Gerilim Romanları ile Ünlü Tess Gerritsen ile Söyleşi

Gerilim Romanları ile Ünlü Tess Gerritsen ile Söyleşi

Gerilim Romanları ile Ünlü Tess Gerritsen ile Söyleşi

Gerilim Romanları ile Ünlü Tess Gerritsen ile Söyleşi : – Saygıdeğer Tess Gerritsen, öncelikle türk okurlarımız için o değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederiz. Herşeyden önce tüm dünyada fırtınalar koparan kitapların yazarlarıyla bu söyleşiyi yine yerel basında ilk kez yayınlayacağım için müthiş heyecanlı, bir o kadar da mutluyum.

+ Beni davet ettiğiniz için size çok teşekkür ediyorum. Türk okurlarımla ve Türkiye ile çok yakın bir bağım var. Şu ana kadar dört kez güzel ülkenizde bulundum ve ülkeme her döndüğümde de dünyada ziyaret edilebilecek en iyi yerlerden biri olarak hatırladım.




– Tess nasıl bir kız çocuğuydu? Nelerden hoşlanır, nelerle ilgilenirdi? O zamanlar hayalindeki meslek neydi mesela?

+ Her zaman bir dedektif olmak isterdim! Çok sayıda mistik roman okudum. Yazarı Nancy Drew olan mistik bir kitap serimiz vardı ve hep onun gibi bir dedektif olmayı istedim. Ayrıca doğaya tutkundum. Evimin yakınındaki kanyonda kertenkele ve buna benzer hayvanları toparladım. Ama hepsi bir yana bir yazar olmak istiyordum.  7 yaşında ilk kitabımı yazdım. Babam bana bir yazar olarak hayatımı kazanamayacağımı söyledi ve bunun yerine doktor olmamı istedi.

– Sizi yazmaya teşvik eden ilk unsur ne oldu? Mesela, Kaliforniya Üniversitesi’nden Tıp Diploması alıp, stajınızı Hawaii’de tamamladıktan sonra, doğum iznine ayrıldığınız sırada ilk romanınız olan ” Gece Yarısından Sonra Gelen Telefon ”u yazmışsınız. İlk roman deneyiminizi, nasıl yol aldığınızı ve çıktıktan sonra aldığınız yorumları bizimle paylaşır mısınız?

+ Doktor olduktan sonra hala yazmak istiyordum. İlk bebeğim doğduğunda 2 ay evde kaldım. Böylelikle tekrar yazmaya başladım ve Gece Yarısından Sonra Ara ( Tess Gerritsen Call After Midnight ) adlı bir roman yazdım. Bu roman 1989 yılında yayınlandı. Doktor olarak çalışıyordum, aynı zamanda da yazmaya devam ediyordum. İki çocuğa sahip olan bir anne ve doktor olmak çok zordu. Bundan dolayı mesleğimi bırakmak zorunda kaldım ve yazar olmayı seçtim.

– New York Times’ın en çok satan kitap olarak tanıttığı (Tess Gerritsen kitaplar) Hasat ile tıbbi gerilim romanları yazmaya başladınız. Bize Hasat Kitabınızı anlatır mısınız? Eserlerinizin çok sevilmesi sizi New York Times’ın müdavimleri arasına almış. Peki, size göre bu ilk çok satan kitabın gizemi neydi? Michael Palmer, James Patterson ve Tam Hoag gibi değerli isimlerin arka kapak yorumlarıyla yayınlandı.

+ Harvest (Hasat) benim en çok satan ilk kitabımdı. Bundan önce 9 tane romantik polisiye romanı yazdım ( yarı aşk yarı polisiye ) Fakat Harvest (Hasat) kitabımdan sonra yayımladığım kitaplarım da en çok satanlar listesindeydi. Sanırım bunun sebebi romanlarımın içine tıp bilgilerimi de aktarabilmemdi. Diğer yazarlar bu bilgiyi kullanmıyordu.

– Kitaplarınızda sizden de izler görebilmemiz mümkün mü? Yazdıklarınız da ne kadar varsınız? Hastalarınızın bulundukları durumları size ilham oluyor muydu?

+ Bir çok alanda fikir sahibiyim. Hikayelerimin bazıları tanıdığım hastalardan ve aldığım eğitimden geliyor. Deneyimlerim romanımdaki tıp bilgilerini otantik kılıyor. Surgeon ( Cerrah/Ameliyat ) adlı kitapta ameliyathanede kanlar içinde yatan bir adam var. Bu sahneyi uzman olduğumdan ve bir ameliyathanenin neye benzediğini bildiğimden yazabildim.

– Yazmaya odaklanmak için dahiliye uzmanı olarak sürdürdüğünüz başarılı hekimlik kariyerinizi bıraktınız. Pişman mısınız? Keşke ya da iyi ki dedikleriniz oluyor mu?

+ Yazar olduğum için çok mutluyum. Pişmanlık yaşadığım tek şey hastalarımla bir araya gelememek ve onlarla konuşamamak. Yeni insanlarla tanışmayı severdim ama sadece yazmak istediğimi anlatan hikayeleri çok severim

– Ortalama 30 tane yayınlanan eseriniz var. Aralarında sizin için yeri ayrı olanı var mı? Ya da ” Şu kitabı baştan yazsaydım eğer, şöyle yapardım.” diye düşündüğünüz.

+ Hayır. Bir kitabı yazmayı bitirdiğim an her şey benim için bitmiştir. Tekrar geri dönüp birşeyleri değiştirmek istemem. O anda sadece sonraki kitabımı düşünürüm.

30. Uluslar Arası İstanbul Tüyap Kitap Fuarı‘na konuk olmuştunuz. Sizin için nasıl bir deneyim olmuştu Türk okurlarıyla buluşmak?




+ Türkiye’deki okurlarımla buluşmak çok hoşuma gitti. Çok dost canlısı, sıcak ve heyecanlı insanlar. Şu ana kadar yaptığım en hoş kitap turuydu.

– Değerli Gerritsen, son olarak da Kültür ve Sanat okurlarına ve yazar olmak isteyen genç adaylara neler söylemek istersiniz?

+ Gençler yazar olmak isterlerse çok fazla kitap okumalarını öneririm. Bu kitaplardan esinlenip yeni yazım teknikleri öğrenecekler. Daha sonra yazmaya başladıklarında bırakmamalarını öneririm. Birkaç şeyi düzeltmek için hikayenin ortasında durmamalılar yoksa hiç bitiremeyebilirler. Her zaman ilk olarak bir taslak yazarım ve sonradan gözden geçirmek için geri dönerim. Yazınız daha iyi olsun diyerek çabalarken el ile yazılmış bir taslakta tıkanmak çok kolaydır. Bu yüzden yazını hiç bitmez.

Kaynak: Ercan Akarsu-Biraz Sohbet Ettik-Antolia yayınları kitabından alıntılanmıştır.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir