Necati Cumalı Edebiyatı her öğrenen anlayanın yazması gerekmez

Necati Cumalı Edebiyatı her öğrenen anlayanın yazması gerekmez

Necati Cumalı Edebiyatı her öğrenen anlayanın yazması gerekmez

Necati Cumalı Edebiyatı her öğrenen anlayanın yazması gerekmez : Kış ayları genel olarak yedi yedibuçuk arası kalkarım. Jimnastik, gazeteye göz gezdirmek, kahvaltı, kasetten dinleyerek 20-25 dakika İngilizce çalışmak (dört yıldır İngilizce öğrenmek merakına kapıldım) derken yazı masamın başına oturmak dokuzbuçuk onu bulur. Sabahları çalışmam pek ilerlemez. Önce isteksizimdir. Sokakların, eş dost bir arada geçecek tatlı saatlerin çekiciliğine karşılık, boş kağıtlarla boğuşmanın verdiği ürküntü, yılgınlık, usanç…

Sonra masanın başına oturur oturmaz uykuda gördüğüm düşlerin mahmurluğu çöker üstüme, ağırlaşırım, bütün yazacaklarımı, tümce kurmayı bile unutmuş gibiyimdir. Yine de dayatırım. Saat bire kadar bir ya da iki sayfa ya yazarım ya yazamam ama hiç değilse çalışma havasına girmiş olurum. Öğle yemeğinden sonra, yazacaklarımı kafamda derleyip toparlamaya çalışarak biraz uzanırım. O arada on dakika kadar olsun uyuyabilirsem kalkınca güne yeni başlamış gibi olurum. Sabahkinin aksine düşüncelerim bulanıklıktan kurtulmuştur. Sokaklar falanda silinmiştir aklımdan.



Kendimi çalışmaya istekli duyarım. Saat 4-7 arasında kalemim gittikçe hızlanır. Sonunda günümden memnun kalkarım masamın başından. Bu dediklerim çalışma günlerim içindir. Haftanın üç dört gününü aşmaz. Haftanın öbür günlerini dışardaki işlerim alır. Yayın işleri, eş dost, gelen giden. Yaz ayları jimnastik yapmam. Sabah akşam onar dakika yüzerim. Gece yaşamım yoktur. Televizyonu sevmem. Geceleri çoğunlukla okurum.

Necati Cumalı Edebiyatı her öğrenen anlayanın yazması gerekmez

Necati Cumalı Edebiyatı her öğrenen anlayanın yazması gerekmez

Öyle sanıyorum ki, başkalarına sorularak öğrenilecek bir iş değildir bizim işimiz. Okumakla, çalışmakla bir çizgiye kadar öğrenilir elbet. Ama edebiyatı her öğrenen anlayanın yazması gerekmez. Sanatçı içinden gelen bir patlama ile başlar yazmaya. Yazmak zorunda olduğu için yazar. Ancak yazmakla rahatlar, boşalır.
Aşk gibi bir şey. Geri kalmış toplumlarda herkes her işi yapabilir sanır kendini. Örneğin ev yaptırırken mimarı gereksiz görür. Şiirin ne olduğunu da doğru dürüst anlamadı için, alt alta satır sıralamakla şiir yazdığını sanır. Üç beş dakika da yapılabilen bir iştir bu. Moliere’in Kibarlık Budalası’nın sandığı gibi. Roman hiç değilse çala kalem bile olsa, üç beş ay masa başında oturmak gibi bir çabayı gerektirir.

Bugüne kadar şiir perisine hep sadık yaşadım. Arada bir yan tutkularım oldu. Şiirle bağdaşmayanları ne kadar acıya mal olursa olsun yenebildim. Özveri ya da bir takım sıkıntılar olarak anlatmıyorum bütün bunları. Çünkü şiir perisine bağlı kaldığım ölçüde mutlu oldum geçmiş yaşamımda. Başkalarının rahatlık saydığı işlerde sıkıldım, sinir kesildim, geçimsiz biri olup çıktım.

Necati Cumalı Kimdir

Necati Cumalı’nın Hayatı: 1921’de Florina’da (Yunanistan) doğdu. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra, Urla’ya (İzmir) yerleştirilen küçük bir çiftçi ailesinin oğludur. Urla Şehit Kemal İlkokulu’nu, İzmir Erkek Öğretmen Okulu orta bölümünü, İzmir Atatürk Lisesi’ni ve Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. M. Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Müdürlüğü’nde memur, İzmir ve Urla’da serbest avukatlık, Paris Basın Ateşeliği’nde memurluk, İstanbul Radyosu’nda redaktörlük yaptı. Eşinin Dışişleri’nde görevli olması nedeniyle İsrail ve Fransa’da (Paris) bulundu. Daha sonra İstanbul’a yerleşti. Kendisini tümüyle yazarlığa verdi. Türkiye’nin yetiştirdiği önemli yazar, şairlerden biri oldu. 10 Ocak 2001’de öldü. Mezarı, Zincirlikuyu Mezarlığı’ndadır.

Necati Cumalı’nın Kitapları

Necati Cumalı Eserleri: (başlıca)
ŞİİR: Kızılçullu Yolu (1943), Harbe Gidenin Şarkıları (1945), Mayıs Ayı Notları (1947), Güzel Aydınlık (1951), Denizin İlk Yükselişi (1954)
HİKAYE: Yalnız Kadın (1955), Değişik Gözle (1956), Susuz Yaz (1962), Ay Büyürken Uyuyamam (1969), Kente İnen Kaplanlar (1976), Dila Hanım (1978)
ROMAN:Tütün Zamanı (1969), Zeliş Adıyla (1971), Acı Tütün (1974), Aşk da Gezer (1975), Viran Dağlar (1995)
OYUN: Boş Beşik (1949), Mine (1958), Bir Sabah Gülerek Uyanmak (1990)
DENEME: Niçin Aşk (1971), Senin İçin Ey Demokrasi ( 1976), Etiler Mektupları (1982)
GÜNLÜK ANI: Yeşil bir At Sırtında (1990)

Necati Cumalı Ödülleri

1969 TDK Şiir Ödülü (Yağmurlu Deniz), 1957 Sait Faik Hikaye Armağanı (Değişik Gözle), 1981 Kültür Başkanlığı Tiyatro Ödülü (Dün Neredeydiniz? Oyunuyla), 1995 Orhan Kemal Roman Ödülü (Viran Dağlar)

Kaynak: edebivizör editörleri tarafından, (Cumhuriyet, 19,2,1977/ Yusufçuk Dergisi sayı 19, 1980/ Nasıl Yazıyorlar-Ahmet Köklügiller-IQ Kültür Sanat Yayıncılık kitabından kısaltılarak alınmıştır.




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir