Pier Loti’nin İstanbul’u / Yazar Hatice Akçay

İstanbul’un tarihi, gizemi, kültürel yapısı ve bütün sokakları, caddeleri, denizi, dağları heryeri onu bir kez gören, onda bir kez nefes almayı başaran ve kısa da olsa 24 saatini İstanbul’da geçiren herkes için büyük bir önem taşır. Eski Yunan Kabilesi Megaralılardan, Byzantium, Doğu Roma İmparatorluğu Bizans’tan Konstantinopolis, Osmanlı İmparatorluğundan Konstantiniyye ve şimdi günümüzde İstanbul’dan bahsederken, onda bizlere ait çok şey olduğu gibi bir zamanlar Fransız Pierre Loti’ye de ait anılar vardır. Size bugün ondan bahsedeceğiz.




İstanbul’lular Pierre Loti Tepesi ni çok iyi bilirler. İstanbul’lu olmayanlar ise bu tepeyi sıkça duymuşlardır. Peki kaçımız bir tepeye adını veren yazarı tanıyor? Bu yazımızda Pierre Loti kimdir, neden ismi bir tepeye verilmiştir? Eserleri, hayatı ve dünya görüşü hakkında bilgilere ulaşabilirsiniz.

Pierre Loti, 1850-1923 yılları arasında yaşamış Fransız yazar. Asıl adı; Louis Maria Julien Viaud’dur. Pierre Loti adını ise yazı hayatında kullanmıştır. Loti, Protestan eğitimi almış fakat bir süre sonra inancını yitirmiştir. Sonraları ise denizcilik okulunu bitirmiş, Büyük Okyanus ve Hint Okyanusu’nda seferlere katılmış, kaptanlık yapmıştır. Yazı hayatında kullandığı Loti adını; okyanus adalarındaki yağmur ormanlarında yaşayan bir bitki türü olan Lotus’tan almıştır.

Loti, I. Dünya Savaşı sırasında Ateşe ve Subay olarak İstanbul’a gelmiş, Osmanlı’dan ve İstanbul’dan oldukça etkilenmiştir. Doğu kültürü, Osmanlı yaşam tarzı, onu büyük bir aidiyet duygusuyla İstanbul’a bağlamıştır. Bazı Osmanlı aydınlarının Batılılaşma heveslerini hiç bir zaman anlayamamış, tasvip etmemiş, yapıtlarında bu düşüncelerini dile getirmiştir.

Pierre Loti’nin İstanbul sevgisi; isminin İstanbul’da bir tepeye verilmesine, adına Cemiyet kurulmasına, Divanyolu’nda bir caddeye ve Eyüp’te çok sevdiği ve sık sık uğradığı bir kahveye adının verilmesine vesile olmuştur.

Denizciler gezgin olurlar. Loti de bu denizcilik serüveninde çok sevdiği İstanbul’dan ayrılmak zorunda kalmış, kısa bir süreliğine geri dönmeyi düşündüğü İstanbul’ a on yıl sonra geri dönebilmiştir. Ayrılırken sevgilisi Âziyade’ye hemen dönme sözü vermişti. İstanbul’ da olmadığı zamanlarda düşünde Âziyade’nin hayaleti onu çağırıyordu.

Loti, bu düşü sonlandırmak için İstanbul’a gitmeye karar verdi. Yol boyunca İstanbul sevgisi ve Aziyâde’nin hayali ona eşlik etti. İstanbul’a geldiğinde, uzun araştırmalar sonunda sevgilisinin ölmüş olduğunu öğrendi. Loti, İstanbul’ a son yolculuğunu “kutsal yolculuk” olarak
tanımlamıştı ve bu kutsal yolculuk bittiğinde hayalet de kayboldu. (Pier Loti Tepesi) resimleri ve geniş yazımıza da göz atabilirsiniz




[Toplam: 2   Ortalama: 5/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir