde yakıldı.

Sırp liderler Arnavut milliyetçilerini Kosova’da iki milyon Sırp kitabını yok etmekle suçladı. Buna Priştine, Prizren, Yakova, İştik, Glogovac, Srbica, Podujevo ve Arnavutların kontrolündeki başka pek çok kentteki kütüphanelerin yakıldığını da eklediler. Sırplar Vuk Kradžić Kütüphanesi’nden 11 bin kitabın Vladičin Han’da kâğıt hamuruna dönüştürüldüğünü de öne sürdü.

Kaynak: Fernando Baez – Kitap Kıyımının Evrensel Tarihi / Can Yayınları kitabından alınmıştır.

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir