Hüseyin Rahmi Günpınar 'ın Şahit olduğu Vapurda hırsızlık anısı

Hüseyin Rahmi Günpınar ‘ın Şahit olduğu Vapurda hırsızlık anısı

Hüseyin Rahmi Günpınar ‘ın Şahit olduğu Vapurda hırsızlık anısı

Hüseyin Rahmi Günpınar ‘ın Şahit olduğu Vapurda hırsızlık anısı-Konu sizde nasıl doğar?
+ Gözü kuvvetli romancı daima yazmak için bir şeyler görebilir. Mesela bir tetkik yapıyordum. Cep karıştıranlar isminde bir seri. Bir gün bir hoca efendi gördüm. Ada vapuruna binecek. Biletini sarığının yanına sıkıştırmış. Birdenbire yanında bir adam peyda oldu. Afilli kıyafette bir delikanlı. Şöyle garip bir
tavırla hocaya yaklaştı. Elini uzattı. Bileti ekip aldı.

Birşeyden haberi olmayan biçare hoca efendi de aynı kamaraya girdi. Biraz sonra kondüktör zuhur etti
Hoca efendi biletini aramaya başladı. Bir türlü bulamıyor, bulamayınca da buram buram ter döküyordu. Bir köşede oturan afilli delikanlı da bu işte kıs kıs gülüyor. İşte benim mevzularımdan bir sahne. Bunu ben gözümle gördükten sonra biraz işlerim. Biraz salça, tuz biber. Mevzu (konu) hamuru ortaya çıkar.




-Konuya dair ilk notlarınız?
+ Birçok notlar alırım. Şimdi ruhlara dair bir tetkik yapıyorum. Bunların üzerine birçok eserler okuyorum. Birçok notlar topluyorum. Mesela Camil Flammarion’un Avant la Mort, Apres la Mort ismindeki eserlerini getirttim, mütemadiyen tetkik yapıyorum. Perili evler ismindeki eseri okuyorum. Ben romanlara dair birçok elemanlarımı da kitaplardan okuyarak alırım.

Mesela ömrümde kokain çekmemişken romanlarımda kokaini, kokainin tesirlerini, kokainmanların hayatlarını iyice tasvir etmişimdir. Hatta bu romanları okuyanlar benim kokain çekmediğime bir türlü inanmazlar. Fakat dediğim gibi, kendi gördüklerime de pek fazla ehemmiyet verir, vapurda, tramvayda hemen not alırım. Bazen kağıt da bulunmaz

Hüseyin Rahmi Gürpınar Hayatı

17 Ağustos 1864’te İstanbul’da doğdu. Küçük yaşta annesini kaybetti. Girit’te bulunan babasının yanına gitti. Orada ilkokula başladı, altı yaşında İstanbul’a döndü. Aksaray’da oturan anneanesi ile teyzesinin konağına yerleşti. Onların yanında yetişti. Yakup Ağa Mahalle Mektebi ve Mahmudiye Rüştiyesi’nde (ortaokul) okudu. Rüştiyenin ikinci sınıfında iken, devlet dairelerine katip yetiştiren, ”Mahrec-i Aklam”a geçti. Bir yandan da özel olarak Fransızca dersleri aldı.

Daha sonra Mekteb-i Mülkiye’ye (siyasal bilgiler okulu) girdi. Hastalandığı için bu okulun ikinci sınıfından ayrıldı. Meşrutiyet’in ilanına (1908) kadar Adliye Nezareti Umur-ı Cezaiye Kalemi’nde ve Nafia Nezareti Tercüme Kalemi’nde memur olarak çalıştı. Meşritiyet’ten sonra Ahmet Rasim’le ”Boşboğaz”
adında bir gülmece (mizah) gazetesi çıkardı.

Bundan sonraki yaşamını yazılarıyla kazanmaya çalıştı. 1912’de Heybeliada’ya taşındı. 1914’te Darülbedayi (İst. Şehir Tiyatrosu) edebi kurul üyesi oldu. 1887’de (tercüman-ı hakikat’ta) başlayan gazete yazarlığı, savaş yıllarında ve Cumhuriyet’ten sonra da devam etti.1936’da Kütahya’dan Milletvekili seçildi. 1943’te yeniden Heybeliada’daki köşküne çekildi. 18 Mart 1944’te orada öldü. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın mezarı Abbasağa Mezarlığındadır (Heybeliada) .

Hüseyin Rahmi Gürpınar Kitapları (başlıca)

ROMAN: Şık (1889), İffet (1896), Mutallaka (1898), Mürebbiye (1898), Metres (1899), Son Arzu (1922), Tutuşmuş Gönüller ( 1926), Eşkiya İninde (1935) Dirilen iskelet (1946), Gulyabani (1912), Deli Filozof ( 1964), Meyhanede Hanımlar ( 1924), Cehennemlik (1924) , Muhabbet Tılsımı (1928)
HİKAYE: Kadınlar Vaizi ( 1920), Eti Senin Kemiği Benim (1963), Melek Sanmıştım şeytanı (943)

Kaynak: Mayıs 1932 Muhit Dergisi Hikmet Feridun röportajı-Ahmet Köklügiller, Nasıl yazıyorlar




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir