1976 Arjantin Darbesi ve Kitaplara Uygulanan Zorbalık Dönemleri

1976 Arjantin Darbesi ve Kitaplara Uygulanan Zorbalık Dönemleri

1976 Arjantin Darbesi ve Kitaplara Uygulanan Zorbalık Dönemleri

1976 Arjantin Darbesi ve Kitaplara Uygulanan Zorbalık Dönemleri : Arjantin 20. yüzyılın önemli bir bölümünü dikta yönetimleri altında geçirdi; ülkede demokratik rejim ancak 1983’te kurulabildi. Ama kitaplara en çok Juan Domingo Peròn’un 1 Temmuz 1974’teki ölümünden sonra zarar verildi.

Peròn’un partisi bölündü ve Los Montoneros olarak tanınan hareketin, büyümekte olan sağ
kanada hiçbir zaman boyun eğmeyeceği belli oldu. 1976’da her beş saatte bir politik cinayet işleniyordu; her üç saatte bir bomba patlıyordu. Bu da doğal olarak ordunun işine geldi ve aynı yılın 24 Mart’ında İsabel Peròn devrildi. Askeri cunta kontrolü ele geçirdi.





Devlet terörü aracılığıyla sindirme yöntemleri kullanılarak bir baskı stratejisi uygulanmaya başladı. Tüm politik etkinlikler askıya alındı, sendikalar kapatıldı, grevler yasaklandı, meclis feshedildi, yüksek mahkeme kaldırıldı, gece klüpleri kapatıldı vb. Arjantin yakın tarihin en kanlı otoriterlik dönemini yaşarken dünya olan biteni ilgiyle seyretti. Profesörler, öğrenciler, sendika üyeleri ve yazarlar kaçırılıp öldürüldü. Los desaparecidos – gözaltındayken kaybolanlar- dönemi başladı; binlercesi yurt dışına, sürgüne kaçtı.

1976 Arjantin Darbesi ile Subaylar 2 Nisan 1976’da ahlaksızlıkla ve komünizmle mücadele için örnek olacak bir etkinlik düzenledi.

Üçüncü Kolordu’nun talim sahasında ordunun Còrdoba kentindeki kitabevlerinden ve kütüphanelerden el koyarak topladığı kitaplar yakıldı. Freud, Hegel, Marx, Sartre ve Comus’nün kınandığı bir bildiri okundu. 2003’te yayımlanan Un Golle a Los Libros [Kitaplara Karşı Bir Darbe] kitaplarında Hernàn Invernizzi ve Judith Gociol, sansür ve kitap yok etmeyle ilgili
olan olaylar hakkında elimizdeki en iyi çözümlemeyi sunar. Yazarlar diktatörlüklerin kültürü yalnızca toplumun bir kesimine boyun eğdirmek için değil, aynı zamanda tarihsel belleği sistematik olarak değiştirmek için de baskı altında tuttuklarını gösterir.

Örneğin, darbeden hemen sonra Arjantinli Amiral Emilio Massera, “kültürler ve karşı kültürler arasındaki bir savaş”tan söz etmiştir. Cunta sakin yıllarda bile aykırı kültürlerin kökünü kazımak konusundaki sertliğinden vazgeçmemişti. 30 Ağustos 1980’de kamyonlar Centro Editor de Amèrica Latina (CEAL) Yayınevi tarafından basılmış 1,5 milyon kitap ve broşürü, Buenos Aires’in Sarandi semtindeki boş bir arsaya döktü. Birkaç dakika sonra polisler La Plata bölgesi
Federal Yargıcı Hèctor Gustavo da la Serna’nın emriyle kitapların üstüne benzin dökerek ateşe verdi. Yargıç insanların kitapların çalındığını ve yakılmadığını düşüneceklerinden çekindiği için olayın fotoğraflarını çektirdi.

CEAL’i kuran ve kültürel etkinlikler düzenleyen José Spivacow olayı dehşet içinde izledi ama elinden hiçbir şey gelmedi. Spivacow, Buenos Aires Üniversitesi Yayınları, Eudeba çatısı altında Latin Amerika’daki pek çok kuşağın eğitimine katkıda bulunmuş, Cuadernos (Defterler), Wdiciones Previas [Ön Baskılar] ve Serie del Siglo [Yüzyıl Dizisi] gibi kitap dizileri yayımlamıştı.

Historia de Amèrica Latina en el Siglo XX [20. Yüzyılda Latin Amerika Tarihi], Historia
del Movimiento Obrero [İşçi Hareketi Tarihi], El Pais de los Argentinos [Arjantinlilerin Ülkesi] ve Los Hombres de la Historia [Tarihin İnsanları] gibi kitapları da o çıkarmıştı. Erich From’un Özgürlükten Kaçış’ını yayımlayarak bütün bir kıtayı sarsmıştı. 1958’den 1966’ya kadar Eudeba’nın yöneticisi olarak kaldı, 802 kitabı ilk kez, 281 kitabı yeniden yayımladı ve 11.461.032 kopya bastı.




”Yazar Graciela Cabal diktatörlük boyunca içinde bulunulan atmosferi şöyle özetledi. Başta korkuyorduk. CEAL’e gitmeden önce her defasında üst kattaki komşuma belirli bir saatte dönmezsem üç çocuğumu anneme götürmesini söylerdim. Ama aynı zamanda o terör ortamında çalışmaya da alışmıştık. Örneğin benim odamda yayınevine atılmış bir bombadan kalma bir delik vardı, ben de kağıtları onun yanına yığardım. Bir gün bir depodan aradılar, baskına uğradıklarını ve polisin yazı işlerine doğru geldiğini söylediler.

Hazırlıklarımızı yaptık, dosyaları attık, ajandalarımızı arka bahçeye sakladık, kağıtları yaktık. Komşulara mangal yapacağımızı söyledik, kağıtları dumandan kapkara olan banyoda yaktık.” Evlerimizdeki banyolar da simsiyahtı. Çok kitap yırtıp yaktım; bu, ömür boyu hiç atlatamayacağım şeylerden biridir. Bunu yaparken bir yandan da ağlardım, çünkü çocuklarımın görmesini istemiyordum, çünkü okulda bundan söz etmelerini istemiyordum, çünkü annelerinin kitap yok edebildiğini bilmelerini istemiyordum… Çünkü çok utanıyordum. Sarandi deposundaki kitaplar üç gün boyunca yandı.

Yetkililer kitap yakmaktan başka, en az ölçüde yıldırıcı eylemlere de başvuruyordu. Siglo XXl Yayınevi’nin merkezi mühürlendi, yayıncılar tutuklandı. Omar Estralla’nın Tucumân’daki kitabevi To Be talan edildi. Guillermo Schavelzon’un Galerna Yayınevi bombalandı. Saygın kitabevi Trilce’nin sahipleri Horacio Gonzàles ve İsabel Valencia 24 Mart 1976’da kaçırıldı. Yazarlar, yayıncılar, editörler, kitapçılar, hatta düzeltmeler kaçırıldıkça kaybolanların listesi
her gün uzadıkça uzadı.

Ceal editörlerinden Daniel Luaces alçakça bir cinayete kurban gitti, yayın sekreteri Graciela Mellibovsky ile CEAL teknik editörü Héctor Abrales, çevirmen Diana Guerrero Ve daha nice insan ortadan kayboldu. Askerler ev ev yasak kitap arıyor, bulduklarını hemen imha ediyordu. 1983’te Başkan Raúl Alfonsin’in kurduğu Kaybolanlar İçin Ulusal Komisyon (CONADEP) “Bir Daha Asla” başlığıyla bir rapor yayımladı:

Cumhuriyetin anayasal başkanının bize verdiği görevi üzüntü ve acıyla yerine getirdik. Bu çok güç bir işti, çünkü kanıtların kasten silindiği, tüm belgelerin yakıldığı, hatta binaların yıkıldığı bir süreçte, karanlık bir bulmacanın parçalarını olaylardan yıllar sonra bir araya getirmemiz gerekiyordu. Örneğin 2000 yılında bir binanın bodrumunda cuntanın dört bin sayfa tutan belgeleri dikta rejiminin yarattığı kültür yıkımının boyutlarını gözler önüne seren tam bir
suç arşiviydi. Arjantin yayıncılığındaki tahribat o boyuttaydı ki bir sektör silinip gitti.

Kaynak:Fernando Baez-Kitap Kıyımının Evrensel Tarihi/Can Yayınları

[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir