Lord Byron Bir Yılda 250 Kadınla Aşk Yaşayan Ünlü Yazar

Lord Byron Bir Yılda 250 Kadınla Aşk Yaşayan Ünlü Yazar

Lord Byron Bir Yılda 250 Kadınla Aşk Yaşayan Ünlü Yazar

Lord Byron Bir Yılda 250 Kadınla Aşk Yaşayan Ünlü Yazar : Dünyaca ünlü Yazarların Hayatı, hepimizin hayatları gibi doğal ve insani. Çoğu kez onları bizler kendimiz beynimizde efsaneleştirdiğimiz için, insanca ve olması gerektiği gibi yaşamaları bizleri hayal kırıklığına uğrattı. Bir ünlü bir yazar, yemek yerken, konuşurken, yatarken, dolaşırken, aşık olurken evlenirken, vs. bir sürü sıralayacağımız şeylerde bizlerden hep farklı olmak zorundaydı.

Çünkü o bir yazardı. Onu bizler, bizden değil diyerek kutsallaştırmıştık. Bir çok yazar vardır ki, okurları tarafından bu minvalde ululaştırılmıştır. Zaten çoğu kez, imza günlerinde bu olaya tanık olmuyor muyuz? Sadece yazar da değil herhangi bir ünlününde hayranları ile olan diyaloğuna, karşılaşmalarına, baktığınız zaman, sıradan insanın (!) aaa, gözlerime inanamıyorum bu o, işte x. kişi dediğini hepimiz biliyoruz. Birazdan yazacağım yazıda, buna sanki nispet olacak bir biçimde  oldu.




Kadın-Erkek ilişkileri, doğanın yasalarının belkide en uyumlusudur. İki cins birbirine, aşık olabilir, sevebilir, ve sevişebilir. Ne kadar basit ve normal değil mi? Ama bazen bu basit ve olması gereken, normal olan süreç, normların üstüne çıkınca şaşırmamak için kendimizi sor tutuyoruz. Hele hele bu, üstte yazdığım o kutsallaştırılmış bir yazarsa.

Sizlere, Romantizm akımının en önde gelenlerinden, Şair, Yazar Lord Byron ‘u yazacağım. Bir ip ucu vermek gerekirse, Don Juan Film demem belki kafanızda bir şey yaratır. O filmin öyküsünün yazarıdır Byron.

Lord Byron’un Hayatı, son derece sıradan bir insan gibi başladı. Çok küçük yaşta babası içkiden ötürü öldü. Byron, doğar doğmaz bir ayağı sakat dünyaya geldi. Annesi ona kızdığında, küçük aksak velet diyordu. Nasıl bir anne ise, oğlunun engelli halini, diline dolayan kalpsiz bir anne demem için çokça nedenim var, değil mi? Neyse ki, içkici baba ve onu, engelli olmasından ötürü paylayan annenin yanı sıra, çok zengin bir amcasının vefatı ve mirasının ona kalması ile, büyük bir servete sahip olmuştu Byron. Üstelik amcasının ünvanıda kendisinin olmuştu.

Byron, çocukluğu atlatıp ergenliğe geldiğinde, sakat ayağı dışında fiziki olarak çok yakışıklı biri oldu. Ne varki, yakışıklılığının kilo alması ile yok olacağını düşünen yazar, 19. yüzyılın meşhur zayıflama diyeti ile tanıştı. O dönemler genelde insanlar kendilerini açlığa mahkum edip sürekli bağırsak gevşetici kullanarak bu kilo alma meselesinden kurtuluyorlardı. Byron’da tıpkı onlar gibi, bu 19. yüzyıl zayıflama diyeti ile istediğine ulaştı. Çok akıl karı gibi gelmiyor bu diyet ama kendini aç bırakacak insanların zaten aklından endişe etmemek elde mi?

Yakışıklılığı konusunda istediği standartlara ulaşan Lord Byron , yaşamında belki de onun için en önemli olan konu, cinsel ilişkiler ve Romantik anların peşine düştü. Tabi sadece kişisel zevkler hayatında olmadı.

Byron, Osmanlı-Yunanistan Bağımsızlık Savaşında, Yunan hareketlerine destek verip onlarla birlikte Osmanlıya karşı mücadele etti. Askeri hiç bir yeteneği ve eğitimi olmamasına karşın bu davranışı, Yunanlılarca çok kutsal sayıldı. Günümüzde bile Yunanistan’da Lord Byron bir Yunanlı gibi ulusal bir kahramandır. Bu savaş sürerken, sıtma hastalığına yakalanıp hayata gözlerini yumdu. Ölümünden sonra dostları, onun yazıları, notlarını toplayıp, koruma altına almaya çalıştıkları dönemde, çoğu yazısının cinsel içerikler barındırdığını gördükleri için, Kahraman ünvanını zedeler diye yok ettiler.




Onun, başlığımızda belirttiğimiz gibi, ilişkilerinin sınırları aşacak kadar büyük olması kendisinin, Avrupanın en ünlü çapkını ünvanına sahip olmasını sağladı. Bu çapkınlığı öyle böyle değildi. Adı Lord Byron Kitapları ile değil, çılgınlıkları, cinsel ilişkileri ve herkesi şaşırtacak davranışları ile çokça anılmaya başlandı. Efsane değilse, Kafa tasından şarap içiyordu. Çapkın yazarın bu haline en fazla bir sene dayanan karısı boşanarak ondan kurtulduğunu söylüyordu.

Byron’un fantazileri sınır tanımıyordu. Üvey kızkardeşi, Kuzeni, hatta reşit olmayan erkekler ile de cinsel birliktelik yaşıyordu. Çoğu kişi onun için Venedik’te, bir sene de en az 250 kadınla birlikte olup aşk yaşadığını, bunlara 3,4 te reşit olmayan erkeklerin eklendiğini söylüyordu. Sevgilileri ilişkilerinden sonra onu deli, kötü ve tehlikeli olarak tanımlıyordu. Sizce nasıl hikayesi, Deli, kötü ve Tehlikeli mi?

Lord Byron Kitapları

Don Juan, Yürüyor Güzellikte

İlişkide Aldatmadan daha çok Acıtan 6 durum

Öğrendikten Sonra Bir Kuş Tüyü Gibi Hafiflemenizi Sağlayacak 6 Psikolojik Gerçek

Bir Erkeğin Sizi Sevdiğini Gösteren 5 İstemsiz Davranış

Kadın M.stürbasyonu Hakkında 7 Şaşırtıcı Bilgi

Karakter Analizi Doğum Ayına Göre Belirlemek

Mutlaka okunması gereken İnsan Beynini Geliştiren 7 Roman

Kadınlar C.nsellikte Hangi Burçla Uyumlusunuz İşte Cevabı?

Bir Erkeğin Gözünde Tatlı Görünen 5 Kadın Karakteri

‘Seni Seviyorum’ Demesinden Daha Anlamlı Küçük Ama Önemli 7 Şey

Cinsel Keşif ve Psikoloji Üzerine Son Yıllarda Çekilmiş En İyi 4 Film

Başladıktan Sonra Elinizden Bırakamayacağınız 5 Mükemmel Kitap

Ölmeden Önce Mutlaka İzlenmesi Gereken 5 Başyapıt Film

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir