Ümit Yaşar Oğuzcan'ın Oğlunun İntiharı

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın Oğlunun İntiharı

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın Oğlunun İntiharı

Şair Ümit Yaşar Oğuzcan’ın oğlunun intiharı ardından kederli bir baba gözü ile yazdığı içimizi yakan hüzünlü yazısı.

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın Oğlunun İntiharı : Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan geçerek girdik toprak bir yola. Hafiften rüzgar esiyordu, hışır hışır serviler. Yürüdük ağır ağır. Sağlı, sollu, minicik bahçeler arasından geçtik. Her yer baştan başa yeşile kesmişti. Yeşilin sonsuza doğru uzanan tonları egemendi bu suskunlu beldede. Giderek; yeşile alışmaya başladı gözlerimiz. Bu kez; pembe, beyaz, sarı ve kırmızı güller varlıklarını duyurmaya başladılar bize. Güller ki o sonsuz, iri güller. Fakat, henüz arkalarında gün batmamıştı. Tepemizdeydi güneş.

Yürüyorduk…Sessizlik, binlerce enstrümanın çaldığı, olağanüstü bir senfoni gibi dolduruyordu kulaklarımızı. Daha geniş ağaçlı ve hafif tümsek bir yola çıktık. Dört yanımda benimle birlikte yürüyen insanları o zaman fark ettim. Çoğu tanıdık kişilerdi. Bildik yüzlerinde, bilinmedik bir hüznün şiiri okunan. Bazı bazı, içlerinden biri, yanıma kadar geliyor, hiç konuşmadan ellerini uzatıp omzumu tutuyor ya da saçlarımı okşuyordu. Hepsinin bakışlarında, o bana acıyan, fakat beni de kendilerini de asla küçültmeyen garip bir anlatım seziyordum. Devamını Oku





0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir