Troçki'nin Hayatı ve Ölümü Hakkında Detaylı İnceleme

Troçki’nin Hayatı ve Ölümü Hakkında Detaylı İnceleme

Troçki’nin Hayatı ve Ölümü Hakkında Detaylı İnceleme

Troçki’nin Hayatı ve Ölümü Hakkında Detaylı İnceleme : Bilindiği üzere hele Marksist Teori meraklıları ve teorinin pratiğe geçiş süreci için; direk Rusya ve Bolşevik Devrimi ilk akıllara gelir. Çarlık Rusya’sının Lenin tarafından yıkılışı ve 1914’te Ekim Devrimi ile yeni bir İşçi Sınıfı iktidarı ağırlıklı bir Sosyalist Sistem inşası söz konusudur Rusya’da.

Lenin ve Bolşeviklerinin mücadeleleri, Marksist İktisadın Rusya’da inşası ve yepyeni bir ulus yaratmak gayesi, uzun bir konu olduğu için direk kısa bir bilgiden sonra Lenin sonrasında Stalin ve Troçki arasındaki iktidar mücadelesi ve Troçkinin ölümü tarih sayfalarına geçmiştir.  Konuyu kısa detayı ile aktarmadan önce yazar Mina Urgan’ın, Bir Dinazorun Anıları kitabından Troçki ile karşılaşma anısını buraya alıp sonrasında devam etmek istiyorum. 



Troçki’nin Hayatı ve İstanbul Süreci

”Troçki Büyükada’da, Nizam caddesinde, bahçesi denize kadar inen bir konakta otururdu. Sokaklarda hiç gezmezdi. Ama neredeyse hergün sandalla balığa çıkardı. Günün birinde, açıklarda yüzerken, bir de baktım Troçki’nin sandalı. Başında ve kıçında elleri tabancalı iki Rus korumacısı oturduğu için, bu sandalı uzaktan görsekte tanırdık.

Ortada da, kürek çeken Rum balıkçıyla, elinde oltası Troçki otururdu. Hemen sandala doğru yüzdüm, kenarına tutundum ve Troçki ile neredeyse burun buruna geldik. Korumacılarından biri ”git, git” dedi. (Rus şivesiyle ”get, get” demişti aslında.) Ben, yorgunluğumu bahane ederek sandalın kenarına biraz daha tutunmak, Troçki’ye biraz daha bakmak istiyordum.

Ama korumacı, tabancanın kabzasıy-la parmaklarıma vuracakmış gibi, silahı havaya kaldırınca, ellerimi çektim. Demek ki, bir suikastten öyle korkuyorlardı ki,  denizde, dolayısıyla silâhsız, bir kız çocuğundan bile kuşkulanıyorlar, onu bile yaklaştırmıyorlardı Troçki’nin yanına. Bu büyük adam, hiç oralarda değilmiş
gibi, bana soğuk gözlerle bakacağına, “bırakın çocuk sandala çıksın, biraz dinlensin” deseydi ne güzel olurdu.

Benimle biraz Fransızca konuşsaydı; Fransızcayı nasıl öğrendiğimi, nerede okuduğumu filan sorsaydı; hattâ yüzümü gözümü kurulamam için bir havlu uzatsaydı, ne güzel olurdu. Benim onu öldürmeyeceğim besbelliydi. Ama yıllar sonra, Meksika’da, eve aile dostu olarak rahatça girip çıkan Ramön Mercedes ya da o adı kullanan bir katil,  kolayca öldürdü Troçki’yi. Hem de bir buz kırma aletiyle başına vura vura.”

Troçki’nin Ölümü Üzerine

Leninizm ilkeleri ve kendisi nazarında en yetenekli kişi ve dahası ilk kuruluş yıllarında Dış Politikalar sorumlusu halk komiseri Troçki idi. Bu güzel günler Troçki için uzun sürmedi. Leninin vefatından sonra kendisi ve bir diğer en etkili kişi Stalin ile aralarında telafisi mümkün olmayan büyük bir ideolojik farklılıklar meydana geldi.




Bolşevik Rusya’nın ikinci lideri Stalin, kendisini bütün görevlerinden alıp sürgün etti. Dünya geneli bir çok ülkeye giden Troçki ülkemiz Türkiye’de de bulundu. Ülkemizde Troçki’nin evi büyükada sınırları içindeydi. Rusya dışında olması onu SSCB ve Stalin ile mücadelesinden alı koymadı. Çeşitli yazılar, makaleler ve kendi görüşünün Stalin iktidarından daha
doğru olduğu tezi ile sürekli bir didişme hakimdi.

Ne var ki, o dönemler Alman Nazilerinin Dünya geneli yayılmacı politikası Rusya’yı da içine alıp onlara doğru yönelmesi ile belki de bu eski iki yoldaş Stalin ve Troçki arasında da artık en büyük kimin olduğunu belirledi. Alman Nazilerine karşı Stalin Rusya’sı Savaşta başarı sağlayınca Stalinin iktidarı artık halk
nazarında da sarsılmaz bir kuvvet sağladı. Tabi bu Troçki ve onun taraftarları için hiç de iyi olmadı.

Bu durum Stalin’in egemenliğini sağlamlaştırma anlamı taşıyordu. Elbette, o süreçte Troçki’nin Stalin ve onun politikaları üzerine eleştirici yazıları, kendisini İktidar tarafından Nazi İşbirlikçisi ilan etmeye
kadar götürdü.

Ve SSCB karşıtı herkesin yok edilmesi gibi onunda artık yok edilmesi gerekiyordu. Stalin ve yoldaşları Troçki Cinayetinde zerre kadar ilgilerinin olmadığını ifade etse de mantıksal bir kurgu olayın içine onları da çekme aşamasına sürüklenebilir.

Lev Troçki bu süreçler içerisinde, ülke ülke gezip en son kendisini Meksika’da bulmuştu. Artık belki de hayatının son zamanları Meksika’da geçecekti ki zaten öyle de oldu. Ünlü Ressam Frida Kahlo ile de bu süreçte tanışıp, aralarında yakınlaşma da söz konusu olmuştu. 1940 yılında Ramon Mercader adında İspanyol biri gazeteci kılığına girip kendisi ile söyleşi üzerine evine gidip, onu öldürmek girişiminde bulundu.

Troçki'nin Hayatı ve Ölümü Hakkında Detaylı İnceleme

Troçki’nin Hayatı ve Ölümü Hakkında Detaylı İnceleme

Mercader, eline aldığı kazma ile Troçki’nin başına vurup onun ağır yaralanmasına neden oldu. Daha sonraları Mercader’in, Stalinist bir sempatizan olduğu ortaya çıktı. Başına almış olduğu darbenin etkisi ile bilinci kapanan Troçki, ertesi gün hayatını kaybetti. Bu Kızıl Ordu’nun kurucusu olan adam, Stalin ile giriştiği iktidar mücadelesini hayatı ile ödedi.

Çoğu Sosyalist ve Stalinistler için, Troçki’nin öldürülme olayı, Emperyalist bir yalan ve SSCB iktidarı için bir karapropaganda diye ilan edilse de, Stalin’in iktidarı boyunca demir yumruğunu masaya vurmaktan hiç çekinmediği ve kendisine muhalifleri diğer başka liderler gibi ortadan yok edip susturduğu da bir gerçek. Nazım Hikmet’in bile Şiirine konu olup, içtiği çorbalarında bile Stalin’in bıyığını görmek sanırım kendisi için ne tür bir profil çiziyor bellirleyici olabilir.

Yalnız şuda var ki, Alman Nazilerinin dünyaya yaydığı vahşet ve ırkçı politikaları karşısında yıkılmaz bir duvar olup, üstün bir mücadele sergileyen SSCB’nin başında da gene Stalin vardı. Onun ve Rus halkının Nazilere karşı verdiği mükemmel mücadele halı altına süpürülmeyecek kadar eşsizdir.

Troçki, Stalin, Lenin, Marksizm, Rus Çarlığı konusunda değişik ve çeşitli görüşlerden her insanın gerçeklik payı olsun olmasın bir sürü ortaya attığı tezler hakimdir. Rus Çarlığının devrilmesinde Yahudilerin parmağını olduğu ileri sürülmekte, Çarlığın o dönem ki politikaları Yahudiler üzerinde büyük bir baskı kurduğu anlatılmaktadır.

Dolayısı ile Bolşevik Devrimi ve Lenin’e Yahudilerin büyük bir desteğinin verildiği ve kendisinin Ekim Devrimi yapabilmesinin her türlü maddi manevi alt yapısı sağlandığı iddia edilmektedir. Kuşkusuz, bu söylentinin ne kadar gerçeklik payı vardır ve her söylenenin gerçeklik ya da yanlışlık payı bizi değil bu hususta derin araştırma meraklılarını ilgilendirir. Fakat bu iddiayı da belirtmek istedik.

Umarız sizlere bu yazımızda, 

Troçki’nin Hayatı, Troçki’nin Ölümü, Troçki ve Stalin Kavgası hususunda ilginizi çekebilecek bilgiler verdik.




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir