Birlik Dergisi Yayın Politikası ve Takip Ettiği Çizgisi

Birlik Dergisi Yayın Politikası ve Takip Ettiği Çizgisi

Birlik Dergisi Yayın Politikası ve Takip Ettiği Çizgisi

Birlik Dergisi Yayın Politikası ve Takip Ettiği Çizgisi : Hapisten çıktıktan sonra Birlik Dergisi‘ne fikri yön verme bir zorunluk oldu. Çünkü bazı arkadaşlarımız Bulgaristan’da Razgat şehrinde meydana gelen olay bizi değil Bulgar vatandaşlarını ilgilendirir, bu Bulgaristan’ın iç işidir diyorlar, her ulusun ve bu arada Bulgaristan’ın da egemenliğine saygı göstermek gerektiği tezini savunuyorlardı.

Diğer bir kısım arkadaşlarımsa Razgar’da Türklere yapılan olayın Bulgar vatandaşlarını değil, Türkiyeli Türkleri
ilgilendirmesi gerektiğini söylüyorlardı. Şayet birinci görüş benimsenecek olursa bizim Razgat olayı dolayısıyla yaptığımız gösteri anlamsız oluyordu. İşte ortaya Türkiye milliyetçiliğinin tanımlanması gibi önemli bir sorun çıkmış oluyordu.

Bu sorun en büyük yansımasını bizim Birlik dergisinde gösteriyordu. Çünkü Birlik’e gönderilen yazılar arasında birbiriyle çelişir görüşler yer alıyordu, Örneğin Türk milliyetçiliğini Türkiye Cumhuriyeti sınırları içindeki Türklerin coğrafi kültür milliyetçiliği olarak anlayanlar olduğu gibi, siyasi sınırlar söz konusu edilmeden tarihsel ülkü birliğinde görenler de vardı.



Bu görüşlerin ortaya çıkmasında özellikle Tevfik İleri’nin Birlik gazetesinde yayınlanmak üzere o zamanlar “Atsız Yoldaş takma adını kullanan Fethi Tevetoğlu’nun Turancı iki şiiri vesile olmuştu.

Münakaşalar bir ara şiirin Turancı içeriğini unutturmuş, Atsız Yoldaş sözcüğünde yoğunlaşmıştı. Atsız Yoldaş takma adında Atsız sözcüğü Yoldaş’ın sıfatı niteliğinde ele alınırsa bu kişinin komünist olduğunu çağrıştırabilir. Yazı kurulumuz bu konu bir tartışma meselesi olmuş ve şiirde Fethi Tevetoglu’nun adı “Atsız’a Yoldaş” biçiminde düzeltilmişti. Fethi Tevetoğlu da uzun süre adını bu biçimiyle kullanmıştı.

Esasen Fethi Tevetoğlu o zamanlar yayınını durdurmuş bulunan Atsız Dergisi yazı ailesinden sayılabilirdi. Aynı durumdaki kişiler arasında Alparslan Türkeş ve Tevfik İleri’yi de sayabiliriz. Bu bakıma ben de bunlar arasında sayılabilirim. Ancak bunların arasında sayılmamamı gerektiren husus fikri bir ayrılık değil öznel, ailevi bir ayrılıktır.

Bu da o tarihlerde bu grubun lideri olan Nihal Atsız’ın ailece tanıdığım eşi Mehpare hanımdan boşanmasıydı. Benim Mehpare hanımın ailesine yakınlığım ve hürmetim Nihal Atsız’ın şahsına olan sevgimden daha fazlaydı. Birlik dergisinin beş kişilik yönetim kurulunda iki kişi (Adnan Cemgil ve Şevki Erker) coğrafi kültür milliyetçiliğini, buna karşılık üç kisi (ben, Adnan Cahit (Ötüken), Necmi) de tarihsel ülkü birliği görüşünü savunduk.

Konu MTTB genel yönetim kuruluna götürüldü. Orada beşe karşı altı oyla bizim tezimiz, yani tarihte ülkü birliğinin Türk milliyetçiliğine esas olduğu görüşü benimsendi. Bunun üzerine Cemil ve Erker yönetim kurulundan istifa ettiler. Bu boşalmalar nedeniyle kısa bir süre sonra ben de MITB genel sekreteri oldum. Gerek Birlik dergisi ve gerekse MITB, Türk milliyetçiliğini tarihte ülkü birliği” olarak anlayanların görüşünü yansıtır bir nitelik kazandılar.

Bunun üzerine şehir Tiyatrosunda Türkiyeli olsun olmasın bütün Türklerin temsil edildiği bir Türk Gecesi” düzenledik. Burada Kırım, Azerbaycan, İdil, Ural, Türkistan ve Anadolu Türkleri bölgesel ve ulusal, tarihsel, geleneksel giyim, şarkı, türkü ve oyunlarını sergiledik.

Ayrıca Birlikin her sayısında Türklerin şimdi ve geçmişte yaşadıkları ülkeleri tanıtmaya yönelik bir yazı dizisine başladık. Bu ara da o zamanlar Bulgaristan’daki türklere ait avukat Halil Yaver adın da bir kişinin kitapları çıkmaya başlamıştı. Ben bu kişi ile tanışmak ve dergiminde Bulgaristan Türklerine ait ondan yazılar almak gereğini duydum, rahmetli avukat Halil Yaver Bey’i buldum, konuşmalarıma da Halil Yaverin kitapları kendisinin yazmadığını kitapların kendisine ait olmayıp Habil Adem’e (Naci İsmail Pelister) ait olduğunu öğrendim.




Halil Yaver beni Habil Adem’le tanıştırdı. Hiç tereddütsüzce diyebilirim ki Habil Adem, tanıdığım en zeki insanlardan biridir. Ne yazıkki zekasını hatalı yollarda harcamıştır. 1932’de tanıdığım Habil Adem’le 1936-1930 arasında yakın ilişkim oldu. Bu suretle MTTB ve Brlik dergisi bir bakıma Atsız dergisinin devamı niteliğini kazandı.

Bu suretle ben bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek Turancılık, Türkçülük derken İrredantist (ilk defa İtalya’da kendini gösteren coğrafi sınırlar söz konusu edilmeden bir ırkın mensuplarını bir araya getirme) bir milliyetçi oldum. Oysa bu görüşlerin temel temsilcisi olan Ziya Gökalp’ı o yıllar daha okumuş değildim. Bu yıllarda önsözde adından söz ettiğim Azeri Ali Aran arkadaşımla bu konuları tartıştım. Bu konuda ilk bilgiyi ondan aldım

Kaynak: Abidin Nesimi – Yılların İçinden / Nöbetçi Yayınevi

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir