Orhan Veli ile Önce Alay ettiler sonra Rakı Şişesinde Balık oldular

Edebiyat ve Sanat dünyası, aslında milli piyango talihi gibi bir işletim sistemi görmektedir. Yan yana duran ve genelde hep aynı şeyleri yazanların içlerinden bir ya da bir kaçının öne çıkması gibi. Bunu neden söylüyoruz, çünkü günümüzde topluma mal olmuş hakikaten değerli bir çok yazar ve şair gibi, genel anlamda şiirleri ortalama bir şairin şiirleri kadar olan fakat, kaleminden ziyade ikili ilişkileri, kulis hamleleri ve popüler kişiler ile isminin biraz da olsa anılmasını sağlamak bazılarını tanıtmaya yetmiştir.

Bir nevi, kendini pazarlamak, kalemini pazarlamaktan daha elverişli şartlar getirmiştir o kişiyi. İsim isim saymak istesek buna eş değerde çok isim bulabilir. Zaten toplumun sanat ve edebiyat anlayışında derinlik ve entelektüel seviye bulamamak onların suçu değil, onlara sunulan şeylerin pazara hakim olmasındandır. Bu nedenle ne kadar çok yazmak değil ne kadar çok reklam o kadar köfte demektir.

Sanat ve Edebiyat camiasında okur, dikkatli bir gözle yaşananları incelemeye kalksa ne entrikaların döndüğüne şahit olup kitaplardan soğur. Öne çıkabilmek ve eserlerinin piyasaya hakim olabilmesi için, çoğu kişi ya herhangi bir ideolojik zemini arkasına alıp ona dönük yazılar, şiirler kimisi teolojik alt yapıyı
kendine kalkan yapıp ona dönük yazdığı şeylerle gündeme gelme gayretindedir.




Biraz daha popüler olabilmek için, ortalama ve alt tabakadaki şairlerin harcadığı ve verdiği mücadeleyi, hiçbir yerde bulamayız. Birgün ben de meşhur olacağım diyen ne kadar çok yazar ve şair vardır kimbilir? Bizim bu konuda kendi fikirlerimizin yanı sıra usta yazar Aziz Nesin’inde bu konuda diyeceği çok şeyler var. Hem de usta şair Orhan Veli’nin hayatından örnekler vererek! Ahmet Köklügiller’in-Nasıl Yazıyorlar kitabından bu kısmı sizler için alıntıladık. İyi okumalar dileriz.

Dünya edebiyat, sanat, felsefe tarihinin kırk elli ünlü adı vardır ki, hiçbir eserini okumadıkları halde pek çok kişi onların homoseksüel olduklarını bilir ve aktif mi, pasif mi homoseksüel oldukları, eserlerinden daha çok merak edilir. Şaşırtıcı davranışlarıyla, okurlardaki bu merakı gıdıklamaya çalışan yazarlar da
vardır. Kendilerinde gerçekten değer ve sanat gücü varsa, bilerek yaptıkları saçmalıklar değerlerinin tanınmasına yardımcı olur. Yok değersizseler, ortalıkta maskara, alay konusu olurlar.

Orhan Veli, bunun için sakal bırakmıştır. (o zaman türkiye’de gençlerin sakal bırakmasına alışılmamıştı). Siz buna, toplum kurallarına baş kaldırmak diyebilirsiniz. Bir gece Orhan Veli, konuk kaldığı Pendik’te ressam Haşmet Akal’ın evinde, nasıl edip de şiirlerine yaygınlık sağlayacağını sabaha dek düşünmüş, sonra uçakla İstanbul’un üstüne şiirlerini yağdırmaya karar vermiş. Uçak nasıl kiralanacak, para nasıl bulunacak?

Üç gün sonra hemen bütün gazete ve dergilerde, Orhan’ın Rakı şişesinde balık olsam dizesi ile alay ediliyordu. Bu alaylar yüzünden artık uçağa gerek kalmamıştır. Alaylar, tek uçak değil, uçak filolarından İstanbul’a yağdırılacak şiirlerin etkisini yapmıştır. Orhan Veli, gerçekten değerli bir şair olmasaydı
alay konusu olarak kalır, maskara olurdu. Sonradan, Orhan’ın şiirleri ile alay edenler, kendileri alay konusu olmuşlardır.

Ben bu olayı Bükreş’te Romen yazarlardan birkaç kişiye anlatınca, onlar da bana şu olayı anlattılar. Şimdi adını hatırlayamadığım genç bir şair, üst üste bir kaç kitap çıkarmış, ama hiç ilgi görmemiş, tek eleştiri yazılmamış. Birgün gazeteler, genç şairin intihar ettiğini yazmışlar. Bütün eleştirmenler kolları sıvamış, gazeteler dergiler, o şairin övgüleri ile dolmuş.

Kitapları üstsüte birkaç basım yapmış, iki üç ay sonra ona övgü yapan eleştirmenlerden biri, intihar
ettiği bilinen şairi bir meyhaneden görünce deliye dönmüş. ”Bu alçaklıktır!” Peki, şair ölmeden önce eleştirmenlerin susmaları nedir? Bu romen şairi de değerli olduğundan hiç de maskara olmamış.

Aziz Nesin (1968)




[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir