Sessizlik Kuleleri Hangi Din İnancı İçerisinde Yer Alır

Sessizlik Kuleleri Hangi Din İnancı İçerisinde Yer Alır

Sessizlik Kuleleri Hangi Din İnancı İçerisinde Yer Alır

Sessizlik Kuleleri Hangi Din İnancı İçerisinde Yer Alır : İnsanoğlu, hayata merhaba deyip, varlığı ile evreni çok eski zamanlardan beri doldurmuştur. Kutsal kitaplar ve Bilimsel Antropolojik, Arkeolojik çalışmalar insanlığın ilk çıkışını çok eskilere kadar götürmektedir. Dünyanın, en zeki ve yaşamın sadece ona ait olduğunu düşünen insanlar, geçmişten geleceğe zaman şeridinde çok çeşitli yaşam biçimleri ve inançları ile de yer almışlardır. Biz de sizler için bu yazımızda geçmişte çok popüler olan Zerdüştlük dini içerisinde yer alan Sessizlik Kulelerini kısaca anlatmaya çalışacağız



Sessizlik Kuleleri ve Zerdüştlük

Sessizlik Kuleleri (Ölü Kuleleri) Bu Kulelerde Zerdüşt inancına sahip eski kavimlere aittir. Zerdüştler ise ilk kez Tek Tanrı ve yaratıcı kavramını ortaya atan insanlar. Dualizmden kaynaklı, çoğu kişi onları Çift Tanrılı görür ”Yanılarak”. Ölülerini onlarda ne yakar ne gömer ne de herhangi bir nehire, suya atarlar. Yaptıkları bir kulenin üstüne koyar, ve orda yırtıcı kuşlar tarafından yenip yok olmasını sağlarlar.

Keza onlarda insanın yaşamın içinde çok kirleneceği inancı hakimdir. Kirlenen bir insanın doğal olarak her şeyi, her yeri de kirletmesi söz konusu olacaktır. Hele bu dünyanın temel taşları arasında sayılan, toprak, su, hava gibi. İşte bu yüzden zerdüştler ölülerini toprağa gömmek, yakmak ve suya atmak yerine Sessizlik Kulelerini tercih etmişlerdir.

Ölen birisi kendi merasimlerine göre bir çeşit çalışmalardan sonra, bekleme odasına konarak günümüz merasim töreni şeklini alır. Orda ölenin en yakınlarının ve din adamlarının belirli dinsel ayini söz konusu olur. Daha sonra tören merasimi bitince, cesedi alan din adamları, yüksekce yapılmış olan bir tepe deki sessizlik kulesine götürürler.




Ki zaten bu kulelerin etrafında sürekli, yırtıcı kuşlar uçmaktadır. Çünkü sürekli insan cesetleri de onlar için bir velinimettir. Onlarla beslenirler. Ve Zerdüştler Sessizlik Kulesinde ölülerini yırtıcı hayvanlara yedirmek sureti ile işlemi gerçekleştirmiş olurlar. Ortalama bir yıl kadar sessizlik kulesinde kalan cesetler, çeşitli yırtıcı uçan kuşların yemesi ve çürümesi ile, neredeyse yok olur. Ve görevli din adamları bu geriye kalanlarıda tekrardan toprakla temas etmeyecek şekilde bir lahite atarlar.

Zerdüştler Ateşe mi Taparlar

Zerdüştler esasen, günümüzde ateşe tapan insanlar gibi anılsa da bu doğru değildir. Ateş onlar için önemlidir ama ateşe iman şekli gibi tapınmaları yoktur. Üstte de dediğimiz gibi, İran’ın eski kadim topraklarda bir çok uygarlıkta olduğu gibi düalizm çok yaygındır. İyi ve kötüyü temsil eden iki güç vardır. Ama esasen tek gerçek gücün iyi olduğu söz konusudur.

Hatta çeşitli evrensel bilim adamları, zerdüştlerin ilk kez tek yaratıcı kavramını ortaya atan ve tek tanrılığın onlar ile başladığını da belirtmektedir. Çok Tanrılı toplumların bir geçiş ayağı olduğu belirtilir Zerdüştlük için. Kavimlere ilk kez zerdüşt inancı ile evreni, çeşitli yaratıcıların değil, tek ve kudretli bir yaratıcı tarafından var edildiği aşılandığı belirtilir.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir