Çok Satan Kitaplar Derde Deva mı?

Çok Satan Kitaplar Derde Deva mı? Bosnalı bir kadın şair, yakılan her kitap Cehenneme pasaport demişti. Bilinçli kitap kıyımı üzerine kullanılan bu söz, elbette ki, çok şey anlatmaktadır. Ne varki Dijital çağın insan yaşamı gereksinimlerini ziyadesiyle karşılaması, her şeye bir çare bulması, okur ve kitaplar için de söz konusu oldu.

Sosyal Medya ve internetin olmadığı yılları düşünelim. Gerçekten de kitap okuyan kitap kurdu olanlar dışında, halkımızın genel anlamda çoğu şairleri, yazarları tanıdığını söylemek biraz abartılı olur. Kitap okuma oranının düşük olduğu ülkeler  (Pakistan, Gine, Haiti, Gambia, Senegal, Etiyopya, Somali, Nijer, Afganistan)  gibi ülkeler arasında maalesef biz de vardık.

Dijital Çağ

Gel zaman git zaman, İnternetin yaygınlaşması, ülkemizde bütün evlere başta bilgisayar ve ileri ki dönemlerde telefon ile ulaşması artık yeni bir başlangıcın da adımını attı. Facebook da çeşitli, Edebiyat ve Sanat Sayfaları açıldı, kitap sever editörler tarafından yönetilmeye başlandı. Ve bu sayfalarda çeşitli Şair, Yazar, Düşünürlerin sözleri, yazıları, resimleri paylaşılmaya başlandı.

Ülke geneli geniş bir takipçi sayısına ulaşan sayfalar, İstanbul’dan, Kars’a, Edirne’den Van’a, bir çok üye ve takipçiye sahip oldu. Sosyal Medya da, insanların boş vaktini değerlendirmesi, hobi amaçlı kullanması, edebiyat sayfalarının da buna dönük paylaşımlar yapmasını gerektirdi. Uzun ve akademik, detaylı yazılar okunmuyordu. Güzel bir resim üzerine kısa ve vurucu bir söz, çoğu takipçinin işini görüyordu.

Çok Satan Kitaplar

Çok Satan Kitaplar Derde Deva mı?

Artık, Sosyal Medya da ana sayfamızda uçuşan, bir şair resmi ve üstünde kendisine ait sözü sürekli dolaşımdaydı. Belki hayatında o şairin hiç bir kitabını, cümlesini, mısrasını dahi okumamış kişi, onun o sözü ile mest oluyordu. Neden daha önce okumadım diye hayıflanıyordu. Sosyal Medya ve İnternetin çoğu işletme ve kişiye yaraması gibi, çok kolaylıkla kitlelere ulaşılması sayesinde, Yazar ve Sanatçılara da çok büyük katkılar sağlamıştı.

Ama her mecranın kullanılması ve, yan etkileri olduğu gibi Sosyal Medyanın da yan etkileri vardı.

Okurlar, uzun ve detaylı yazılardan ziyade kısa ve albenisi olan sözlerle daha çok vakit geçirmeyi seviyordu. Ve bu doğrultuda sosyal medya da hareket ediliyordu. Bunu süreç işgüzar ve ticari pazarlamacı, edebiyat ve yayıncılıkla hiç alakası olmayan kişileri de heyecanlandırdı. Kitlelerin ihtiyacına göre strateji belirleyip hareket etmeye başladı.

İyi bir okurdan ziyade günü kurtarma derdinde olan çoğu kişi istenilen hedefti. Adı sanı belli olmayan, ordan burdan duyduğu sözleri değiştirip, intihal yapıp kendine aitmiş gibi yazan insanlar, ilaç gibi gelebilirdi.

Zaten, derdi nitelikli kitap basıp nitelikli insanlara ulaşmak olmayan, Yayınevinden ziyade Pazarlamacı olan işletmeler, albenisi yüksek, çiçekli böcekli kitap kapağı, sosyal medya da bolca reklamı, ve belirlediği strateji doğrultusunda hareket etmesi neticesinde, bütün emellerine ulaşmaktaydı.

Elli yıl önce Edebiyatımızın Usta Yazarlarının sözlerini, bu hırsızlar, kapasitesi yetmediği halde yazar olmaya hevesli şahıslar alıp, değiştirip, bir kopyasını yaratıp benim sözüm diye paylaşmaya başladı.

Çok Satan Kitaplar Devri

Artık Çok Satan Kitaplar, içeriğinin kalitesi ve yazarının üstün yeteneğinden değil, o kitabı basan yayınevinin Pazarlama konusunda ne kadar başarılı olmasıyla alakalıydı. Sokaktan çevirdiği adamın ne yazdığı artık hiç önemli değildi. Yazılan şeyin ne kadar iğrenç ve çocukça olmasıda önemli değildi.

Onu uzman pazarlamacıların doğru bir strateji uygulayarak, halka sunup, ticari yönden başarılı olması kurtarıyordu. İçeriği düşük, yazarının genel anlamda Kültürsüzlüğü değil, kitapları basanların Medya ve Reklam Gücü artık çok satan kitaplar kategorisinde işi baştan sona götürmeye yetiyordu.

İyi bir kitap okuyucusu çeşitli Kitapçılarda Çok Okunan Kitaplar rafına bakınca, ordaki ürünlerin, genel anlamda, Kapaklarının renkli, kitaptan çok bir aksesuar veya süs eşyasını andıran basılı kağıtların olduğunu hemen görebilirdi. Zaten artık kitap okumanın değil, kahve içerken, çay içerken bir tali eşya gibi yanına kitabı koymanın modası çoktan gelmişti.

Böyle bir Modanın hüküm sürdüğü zamanlarda da, artık iyi yazar ve iyi kitap yazmak değil, iyi bir pazarlama gücüne sahip yayınevlerinin borusu ötüyordu. Çünkü Yayınevinin Pazarlama ve Reklam stratejisi Edebi değeri sıfır olan bir karalamayı bile Çok Okunan Kitaplar arasına sokabilirdi. Böylece Yazarda Yayınevi de, çok büyük kazançlar sağlayabilirdi.

İlişkide Aldatmadan daha çok Acıtan 6 durum

Öğrendikten Sonra Bir Kuş Tüyü Gibi Hafiflemenizi Sağlayacak 6 Psikolojik Gerçek

Bir Erkeğin Sizi Sevdiğini Gösteren 5 İstemsiz Davranış

Kadın M.stürbasyonu Hakkında 7 Şaşırtıcı Bilgi

Karakter Analizi Doğum Ayına Göre Belirlemek

Mutlaka okunması gereken İnsan Beynini Geliştiren 7 Roman

Kadınlar C.nsellikte Hangi Burçla Uyumlusunuz İşte Cevabı?

Bir Erkeğin Gözünde Tatlı Görünen 5 Kadın Karakteri

‘Seni Seviyorum’ Demesinden Daha Anlamlı Küçük Ama Önemli 7 Şey

Cinsel Keşif ve Psikoloji Üzerine Son Yıllarda Çekilmiş En İyi 4 Film

Başladıktan Sonra Elinizden Bırakamayacağınız 5 Mükemmel Kitap

Ölmeden Önce Mutlaka İzlenmesi Gereken 5 Başyapıt Film

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir