Romantik Komünist kitabının yazarı Edward TIMMS ile Söyleşi

Romantik Komünist kitabının yazarı Edward TIMMS ile Söyleşi

Romantik Komünist kitabının yazarı Edward TIMMS ile Söyleşi

(Ercan Akarsu’nun yerel basında yapmış olduğu ilk söyleşidir.)

Romantik Komünist kitabının yazarı Edward TIMMS ile Söyleşi : Edward Timms ile tanışmamızın yeri benim için çok kıymetlidir. Belki de kendisi yazın hayatıma yön veren en etkili yazardı. Marmaris’te bir otelde çalıştığım dönemler Edward Timms ve eşi Saime Göksu otelimizin daimi konuklarıydı. Ben otel barında boş olduğum saatlerde peçetelere şiir ve özlü sözler yazmayı dener, deskin altına biriktirirdim.

Meğer Saime hanımda beni takip ediyormuş. Tabi o zamanlar kendilerinin araştırmacı – yazar ve Nazım Hikmet üzerine mükemmel incelemeleri YKY tarafından 8. baskısı yapılan ” Romantik Komünist ” adlı eserin yaratıcıları olduklarından bihaberdim.

Saime Hanım, yazdığım peçeteleri istiyor, Edward beye götürüp, bir sonraki gelişinde yorumlarıyla birlikte getiriyordu. Ortalama 3 yıl kadar süren bu görüşmemizde Edward Bey’in önerileri adeta bir yazar koçunun verebilecekleri yerineydi.

Saime Hanımın ise psikolojimi ele alarak hem hayatıma hem de yazılarıma yön vermesi, aslında göremediğim ve yapabileceğim çok şeyin imkanına sahip olduğumu hatırlatması hayatımın dönüm noktası olurken bu vermiş oldukları sohbet de ömür boyu saklayacağım bir hatıra oldu. Yazmak istediğim ve yazdığım her ne varsa ilk paylaştığım ve fikir aldığım isim Saime Göksu’dur




-Edward Bey, edebiyata olan ilginiz ve yazma isteğiniz nasıl başladı?

Kitapların bol olduğu bir evde büyümüş olma şansına sahiptik, annem bize daima kitap okurdu, babam da ezbere bildiği şiirleri okurdu bize.

-İlk kitabınızı ne zaman yayınladınız?

Ben kitaplarımı yazarken çok titiz olan bir kişiyim, onun için ilk kitabımı yayınladığımda 45 yaşındaydım.

-Toplam kaç kitabınız var ve hangi ülkelerde çevirileri oldu

Son otuz seneye yakın zamanda 20 kitap yazdım veya birçok kimselerle birlikte yazdığımız kitapların editörlüğünü yaptım. Meşaleyi Taşımak isimli kitabım İngilizceye çevrildi. Birlikte yazdığım insanlar arasında eşim Saime Göksu’da var. Bazıları Almancaya, Fransızcaya, İspanyolcaya ve tabii ki Türkçeye çevrildi. Şu anda da Edebiyatta Freud ve Rüyalar adlı kitabım üzerine çalışmaktayım. Viyana Kahvehaneleri ve Yaratıcı Mekanlar Kitabı yakında Avusturya’da Almanca olarak basılacak.

-Ülkemizde çevirisi yapılan Romantik Komünist için neler söylemek istersiniz?

1980’deki askeri devrimden sonra bazı dostlarımız ve Saime’nin ailesinden bazı kimseler hapislere girdiler ve işkence çektiler. Bazıları Nazım gibi ya şiir yazarak veya diğer mahpuslara ders vererek morallerini yukarıda tutabildiler. O zaman Saime ile konuşmuş ”Neden Nazım ile ilgili iyi bir Biyografi yok İngilizcede?” Bu kadar önemli ve cesur yazar ile ilgili hiçbir yayın yok İngilizcede. Oysa Nazım genç yazarlar için büyük bir örnek olabilecek kimse” demiştim.

Böylece Saime ile farklı yeteneklerimizi kullanarak Poetry and Politics in Kemalist Turkey adlı bir makale yazdık. Bu makalede Adam yayınları tarafından tercüme de edildi. Saime fizik konusundan uzaklaşmış olduğundan Türkiye, Rusya, Macaristan ve Amsterdam’da sosyal tarih arşivlerinden faydalanma imkanlarını buldu. Ben ise artık başka akademisyenlerle birlikte kooperasyon yaparak çalışmalara başladım.

-Sizin zamanınızda yazmaya korktuğunuz, çekindiğiniz ama bu fikirlerin irdelenmesi gerektiğine inandığınız yazılar oldu mu?

Yeni bitirdiğim ve Meşaleyi Taşımak adıyla basılmakta olan anılarım beni oldukça zorladı. İnsanların özel yaşamlarını toplumsal yaşamları ile nasıl ölçeriz? Görevim üniversite eğitimciliği olduğu için son 20 yılımı hem kendim hem de toplum için bir öğrenim dönemi olarak anlatmaya çalıştım.

-Biraz eşiniz Saime Hanım’dan bahseder misiniz? Romantik Komünist isimli kitabınızı beraber yazarak Nazım Hikmet’i baştan tanıttınız.

44 yıllık beraberliğimiz ve çocukları büyütmemiz yaşamının büyük bir macerası olmuştur benim için. Onunla birlikte bir kitap yazmak daha da heyecanlı bir şeydi. Nazım’ı konuşurken beni daha çok Nazım’ın romantik yanı ilgilendiriyordu, oysa Saime daha çok politik yanıyla ilgileniyordu. Galiba iyi bir sentezi bulabildik. Çünkü Nazım, örneğin Piraye için yazdığı ”Saat 21-22 şiirleri”nde olduğu gibi bir iki satırla bile şiirle politikayı son derece ustaca birleştirebiliyordu.

-Aldığınız ödül oldu mu hiç?

İngiltere geleneğinde sadece savaşta başarılar kazananlara ödül vermezler, akademik başarılar dahil daha birçok mesleklere de ödüller verilir. Akademik çalışmalarımdan İngiltere’de Kraliyet Madalyası aldığım gibi Avusturya hükümetide ödüllendirdi çalışmalarımı

-Siz hangi Türk yazarları okursunuz? Ve Türk Edebiyatı üzerine neler söylemek istersiniz?

İlk okuduğum yazar (İngilizce Tercümesinden) Yaşar Kemal oldu. Sonrada Emine Sevgi Özdamar ile ilgilendim, çünkü o daha çok Almanya’daki farklı kültürlerde yaşamayla ilgiliydi. Orhan Pamuk romanlarından en çok sevdiğimde Kar Romanı. Çünkü geleneksel İslam ile Modern Türkiye’deki gerilimi çok güzel anlatıyor.

-Sakaryalı okurlarımıza göndermek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Türkiye tarihini bilen herkes, Sakarya Nehri’nin Kurtuluş Savaşı’nın bir dönüm noktası olduğunu bilir. Ama bu bölgenin sakin insanlarının yaşamlarını tanımak isterdim. Senin gibi çalışkan, duygusal, yetenekli bir insan yetiştirmişse, Sakarya’da senin gibi daha pek çok gencin olduğuna eminim. Sakaryalı gençlerinde senin gibi öğlen ve akşam tatillerini şiir ve roman yazmakla veya buna benzer yaratıcı şeylerle geçirmelerinde senin de katkının olacağına inanıyorum. Başarılar dilerim. Sevgilerimle Edward Timms

Kaynak: Biraz Sohbet Ettik-Ercan Akarsu/Anatolia Kültür Yayınları




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir