Aşık Veysel'in Şiir yazarken en çok İlham aldığı Ruh hali

Aşık Veysel’in Şiir yazarken en çok İlham aldığı Ruh hali

Aşık Veysel’in Şiir yazarken en çok İlham aldığı Ruh hali

Aşık Veysel’in Şiir yazarken en çok İlham aldığı Ruh hali : Büyük usta, ozan Aşık Veysel’in, türkülerini bestelemeden önce şiirlerini nasıl yazdığını ve en çok hangi ruh halinde ilhamın kendisine geldiğini samimi bir dille açıkladı. Şöyle demekte ulu ozan:

Herkesin kendine göre bir yazması, söylemesi var tabi. Kimisi irticalen, kimisi de düşünerek yazar. Ben hemen yazayım desem, yazamıyorum. Zaten yazı bilmem ki. Okuma da bilmem. Yazı nasıl olur, harflerin şekilleri nasıldır, bilmem. Çok küçükken babamın elinde bir kağıt gördüydüm. Nüfus kağıdı mıydı, yoksa senet miydi, kırmızı bir şeydi. Yazı olarak bir onu hatırlıyorum.




Acılı, düşünceli ya da sevinçli zamanlarım olur. Kendi kendime düşünürken içimde bir şey doğar. İşte bu doğuş şiir olur. Birkaç defa söylerim. Tamamlanır son şeklini alır. Sonra yakınlarımdan birine yazdırırım bunu. Eğer besteler, sazla söylersem aklımda kalır, unutmam. Bestelemediklerim pek aklımda kalmaz.
Nasıl olsa yazdırdım, artık ölmez, unutulmaz derim. Bazen okurlar onları, ben de dinler hazlanırım.

Kısaca ben içimden gelen doğuşla söylerim şiirlerimi. Yani ilhamla. İlhamın da ne zaman geleceği belli olmaz. Daha çok düşünceli olduğum zamanlarımda gelir.

(1967)

Aşık Veysel Hayatı

(Soyadı: Şatıroğlu) 1894’te Şarkışla’nın Sivrialan köyünde doğdu. Yedi yaşlarındayken geçirdiği çiçek hastalığı nedeniyle gözlerini yitirdi. Babasının aldığı bir sazla oyalanmaya başladı. Bir yandan da köye gelen aşıkları dinleyerek onlardan faydalanmaya çalıştı. İlk şiirlerini, saz çalmak için çağrıldığı Sivas’ta
söyledi.

O sırada Sivas’ta Milli Eğitim Müdürü olan şair Ahmet Kutsi Tecer’den büyük yardım gördü. Çevre ilçelere ve köylere gitti, kahvelerde saz çalarak şiirlerini okudu. 1940’tan sonra Arifiye, Hasanoğlan ve Çifteler Köy Enstitüsünde saz öğretmenliği yaptı. 21 Mart 1973’te öldü. Köyünde yaptırılan anıt-mezarda gömülüdür.

Buluş ve söyleyiş yönlerinden halk ozanlarının en güçlülerinden biri olan Aşık Veysel, son yıllara kadar köyle ve halkla ilişkilerini kesmemiş, görmediği halde eşsiz bir duyum gücüyle doğayı damarlarında duyarak sağlam şiirler söylemiştir. (Şükran Karadul)

Aşık Veysel Kitapları

Deyişler (1944), Sazımdan Eserler (1950), Aşık veysel/Hayatı ve Şiirleri (1963) (Bu kitaplardaki şiirlerle basılmamış tüm şiirleri, Ümit Yaşar Oğuzcan tarafından 1970’de yayınlanan Dostlar Beni Hatırlasın adlı kitapta toplanmıştır.

Kaynak: edebivizör editörleri tarafından Ahmet Köklügiller/Nasıl yazıyorlar kitabından kısaltılarak alınmıştır.




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir