Kadim Babil Kütüphaneleri

Bu yazımızda sizlere kadim Babil Uygarlığı’nın Kütüphanelerini yazdık.

Yaklaşık 4 bin yıl önce III. Ur Hanedanı’nın yıkılması, günümüzde Bağdat’ın güneyinde yer alan ovalarda yeni bir politik gücün yerleşmesinin işaretlerini veriyordu. Babil MÖ 1792-1750 arasında egemenliği ele geçirdi ve kralı, acımasız ailesinin altıncı kuşaktan hükümdarı Hammurabi, imparatorluğunu düzene sokmaya çalıştı.




Her yeni zaferini arşivleri yağmalamak ve sarayındaki büyük kütüphaneye taşımak için bir fırsat olarak gördü. Kullandığı dil çiviyazısıyla yazılan eski bir Akad lehçesiydi. Hammurabi birliği sağlamak için korku salan bir hukuk düzeni sağladı. Tabletlerin yok edilmesinden ilk kez burada söz edilir.

”Eğer biri bir askerden, balıkçıdan veya kiracıdan bir arsa, bahçe veya bir ev satın alırsa, tableti kırılacak ve mülkünü kaybedecektir.” Pek çok tabletin üstünde dikkatsiz kullanıcıların zarar vermesini önlemek için uyarılar vardı. ”Anu’dan ve Antu’dan korkanlar ona iyi bakacak ve saygı duyacaktır.”

Hammurabi Yasaları, binlerce edebiyat, matematik, astronomi ve tarih metniyle birlikte kralın sarayında saklanırdı. Satır arasına yazılmış ilk çeviriler ile Sümer dilini öğrenmek için kullanılan
ilk el kitapları bu döneme aittir.

MÖ 689’da Sennaşerib’in orduları Babil’i yerle bir etti. Torunu Asurbanipal, Ninova’da dönemin en ünlü kütüphanesini kurdu, ama o da MÖ 612’de yok edildi. Bu olayların her birinde binlerce tablet yok oldu, çalındı, ele geçirildi veya düpedüz paramparça edildi. Tıpkı bugünkü gibi, o zamanlarda kültür için iyi zamanlar değildi.

Kaynak: Kitap Kıyımının Evrensel Tarihi – Fernando Baez / Can Yayınları kitabından alıntılanmıştır




[Toplam: 1   Ortalama: 5/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir