Matbaada Kitap Nasıl Basılır ve Antik Yunan Döneminde Kitap Bastırmak

Matbaada Kitap Nasıl Basılır ve Antik Yunan Döneminde Kitap Bastırmak

Matbaada Kitap Nasıl Basılır ve Antik Yunan Döneminde Kitap Bastırmak

Matbaada Kitap Nasıl Basılır ve Antik Yunan Döneminde Kitap Bastırmak : Yazımızın ana konusuna geçmeden önce. Günümüzde Kitap Çıkarmak isteyenler için kısa bir bilgi vermenin yararlı olacağı kanaatindeyiz. Çünkü, Nasıl Kitap Bastırılır, Kitap Yayınlatmak, Kitap Basmak, Kitap Çıkarmak, Nasıl Kitap Çıkarılır, Kitap Basmak için ne Gerekli, Kitap Bastırma Maliyeti gibi bir çok soru sorulmaktadır.

Ülkemizde genel itibari ile en yoğun iki şekilde Kitap Yayımlatmak gerçekleşir. Birinci yol, büyük ve tanınmış Yayınevlerinin, tanınmış ve toplumun kabul ettiği Yazarlarla çalışmaları ve onların kitaplarını basmalarıdır. Bu süreçte, Yayın evi yazarın kitabının bütün maliyetini kendisi karşıladığı gibi. Yazara %10 ila %20 lere varan, kitap satışından telif ücreti de vermektedir. Çünkü yayıncı bastığı kitabın, onbinlerce satacağını, ve dağıtımcılar tarafından bütün kitapçılara dağıtılacağını bilir. Kitapçıya giden ve rafa konan kitabında müşteri bulacağının bilincindedir. Bu işleyiş, çoğu genç ve yeni yazarı üzecek şekildedir.

Çünkü hiç bir tecrübesi olmadan. Hayatında henüz ilk defa Kitap Bastırmak niyetinde olanların ya yazdığı eseri çok iyi olacak. Mail ile yolladığı yayınevlerinin editörleri tarafından kabul görüp basılacak. Ya da hatır gönül ilişkisi ile, bunu bir şekilde çözmek olacaktır. Çünkü, iyi yayınevleri maliyetlerini kendilerinin karşıladığı Kitaplardan geri dönüşüm almalıdır.

Satılmayan Kitaplar  yerine Çok Satan Kitaplar basmak her yayınevinin istediği şeydir. Maliyetini kendisinin karşılayacağı ve az satmasını bile bile bastığı kitapların bilincinde olan çok az Yayınevleri vardır, ki onların bastıkları kitaplarda belli başlı okur kitlesine hitap etmektedir.

Matbaada Kitap Nasıl Basılır ?

İkinci yol ise, çoğu kişinin de hele hele kitaplarını bastıranların daha iyi bildiği bir süreçtir. Yeni yazarların, büyük yayınevlerinde şansını deneyip kitabını bastıramamasından sonra, bu süreci, diğer yayınevleri ile sağlamaları en çok görünen şeydir. Yayımcılık Sektöründe faliyet gösteren bir çok yayınevi yeni yazarların kitaplarını, yazarın kendisi Kitap Bastırma Maliyeti ve tüm giderlerini karşıladıktan sonra rahatça basabilmektedir.

Bu süreçte de, yazarın henüz dosya halindeki eserini alan yayınevi onun editöryel çalışmasını gerçekleştirip baskı için bütün oluşumları sağladıktan sonra maatbaya gönderip, maatbaanın yoğunluğuna göre baskı gününü belirleyip yazara iletmektedir. Yayınevi, Maatba baskı maliyeti üzerine kendi yayınevi çalışmasınıda ekleyip ona göre bir fiyat belirlemektedir. Yalnız burada Yazar Yayınevi arasında en çok suistimal edilen konu, basılan kitabın ardından akıbetinin ne olacağıdır.

Genellikle, basılan kitabın, 50, 100 adeti Yayınevinde kalmak sureti ile diğer kitapları yazara verilir. Böylesi bir baskı sürecinde de, üzülerek söylemeliyiz ki, kitabını bastıran yazarın kitapları sadece elinde kalmaktadır, ya da eş dost çevre ile bu kitapları dağıtıp satmaktadır. Çünkü o basılan kitap hiçbir kitapçıya (gerçek kitapçı rafına gitmemektedir).

Günümüzde İnternetin aktif şekilde kullanılması ile, sadece İnternet Kitapçılarının Sitelerinde yer almaktadır. Bununda nedeni, otomatik sitelerdeki güncellemelerden dolayı, kitabı yeni çıkan kim olursa olsun, kitap satan sitenin sitesine eklenmesidir Yani, yazarın hiç bir özel albenisi olmadan, tamamen dijital ortamların kendi kendine datalarına bütün herşeyi yüklemesinden ibarettir.

İnternet Kitapçısından henüz 100 okuru bile olmayan genç yazarın kaç tane kitabının satacağı ise, samimi okurların insiyatifindedir, biz yorum yapmayacağız. Amacımız burda hayalleri yıkılan bir çok insana, bu süreçte karşılaşacakları şeyleri anlatmaktır.

Gelelim M.Ö. 400 yıllarda Yunanistan’da, Fernando Baez’in, Can Yayınlarından çıkan, Kitap Kıyımının Evrensel Tarihi adlı kitabında belirttiği konuya, Antik Yunan’da Kitap Nasıl Bastırılır?

Bilge İoulios Polydeuskes bu kitap tezgahlarını bibliothekai derdi. Neredeyse hepsi köle olan Yunan kopyacılar, Mısırlı yazıcıların aksine hiçbir ayrıcalığa sahip değildi. Ama vazgeçilmez işçilerdi. Kalamos denen ucu sivriltilmiş bir kamış ve reçine ile is karışımı bir mürekkep kullanarak zaman zaman özgün metne sadık kalmadan yazarlardı. Metinler ilk zamanlarda bölmeler, noktalama işaretleri ve küçük harfler kullanılmadan, sütunlar halinde yazılırdı.

Düz yazılı bir metinde sütun sekiz santimetre kadar geniş olabilirdi. Şiirlerde metnin genişliğini belirleyen şey şiirin ölçüsü olurdu. Bir kopyacı, şansı yaver giderse sıradan metinler için bir ila dört drahmi arasında kazanabilirdi; olağanüstü yapıtların kopyalanması bir yazıcıyı yoksulluktan kurtarabilirdi. Bir kitap halka açık bir yerde bir köle ya da yazarın kendisi tarafından okunduğunda yayımlanmış kabul edilirdi. Okuma bittiğinde dinleyiciler soru sorabilirdi.

İlişkide Aldatmadan daha çok Acıtan 6 durum

Öğrendikten Sonra Bir Kuş Tüyü Gibi Hafiflemenizi Sağlayacak 6 Psikolojik Gerçek

Bir Erkeğin Sizi Sevdiğini Gösteren 5 İstemsiz Davranış

Kadın M.stürbasyonu Hakkında 7 Şaşırtıcı Bilgi

Karakter Analizi Doğum Ayına Göre Belirlemek

Mutlaka okunması gereken İnsan Beynini Geliştiren 7 Roman

Kadınlar C.nsellikte Hangi Burçla Uyumlusunuz İşte Cevabı?

Bir Erkeğin Gözünde Tatlı Görünen 5 Kadın Karakteri

‘Seni Seviyorum’ Demesinden Daha Anlamlı Küçük Ama Önemli 7 Şey

Cinsel Keşif ve Psikoloji Üzerine Son Yıllarda Çekilmiş En İyi 4 Film

Başladıktan Sonra Elinizden Bırakamayacağınız 5 Mükemmel Kitap

Ölmeden Önce Mutlaka İzlenmesi Gereken 5 Başyapıt Film

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir