Ümit Yaşar Oğuzcan, Viyanalı Kadınlar Ağda Yapmayı Bilmiyor

Ümit Yaşar Oğuzcan, Viyanalı Kadınlar Ağda Yapmayı Bilmiyor

Derlemiş olduğumuz bu makale Usta şair Ümit Yaşar Oğuzcan Hayatı , kendi anı ve düşüncelerini kaleme aldığı kitaptan kısaltılarak alınmıştır.

Avrupa görmüş adamların bitmek, tükenmek bilmeyen anılarını dinleye dinleye ben de yıllardır Avrupa görmenin hayali, hatta özlemi içindeydim. Beş altı yıl önce böyle bir geziyi gerçekleştirir gibi olmuştum. O zaman kısmet değilmiş, Avrupa görmüş adam olmak bana da, 42 yaşımda nasip oldu. Artık ben de avrupa görmüş adamlardan biriydim. Her yerde pekala ” Ben…deyken” diye söze başlayabilir, her şeyi ulu orta tenkit edebilirim. Üstelik ben yalnız Paris’i değil, Viyana’yı, Brüksel’i, Amsterdam’ı, Frankfurt’u, da gördüm. Param yetseydi Münih’i, Zürih’i, Roma’yıda görecektim.

Çocukluğumdan bu yana görmek istediğim yerlerin başında Viyana gelir. Neden bilmem Viyana’ya karşı ben de bir hayranlık, Viyana insanlarına karşı da bir sevgi vardır içimde…Ünlü kahvelerini, meyhanelerini, şarapçı köylerini aziz bir dostum uzun uzun anlatmıştı bir zamanlar. Hayranlık ve özlemle dinlemiştim. Dostum, ”Dünyanın en kibar insanları Viyana’dadır derdi”. O anlatırken Strauss valslerinin nağmelerini duyar gibi oldum. Türk Hava Yolları idarecilerinin
unutamayacağım ilgileriyle bir Avrupa Gezisinin imkanları belirince, Avrupaya gitme durumum söz konusu oldu ve gezime Viyana’dan başlamak istedim. Sonra Viyana’ya gittim.

Viyana’da hayretle bir şey öğrendim. Viyanalı kadınlar bizim kadınlarımız kadar ilerlememişler henüz. Ağda nedir bilmiyorlar. Bu yüzden hepsinin bacakları kapkara tüylü. Oysa ki çoğunluk güzel. Bilhassa genç kızları içinde çok çok güzellerini gördüm. Gelip geçerlerken biraz dikkat edince belirli şekilde görünüyor tüyleri. Ne yalan söyleyeyim garibime gitti. Viyanalı bir kadınla bu konuyu tartışmaya karar verdim. Bu fırsatta çok geçmeden ayağıma kadar geldi. Yeni tanıştığım Türklerden biriyle Viyana’nın o çok ünlü Cafe Mozart‘ında otururken bu yeni dostun bir kız arkadaşı geldi masamıza.

Gerçekten güzel zarif bir kız. Uzun boylu ve alımlı…Yeni dost beni Türk şairi olarak tanıtınca Helga hayli ilgilendi. Müşterek dostumuzun yardımıyla uzun boylu konuştuk. Bir ara damdan düşercesine, benim söylediklerimi Almancaya çevirerek, Helga’ya söyleyen dosta ”Lütfen kız arkadaşınıza bir sorun bakalım. Ağda yapmasını bilmiyorlar mı? ” dedim. Sonra şöyle bir konuşma geçti aramızda. ”Hayır bilmiyorlarmış, fakat merak etti, öğrenmek istiyor.” Öyleyse
arkadaşınıza söyleyin. Ağda bacaktaki tüyleri almaya yarar. Kaynatılan şekerin içine limon katılarak yapılır. Viyanalı kadınların bunu bilmemesine hayret ettim doğrusu

Söyledim. Ben o kadar şekerle limonu bulsam, limonata yapar içerim. Bacağıma niçin süreyim? diyor. Viyanalı genç kızın bu cevabına bir hayli güldük. Sonra onlar müsaade isteyip kalktılar. Ben de oturdum bir dostuma kart yazdım. Bir gece sonra Orhan Bey’le Viyana’yı gezeceğimizi düşünerek otele döndüm. Bir hayli çamaşırda birikmişti zaten. Onları yıkadım erkenden uyudum.

Ümit Yaşar Oğuzcan Hayatı

22 Ağustos 1926’da Tarsus’ta dünyaya geldi. Eskişehir İnkılap İlkokulu (1937), Konya Askeri Ortaokulu (1940), Eskişehir Ticaret Lisesi’ni bitirdi (1946). Çalışma yaşamına atıldı, Osmanlı Bankası’na girdi, sonra Türkiye İş Bankası’na geçerek Adana, Ankara ve İstanbul’da çalıştı (1948-1960). Kendi adını taşıyan bir yayınevi kurdu (1960), Yergi-Dergi adlı hiciv-mizah dergisi çıkardı (üç sayı, 1965). Kısa bir süre Yapı Kredi’de çalıştıktan sonra, İstanbul’da Akbank Genel Müdürlüğü’nde krediler 2. müdürü oldu. Buradan Türkiye İş Bankası A.Ş. Kültür Yayınları müşavirliğine getirildi. Türkiye İş Bankası Halkla İlişkiler müdür yardımcısıyken, kendi isteğiyle emekli oldu (haziran 1977). 1979’da eşi Ulufer Oğuzcan’la birlikte İstanbul’da Ümit Yaşar Sanat Galerisi’ni kurdu, yönetti.

Ümit Yaşar Oğuzcan Şiirleri İlk 1940’ta Yedigün dergisinde çıktı. Daha sonraki zaman içinde İstanbul, Büyük Doğu, Varlık, Yücel, Türke Doğru, Toprak, Hisar, Çığır ve başka dergilerde şiirlerini yayımladı. Şiir kitapları ve antolojiler dışında şiir plakları, şarkı sözleri ve yergileriyle de yaygın bir üne kavuştu. 25. Sanat Yılı Jübilesi yapıldı. 1967’ye kadarki sanat yaşamı bir kitapla da bir araya getirildi.Yoğun bir biçimde işlediği aşk, özlem, ayrılış konuları, büyük oğlu
Vedat’ın ölümü (1973) sonrası ölüm temasına dönüştü. Ümit Yaşar, şiir serüvenini 5 döneme ayırdı. Bunlar Uyanış (1941-1954), Arayış (1954-1960), Çalkalanış (1960-1964), Kaynayış (1964-1970), Duruluş (1970-1982) adlarını taşır.

Ümit Yaşar Oğuzcan Eserleri
Aşka dair Nesirler, Şiir Denizi bütün Şiirleri, Acılar Denizi, Anılar Düşünceler, Taşmalar Hicivler, Rubailer dörtlükler

Kaynak: edebivizör editörleri tarafından (Ümit Yaşar oğuzcan, Anılar Düşünceler / Özgür Yayınları) kitabından kısaltılarak alınmıştır.

İlişkide Aldatmadan daha çok Acıtan 6 durum

Öğrendikten Sonra Bir Kuş Tüyü Gibi Hafiflemenizi Sağlayacak 6 Psikolojik Gerçek

Bir Erkeğin Sizi Sevdiğini Gösteren 5 İstemsiz Davranış

Kadın M.stürbasyonu Hakkında 7 Şaşırtıcı Bilgi

Karakter Analizi Doğum Ayına Göre Belirlemek

Mutlaka okunması gereken İnsan Beynini Geliştiren 7 Roman

Kadınlar C.nsellikte Hangi Burçla Uyumlusunuz İşte Cevabı?

Bir Erkeğin Gözünde Tatlı Görünen 5 Kadın Karakteri

‘Seni Seviyorum’ Demesinden Daha Anlamlı Küçük Ama Önemli 7 Şey

Cinsel Keşif ve Psikoloji Üzerine Son Yıllarda Çekilmiş En İyi 4 Film

Başladıktan Sonra Elinizden Bırakamayacağınız 5 Mükemmel Kitap

Ölmeden Önce Mutlaka İzlenmesi Gereken 5 Başyapıt Film

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir