Doğan Hızlan Hikayeci, Romancı ve Şair değilim

Doğan Hızlan Hikayeci, Romancı ve Şair değilim

Doğan Hızlan Hikayeci, Romancı ve Şair değilim

Doğan Hızlan Hikayeci, Romancı ve Şair değilim : Hikayeci romancı şair değilim. İlk satıra başladığımdan bu yana deneme eleştiri yazdım. Yazılarımın büyük bir bölümü de kitap tanıtmaları ve eleştirmeleridir. Bir esin beklemiyorum. Ne var ki okuduğum bir yazı bir kitap beni bir konuda düşünmeye araştırmaya yöneltir. Çıkış noktası görevini üstleniyor.

Eğer öyle bir yazıya kitaba rastlarsam hemen not alırım. Daha sonrada bu notlarla ilgili diğer kitapları arar, tararım derlemenin sonucunda yazacağım yazının malzemesi hazırdır. Yer ve saat aramam. Yayinevinde ya da gazetede yazımın ilk cümlelerini bir kağıda aktardığım çok olmuştur.




Eleştirme ve deneme yazanların konu sıkıntısı çekmeyecekleri kanısındayım. Hele ülkemiz açısından düşünülürse bolluktan söz etmek gerekir. Yazımın ilk notlarını bir tükenmez kalemle yazarım. İkinci kez mürekkeple yazılır artık son biçimde tek araç daktilodur. Alışkanlığımdır yazımı yazdıktan sonra mutlaka
bir üçüncü kişiye okuturum. Nesnel bir değerlendirmenin yararlandırıcı işlevine inandığımdandır.

Yazının niteliğine göre okurun ön planda düşünüldüğü zamanlar vardır. Özellikle bir kitabı anlatırken kimi yazarlarımız öyle yazıyorlar ki okur bu yazarı ve bu yazarın bütün yapıtlarını tanımazsa söylenenden bir sonuç çıkaramayacaktır. Bilenlere seslenen yazarlar bizim okurlar için erken hele sorunların iletilmesi işi de varsa boyle bir yazma yöntemi çok daha yararsız.

Okuru düşünüyorum, düşünüyorum da ille ona hep bilgiler verilmesinden yana da değilim. O zaman, okurun bir çabasına gerek yok. Açıkçası okurun da kendi katacağı bir emek kalmıyor geriye. Ne diye o kitabı okusun, o sorun hakkında kafa yorsun. Malzemeyi verelim ama değerlendirmede, sonuçlandırmada ona da kişisel bir çaba bırakalım.

Yazmak insanda bir gerilime yol açıyor, yazınızı bitirdikten sonra bir rahatlık duyuyorsunuz. Yazmanın zihinsel gerilimi diye adlandırabiliriz onu. Bütün bu noktalara bir görüş eklemek isterim. Romancı, şair, hikayeci için evet de eleştirmen, denemeci için nasıl yazdığından çok ne yazdığı önemli. Diyelim ki bunun tersini düşünenler de bulunsun. (1975)

Doğan Hızlan Hayatı:

1937’de istanbul’da doğdu. Kocamustafapaşa ilkokulu’nu Davutpaşa Ortaokulu’nu Pertevniyal Lisesi’ni bitirdi. Hukuk Fakültesindeki öğrenimini yarım bırakarak gazeteciliğe başladı. Cumhuriyet Gazetesi’nde düzelticilik, Altın Kitaplar Yayınevinde danışmanlık yaptı. Gösteri Dergisini yönetti. Halen Hürriyet Gazetesi’nin yayın danışmanı ve köşe yazarıdır. Tanıtma yazıları ve eleştirileri ile tanınıyor.

Doğan Hızlan Kitapları: (başlıca)

Deneme eleştiri: Yazılı ilişkiler (1983), Günlerde Kalan (1983), Sanat Günah Çıkarıyor (1992)

Kaynak: edebivizör editörleri tarafından (Nasıl Yazıyorlar-Ahmet Köklügiller/IQ KÜLTÜR SANAT YAYINCILIK) kitabından kısaltılarak alınmıştır.




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir