Dergi de Kimin Yazısının daha çok okunduğuna dair Sabahattin Ali Ve Aziz Nesin’in Yaptığı Kavga

Dergi de Kimin Yazısının daha çok okunduğuna dair Sabahattin Ali Ve Aziz Nesin’in Yaptığı Kavga

Dergi de Kimin Yazısının daha çok okunduğuna dair Sabahattin Ali Ve Aziz Nesin’in Yaptığı Kavga

Dergi de Kimin Yazısının daha çok okunduğuna dair Sabahattin Ali Ve Aziz Nesin’in Yaptığı Kavga : Aziz Nesin Gerçek gazatesinde çalıştığı günlerde Esat Adil‘e haftalık bir gülmece gazetesi çıkarmayı önermişti. Bu iş için 700 Liralık bir sermaye gerekiyordu. Gazete 3 bin satacak ve ayda 300 lira gelir sağlayacaktı. Bunun 100 lirasını Aziz kendi aylığı olarak alacak, üst tarafı da partiye kalacaktı. Aziz Nesin o günlerde Beyazıt’ta oturan Rıfat Ilgaz’a uğruyor ve birlikte Unkapanı yoluyla Beyoğluna çıkıyorlardı. Genelde Türkiye Sosyalist Partisi’ne gidiyor sendikacılarla ahbaplık ediyorlar ve kahve içiyorlardı.

Nesin’le Ilgaz sendikacılara dergi konusunu açtılar. Onlar da kendi dertlerini dile getirecek bir derginin çıkmasını çok istiyorlardı. Parti üyeleri 10 ar lira verecek olsalar sermaye toplanmış olacaktı. Ama bütün çabalara karşın üyelerden ancak 260 lira toplanabildi. O iş yattı.

Sabahattin Ali bu girişimi duymuştu. Aziz Nesin’e ‘Bu dergiyi birlikte çıkaralım, sermayeyi ben veririm’ dedi. Derginin adı ne olacaktı? Aziz Gerçek’teki köşe yazılarından birine bir gün ”Markopaşa’ya şikayet” diye bir başlık atmıştı. İşçiler derginin adının Markopaşa olmasını önerdiler. Aziz Nesin’le, Sabahattin Ali o yaz bir akşam üstü Beyoğlu Balıkpazarında Cumhuriyet Lokantasında buluştular. Sabahattin Ali, Aziz Nesin’e şöyle dedi:

”Senin para durumun benimkinden bozuk. Eğer gazete 150 liradan az gelir getirirse bu paranın tümü senin olsun. 150 liradan fazla kazanırsa parayı bölüşürüz”. Anlaştılar ve Sabahattin Ali bu iş için 1000 lira vermeyi kabul etti. Ertesi akşam Tepebaşı’nda Cumhuriyet Gazinosu’nda buluştular. Sabahattin Ali gazetenin sahibi görünecek Aziz Nesin de yazı işleri müdürü olacaktı. Sabahattin Ali, Aziz Nesin’i çok heyecanlı bulduğu için onun bütün yazılarını gözden geçirecek, Aziz Nesin’de Sabahattin Ali’nin yazıları içinden seçtiklerini gazeteye koyacaktı.

İki gün sonra iki arkadaş Babıali’de yeniden bir araya geldiler. Aziz Nesin bu kez de gazetenin sahibi ile yazı işleri müdürünün aynı kişi olmasını önerdi. Sabahattin Ali, ”Tamam öyleyse” dedi. ”Bu işi ben üstleniyorum”. Sabahattin Ali’nin verdiği parayla hemen Vilayet’in karşısında İzzettin Hanı’nda bir oda tutuldu, bir afiş hazırlandı. Boş yere para gitmesin diye kağıtları da basımevine Aziz Nesin kendi taşıdı. Sıra 1. sayının hazırlanmasına gelmişti. Başyazıları Sabahattin Ali’nin yazması uygun görülmüştü. İlk sayıya ”İstiklal” başlığıyla bir yazı hazırladı. Konu Ürdün’ün Birleşmiş Mlletlere üyeliğiydi.

Yazının hiçbir mizah yanı yoktu. İlk sayı için belki de ağır bir yazıydı. Birinci sayfanın ortasında ”Bir dar gelirlinin istidası, Medeeed ya Recep Peker Meded! diye bir yazı yer alıyordu. Onu da Aziz Nesin yazmıştı. Ortada da Markopaşa’yı tanıtan bir yazı vardı. Derginin öteki sayfaları da çeşitli şaka ve gülmece yazılarla dolduruldu. Yazılar imzasızdı, kimini Aziz Nesin yazmıştı, kimini de Sabahattin Ali. İlk sayı 6 bin basılmıştı. Fiyatı 10 kuruştu. gazete Emek Basımevi’nde basılmıştı. Dağıtım işini o yılların en büyük dağıtım firması yapacaktı. Ama adam son dakika bu işi yapmaktan vazgeçtiğini bildirmişti. Aziz beyninden vurulmuşa döndü.

Dağıtım işi yapan 4 firmayı daha dolaştı. Hiçbiri Markopaşa’yı dağıtmayı istemiyordu. O sırada Sabahattin Ali telaşla gelip Aziz Nesin’e ”Markopaşa, hiçbir yerde yok. Niye gazeteyi dağıttırmadın. Battık!” dedi. Aziz Nesin, ”Telaş etme, şimdi çaresini buluruz” dedi. Tek çare gazeteyi doğrudan dağıtmakdı. Aziz kolunun altına ve tobaya 2 bin gazeteyi alıp sokağa çıktı. Zaten ince bir gazeteydi. Eminönü Meydanı’ na gelir gelmez Markopaşa diye haykırdı. Gazete kapışılıyordu. Köprüyü geçti. Karaköy’den Tünel’e çıktı. Bir yandan Markopaşa diye bağırıyor, bir yandan da tütüncülere gazete bırakmaya çalışıyordu.

Bir çoğu Abi bu gazete satılmaz diye Markopaşa’yı geri çeviriyor bazıları da denemelik 2,3 tane alıp koyuyorlardı raflarına. Taksim’e gelene kadar Aziz Nesin’in elindeki gazeteler tükendi.

Bunun üzerine hemen Cağaloğlu’na dönerek 2 bin gazete daha aldı onları da dağıttı. Geri kalan 2 bin gazeteyi de taşraya yolladı. Bir iki gün içinde satıcılarda tek gazete kalmamış, Markopaşa karaborsaya düşmüştü. Bütün satıcılar gazete istiyorlardı, ama artık yapacak bir şey yoktu. Sabahattin Ali de çok keyiflenmişti. Demek ki bu gazete tutacaktı. Hemen 2. sayıyı hazırladılar. 10 bin basıldı. O da kapışıldı. Sabahattin Ali yazıları, Aziz Nesin Yazıları kapış kapış okunuyordu.Devamını Oku


0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir