İnci Aral bir zamanlar yazıyor olmaktan çok acı çekerdim

İnci Aral bir zamanlar yazıyor olmaktan çok acı çekerdim

İnci Aral bir zamanlar yazıyor olmaktan çok acı çekerdim

İnci Aral bir zamanlar yazıyor olmaktan çok acı çekerdim : Uzun yıllar bu işe hiç başlamamış olmayı istedim. İş işten geçmeden ya da bir gün, bırakmayı diledim. Öylesine nankör bir iş, öylesine karşılıksız bir çabaydı. Sonra zaman beni yatıştırdı, yumuşattı. Köktenci yanlarımı törpüledi.

Genelde başarılı olmam, girilmesi çok zor olan Edebiyat Dünyasında kendime bir yer edinmem bunda etkili oldu sanırım. Bugün yazmayı daha soğukkanlı ve kendiliğindenci bir biçimde sürdürmem
gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bırakabilme konusundaki umutlarımı çoktan yitirdim. Ama nasıl bir ölçülük olacak bu?




Yazmak benim için hala bir savrulma, onun dışındaki yaşama pratiklerinin önemsiz hale geldiği yoğun bir ruhsal ve fiziksel yıpranma dönemi olduğunu sürdürüyor. Ölümcül bir mücadele süreci. Ölüm korkusunun kendisi. Çünkü öncelikle tasam, bir kitabı yarım bırakmadan, var olan risklerim nedeniyle ölmeden
bitirebilmek, sağlığımın ve gücümün sınırlarını zorlayan bu hırpalanmaya son sayfaya kadar dayanabilmektir.

Bu ölüme, bu tükenişe gönüllü razı oluşumu, bir gece yarısı ya da sabah karanlığında, bir öykünün ya da bir kitabın son cümlesine son noktayı koyduğum anın mutluluğuna bağımlı biri olmakla açıkladım
kendime epey zaman. Eş ağırlıkta bir kendi yarattığım serüvenin içinde yaşamak tutkusunu olduğunu, buradaki tanrısal boyutu ise sonradan, roman yazmaya başladıktan sonra keşfettim.

Yazmaya oturduğumda hiç birşey açık değildir. Net olan temel düşünce ve izleklerdir. Gerisi serüven. İnsanı yazmaya çeken müthiç bir serüven. Olaylar yarattığım kişilerin sahiciliğine, derinliğine göre de değişir. Kimi zaman onlara egemen olmadığım da olur. Her metnin bir iç mantığı, tutarlılığı, diyalektiği vardır çünkü. Anlattığım öykü ya da romanın sonunu baştan bilmem. Onlar kendi sonlarını kendileri hazırlar ve yazarlar. Tıpkı gerçek yaşamda olduğu gibi. Heyecan verici olan da budur, bağımlılık yaratan da.

İnci Aral Hayatı

1944’te Denizli’de doğdu. Manisa Kız İlköğretmen Okulu’nu (1961), Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nün Resim-İş bölümünü (1964) bitirdi. Samsun, Manisa, İzmir ve Ankara’da resim öğretmenliği yaptı. 1984’te emekli olup İstanbul’a yerleşti. İnci Aral günümüz hikayecilerinden. İlk hikayeleri 1977’de yayınlandı. 1980 Akaddemi Kitabevi Öykü başarı ödülü’nü alarak tanındı. 1983 Nevzat Üstün Hikaye Ödülü ile başarısını pekiştirdi.

İnci Aral Kitapları (başlıca)

HİKAYE: Ağda Zamanı (1979), Uykusuzlar (1982), Kıran Resimleri (1984)
ROMAN: Ölü Erkek Kuşlar (1991), Yeni Yalan Zamanlar (1994), Hiçbir Aşk, Hiçbir Ölüm (1997), Mor (2003)

Kaynak: (Picus Dergisi, Ağustos 2003)-Ahmet Köklügiler nasıl yazıyorlar




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir