Victor Hugo'nun Hayatı ve Çocukluğu Ailesine Bakış

Victor Hugo’nun Hayatı ve Çocukluğu Ailesine Bakış

Victor Hugo’nun Hayatı ve Çocukluğu Ailesine Bakış

Victor Hugo’nun Hayatı ve Çocukluğu Ailesine Bakış : Ünlü şairin babası Joseph-Leopold-Sigisbert Hugo olup, 1788 tarihinde ve on dört yaşında askerlik mesleğine girdi; çok geçmeden (de) Alexandre Buharne’a yaver olarak atanıp Vendee Savaşına gitti. Burada pek çok yiğitlik gösterdi; ama vahşice yapılan bu savaşta bir çok kadın ve çocuğun hayatını kurtararak, insanlığının da yiğitliği kadar büyük olduğunu gösterdi.

Yüzbaşı rütbesini kazandıktan sonra, kimi sebeplerden dolayı bir kaç kez Nantes şehrine gidip, burada gemi donanımı ticareti yapan Trebuchet adında bir kişi ile tanıştı. Trebuchet zengin, kral yandaşı ve sofu (bir) Katolikti. Karısı daha önce ölmüştü; üç kızı vardı ki bunlardan elleri ve ayakları çocuk gibi mini mini olan Sophie adındaki kızı, silâhını Cumhuriyet’in yükselmesi için kullanan subayın dikkatini çekti.



Sophie zeki yumuşak huylu ve kahramandı. Gerçi o da babası gibi krallık yandaşı idiyse de, sofu değildi. Bu iki genç birbirlerini sevdiler; aralarında söz alıp verdiler. Gerçi babası biraz direndiyse Sophie sevgilisine verdiği sözden dönmedi. Babasıyla Paris’e gidip nişanlısını buldu ve nikâhları belediyede kıyıldı. “Dinsel nikâh kıyılmadı. Bu sırada kiliseler kapanmış, papazlar kaçmış ya da gizlenmişlerdi.

  • Gelinle güvey, bunlardan birini bulma sıkıntısına girmediler. Bir papazın kutsaması, gelin için pek gerekli değildi; güveyse bunu hiç istemiyordu.” Aradan bir yıl geçmeden, Madam Joseph Hugo bir erkek çocuk dünyaya getirdi ki (ona) Abel adını verdiler. Bir ikinci çocuğu dunyaya geleceği sırada Joseph Hugo sınır boyuna döndü. Lahorie’nin kayırması sâyesinde.

Moreau’nun yanına atanmıştı. Tuna geçidinde gösterdiği yiğitlikten dolayı binbaşılığa yükseldi. Avusturyalıların yenilgisinden sonra Lunéville’e “mevki kumandanı” atandı ve birinci konsülün kardeşi Joseph Bonaparte, bu tarihten sonra Binbaşı Hugo’yu koruması altına aldı. Bir süre geçtikten sonra, Hugo albay rütbesine yükselip, emrindeki askerlerle Besançon’a geldi. Eşiyle iki oğlu Abel ve Eugéne, gelip albayla buluştular. Saint-Quentin Meydanı’nda, bu gün “Bârit hânesi” adıyla tanınan evde oturmaya başladıar. Burada bir çocuk daha dünyaya geldi.

Babası bir kız çocuğu istiyordu; adını Victorine koymayı kararlaştırmıştı. 1802 şubatının 28’inci günü, Victorine’in yerine Victor doğdu. Victor Hugo o kadar cılız, öyle hastalıklı görünüyordu ki doktorlar bu çocuğun yaşamayacağına karar verdiler. Victor Hugo, kendi doğumunu “Ce siécle avait deux ans…” sözleriyle başlayan ünlü şiiriyle anlatmıstır ki okunmasını Fransızca bilip de henüz bu parçayı görmeyenlere salık veririz. Hastalıklı ve cılız doğan bu çocuk, ağır ağır güçlendi ve sağlığına kavuştu.

Epey zaman hastalıklı ve sıkıntılı kaldı. Annesi, kocasının görevinin değiştirilmesini Joseph Bonaparte’tan yalvararak rica etmek için, bir kaç gün çocuklarını terk etmek zorunda kaldı. Joseph Hugo önce Korsika’ya, sonra Elbe adasına gönderildi. Burada karısı gelip kendisini buldu. Aile önce Porto-Ferajo’ya, sonra Bastia’ya gitti; bundan dolayı Victor Hugo’nun konuştuğu dil, önceleri adalara özgü olan İtalyanca’ydı. / Victor Hugo’nun Hayatı ve Çocukluğu /

Babası bir çok zorluktan sonra, gidip İtalyan ordusuna katılma emri aldı. Böyle gezici olarak ömür geçirmenin çocukları ve eşi için ne kadar sıkıntılı olduğunu düşünerek karısıyla üç oğlunu Paris’e gönderdi. Bunlar, Clichy sokağı 24 numarada oturmaya başladılar.

Victor Hugo’nun Hayatı ve Çocukluğu ‘ndan anımsayabildiği şeyler, bu tarihten sonrasıdır.

Oturdukları evde bir avlu ve bu avluda bir kuyu bulunduğunu, onu Mont-Blanc sokağında bir okula gönderdiklerini ve hastalıklı olduğu için kendisini okuldan fazla gözettiklerini, yaşlılığında anımsayabiliyor. Bu sırada Joseph Hugo, İtalya’nın yeni kralına karşı isyan bayrağını kaldırmış olan haydut Fra Diavolo’nun ele geçirilmesiyle görevlendirildi. Bin tehlike ve güçlüğe uğradıktan sonra, görevini yerine getirdi; Lapoy çetelerini tepeledi. Kral bu hizmete ödül olarak Joseph Hugo’yu Royal Corsés adındaki alayın albaylığına atadı ve ona
Avellino váliliğini verdi.

Albay, İtalya’da güvenlik geri geldikten sonra, 1807 yılı ekiminde ailesini yanına aldı. Avellino’da oturma süreleri, bir yılı aşmadı. Joseph Bonaparte İspanya kralı olduğundan Albay Hugo kralla birlikte İspanya’ya gitmek ve ailesini yeniden Paris’e göndermek zorunda kaldı. Madam Hugo, kendisini çocuklarının eğitimine adayarak, Feuillantes adlı çıkmaz sokakta, 12 numarada oturmayı seçti.

Büyük oğlu Abel, ortaokula verildi; öteki ikisi Saint-Jacques sokağında bir okula gönderildi. Bu okulda, sıradan bir öğretmen olmakla birlikte pek bilgili Lariviere adında bir adam mahallenin çocuklarına okuma, güzel yazı ve hesap ögretiyordu. Victor daha okula gitmeden önce, yalnızca bakmakla harfleri bellemişti. Okulda istendiği gibi yazı yazmaya başladı; hatta yazım kurallarını da çok iyi biliyordu.

Madam Hugo, yalnız yaşamayı yeğlemiş(ti) ve pek sıkı görüştüğü bir kaç dostu dışında hiç bir ziyâret kabul etmiyor ve çocuklarının geleceğinden başka bir şey düşünmüyordu. Madam Hugo, övülesi bir ahlâkı olan, sevecen, ciddi, yumuşak huylu, çocukları için her özveriyi göstermeye hazır, gereğinde sert, bilgili, uyarıcı olup analık görevlerinin önemini tamamıyla anlamıştı.

Çocuklarını pek güzel eğitti. Bir takım boş düşüncelerle zihinlerini bulandırmadı. Böyle bir anası bulunan kimseler, mutlu ve talihli kimselerdir! Özellikle önemli bir olay, bu mutlu evin dinginliğini ve güvenliğini bozdu ve çocuk şairin daha küçüklüğünde ağır bir tavır takınmasında epeyce etkili oldu. 1809 yılının ortalarında, Madam Hugo’nun, çocuklarına, akrabalardan biri olarak tanıştırdığı bir dost, Feuillantines sokağındaki evin bahçesinin sık ağaçları arasında bulunan yarı terk edilmiş bir binada oturmaya başladı.




Bu dost ki -çocuklarla birlikte oynar, güzel hikâyeler anlatır, alıştırmalarını düzeltir ve henüz sekiz yaşında olan Victor’a, Tacitus’un Latince yazdığı tarihi açıklatırdı- General Hugo’nun silâh arkadaşı General Lahorie’ydi. Lahorie. Moreau’nun çıkarmak istedigi karışıklığa karışmakla suçlandığından, asla sokağa çıkmaz, burada gizlenirdi. Lahorie’nin gizlendiği yer hükümetçe haber alındı, gelip sözü geçen kişiyi tutukladılar. Üç yıl hapiste kaldıktan sonra, Greoble ovasında General Malet ile kurşuna dizildi.

Böyle bir olayın, Victor Hugo’nun beynine ne büyük bir etkide bulunduğu kolayca anlaşılır. Sevgili dostu kendisini dizinde oynatmış, henüz gelişmekte olan akıl ve zekâsını güçlü şekilde beslemişti. Gelecekte ünlenecek olan bu şair, dostunun felaketine pek çok ağladı ve sonraları bu olayı hatırlayınca, Napoléon hakkında olayların kendisine esinlendirdiği sevgi ve saygı kolayca silindi. Bu eve oynamak üzere küçük bir kızcağız gelirdi ki bir kaç yıl sonra Madam Hugo oldu.

Henüz Lahorie, mertliğinin cezasını bir zindan da çekmekteyken, çocukların amcası Louise Hugo, babaları tarafından gelip İspanya’ya gitmek üzere hazır olmalarını bildirdi. Madam Hugo, çocuklarına, “Üç ay içinde İspanyolca öğrenmelisiniz.” dedi.

Altı hafta sonra, çocuklar İspanyolca konuşmaya başladılar. 1811 yılı ilkbaharında yola çıkıldı. Joseph Hugo, iki yıldan beri general rütbesini kazanmış, Madrid sarayının müdürü ve iki ile vali olmuştu. Bundan başka kont ünvanını da elde etti. Yolculuk epey sürdü; bir takım güçlükler çekildi. Bayonne’da bir ay kalındı. Dokuz yaşında olan Victor Hugo, burada on yaşında bir küçük kıza aşık oldu.

Sonra bir daha o kızı göremediyse de üç hafta kadar süren bu aşk dönemini bütün hayatı boyunca unutamadı. Bayonne’da bir kafile oluşturuldu, bu kafilenin korunması için de yanına) bir asker gücü verildi: bir çok sıkıntı ve güçlükler çekildikten sonra, sonunda üç ayda Madrid’e varıldı.

General Hugo’nun ailesi Masserano Sarayı’nda oturmaya başladı. Burada konuklar, İspanyolların Fransızlar hakkında ne derece kin ve düşmanlıkları olduğunu anladılar; bütün İspanya’da Napoléon’a, “Napo Ladrón”dan (Hırsız Napo) başka bir ad verilmemekteydi. Bu sarayın yaldızları, oyma ve heykelleri, Bohemya camları, Venedik avizeleri, Çin porseleni kaseleri, süslü döşemeleri genç Victor’un hayalgücünü pek çok etkiledi;

Ün kazanmasını sağlayan eserlerinde İspanya’dan söz ettiği sırada bu süslemeleri hatırladı. Victor, pek ciddi olmuştu; bir gün babası ağladığını görerek (onu) cezalandırmak ve erkekçe davranmaya alıştırmak için, kendisine kız elbisesi giydirdi; o günden sonra çocuk, ağlamaz oldu. Kardeşiyle birlikte Victor’u soyluların gittiği bir okula verdiler; burada bir yıl kaldı. Ailesi onu Kral Joseph’in hizmetine vermek niyetindeydi.

Madam Hugo, yalnızca çocuklarının manevi ve edebi bakımlardan eğitilmeleriyle yetinmeyip bedensel olarak güçlenmelerini de istediğinden bunları çapa çapalamak, bahçe sulamak, kısacası bahçıvanlık işleri yapmak zorunda bıraktı. Bahçıvanlık çocukları yoruyordu.

Victor Hugo’nun kendiliğinden yetişen ve yalnız yağmurla sulanan bahçelerden ömrünün sonuna kadar hoşlanması, belki de bu durumdan ileri gelmiştir. Bu aralık, imparatorluk düştü; Fransa işgal edildi; On Sekizinci Louis Fransa kralı oldu. Madam Hugo, kral yandaşı olduğu için, epey bir zamandan beri Victor’un eğilimini ve sevgisini krala çekmekteydi. Lahorie’nin dersleri, bu konuda yardımcı oldu. Bununla birlikte, on iki yaşında olan bu çocuk, imparatorluktan kraliyete geçişi Fransa için bir aşağılanma olarak gördü. Eski asker olan babasının kimi inançlarını unutmamıştı.

Gerçi sonra Louis Bonaparte’a yaptığı zulüm ve acımasızlıktan dolayı lanet okuduysa da komutanlık konusundaki olağanüstü becerisine şaşırdığını söylemekten hiç bir zaman kendisini alamadı. Binlerce savaş alanında Fransa’nın bütün kanını dökmüş, bir çok zafer kazandıktan sonra düşmana Paris’in kapılarını açık bırakmış olan Bonaparte’ın çıktığı taht devrildiği sırada, Hugo ailesi Cherche-Midi sokağına taşındı. Burada çocuklar bir takım arkadaşlar bulup Latince ve Rumca dillerini öğrenmeye başladılar.

Orada bulunan bir kitaplıkta, her türden kitabı istedikleri gibi serbestçe okuyorlardı. Müttefik ordularının askeri harekatı, küçük Victor’da cografya öğrenme hevesi uyandırdı ve haritalara bakarak yalnız başına coğrafyayı öğrendi. Victor, derslerini bitirdikten ve arkadaşlarıyla oynadıktan sonra, annesiyle birlikte, daha sonra eşi olan kızın evine gitmeyi alışkanlık edinmişti. Ciddi olarak bu kıza aşık olmuştu.

Fransa asker alma dairesinin adçekimi bölümü düzeltmeni olan Foucher’nin kızı Matmazel Adele, Cherche-Midi sokağında, askeri mahkemeye ayrılmış olan dairede oturuyordu. Madam Hugo, Bourbonlar’ın yeniden iktidara gelmesine cok sevindi.

Kral yandaşlarının özel simgesi olan zambak çiçeği, Victor’un (yakasının) iliğinde görülmeye başladı. Joseph Hugo, Thionville komutanıydı ve şehri müttefikler ordusuna karşı yiğitçe savunmuştu. General Hugo’nun bu kahramanca hareketi, müttefiklerin dostları tarafından ihanet olarak görüldü. Karı ile kocasının taban tabana zıt olan vicdani inançları, bunların arasında bir dereceye kadar soğukluk yarattı.

General Hugo, Cent-Jours hükümeti sırasında Napoléon’un dönüşünden dolayı kazandığı nüfuzdan yararlanarak, çocuklarını karısının onayını almadan, ileride Ecole Polytechnique’e vermek niyetiyle Cordier ve Decotte adlı yatılı okula yazdırdı. Eugene on beş, Victor on yaşına giriyordu.

Victor daha bu tarihte şiir söylemeye çalışıyordu. O tarihten kalma, içi şiirlerle dolu on defter bulundu. Victor eni konu şiir söyleme sıtmasına uğramış gibiydi; gece gündüz uyaklı sözler söylüyordu. Dikkati çeken kimi parçaları içeren son defterinin ilk sayfasında “Doğmadan söylediğim saçmalıklar” sözcükleri vardır; üst tarafında bir yumurta resmi, bu resmin içinde de biçimsiz, karma karışık bir şekil görünmektedir; bu şekli açıklamak için üzerine “kuş” sözcüğü yazılmıştır. İşte Victor Hugo’nun çocukluğunda söylemeye çabaladığı, “saçmalık” dediği sözler, böyle sözlerdir.

Kaynak: Beşir Fuad – Victor Hugo Yaşamöyküsü / Özgür Yayınları kitabından alıntılanmıştır.

İlişkide Aldatmadan daha çok Acıtan 6 durum

Öğrendikten Sonra Bir Kuş Tüyü Gibi Hafiflemenizi Sağlayacak 6 Psikolojik Gerçek

Bir Erkeğin Sizi Sevdiğini Gösteren 5 İstemsiz Davranış

Kadın M.stürbasyonu Hakkında 7 Şaşırtıcı Bilgi

Karakter Analizi Doğum Ayına Göre Belirlemek

Mutlaka okunması gereken İnsan Beynini Geliştiren 7 Roman

Kadınlar C.nsellikte Hangi Burçla Uyumlusunuz İşte Cevabı?

Bir Erkeğin Gözünde Tatlı Görünen 5 Kadın Karakteri

‘Seni Seviyorum’ Demesinden Daha Anlamlı Küçük Ama Önemli 7 Şey

Cinsel Keşif ve Psikoloji Üzerine Son Yıllarda Çekilmiş En İyi 4 Film

Başladıktan Sonra Elinizden Bırakamayacağınız 5 Mükemmel Kitap

Ölmeden Önce Mutlaka İzlenmesi Gereken 5 Başyapıt Film

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir