Seyit onbaşı'nın hikayesi hamallıktan ölen Milli Kahraman

Seyit onbaşı’nın hikayesi hamallıktan ölen Milli Kahraman


Atatürk bir gün Balıkesir’e geliyor, Seyit’i çağırtıyor. Balıkesir’in Havran ilçesinde yaşayan Seyit’in haberini almıştır. Askerler Atatürk’ün emri ile köyüne gidiyor kapısının önüne. Evde Seyit onbaşı’nın hanımı var sadece. Kendisini sorduklarında, çobanlığa gitti, odun getirmeye diyemiyor. Seyit onları yani askerleri akşam dağdan eve gelip kapı önünde görünce aha diyor, ormandan aldığım odunları öğrendiler beni tutuklamaya geldiler diyip kaçıyor.

Kaçarken, askerler de onun peşinden koşuyor yakalıyor dur diyor kaçma, bir şey yapmayacağız diyor. Seni Paşaya götüreceğiz diyorlar. O da hadi be diyor koskoca paşa beni ne edecek. Fakat söylediklerinin doğru olduğunu ısrardan sonra öğrenince, seviniyor elbette diyor. Fakat yoksulluk içinde yaşayan Seyit’in ne pantolunu var ne ceketi. Nahiye müdürünün yanına getirilen Seyit’e, müdür kendi ceketini veriyor amma. Seyit onbaşı uzun boylu olduğu için müdürün ceketi ona kısa geliyor ve emanet gibi durduğu belli oluyor. Ve ardından sahiden Atatürk’ün yanına getiriyorlar.

Atatürk diyor Seyit, iste ne istersen, sana vereceğim, sen Çanakkale Savaşı’nın kazanılmasında büyük emek harcadın, sana maaş bağlayalım.

Oda diyor Paşam ben maaş falan istemiyorum, vatan için yaptım ben görevimi, milletim için savaştım, hiçbir şey istemem diyor. Atatürk’te tamam diyor ve kalkmaya yakın, Seyit onbaşı ona kısık sesle paşam senden küçük bir ricam var sadece diyor. Atatürk’te hay hay nedir diyince; ormandan işsizlikten odun alıp getiriyorum, kömür yapıp Havran’daki aşçılara satıyorum. Fakat ordaki askerlere söyle bana karışmasınlar, biraz kanunsuz iş yapıyorum der. Atatürk emir verir ve Seyit onbaşıya kimse sesini çıkaramaz odun toplarken. Devamını Oku




Click to rate this post!
[Total: 0 Average: 0]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir