Şahi Topları İstanbul'un Fethindeki Topların Yapılışı

Şahi Topları İstanbul’un Fethindeki Topların Yapılışı

Şahi Topları İstanbul’un Fethindeki Topların Yapılışı

Bu yazı da siz değerli okurlar için İstanbul’un Fethi ve fethinde kullanılan Şahi Top konusunu inceledik. Paylaştığımız yazı o dönemde yaşamış 1. dereceden 1453 İstanbul’un fethi’ni aktaran en büyük kaynaktır. Bu yazıda okurlar şu soruların cevaplarını bulabilirler.  Şahi topu özellikleri,  Fetih 1453 Şahi Topu,  Şahi Topu Büyüklüğü, Şahi Topu nedir,  Şahi Topu Patlaması

Şahi Topları İstanbul’un Fethindeki Topların Yapılışı : En hafif en temiz ve en ince topraktan hazırlanan kil günlerce suyla ıslatılarak işlenecek kıvama getirildi. İyice ufalanmış keten, kendir ve bazı bağlayıcı ve bir arada tutucu malzemelerle özenle harmanlanıp karıştırıldı. Yekpare ve ayrışmaz bir kütle hazırlandı. Bu kütleden, çekirdek olarak kullanılmak üzere, kırk karış boyundaki yuvarlak, borumsu, uzun bir kalıp döküldü.

Uzunluğunun yarısı kadar olan ve taşın yerleştirildiği ön kısmın çevresi on iki karış. Votani (şifalı bitki, barut anlamında kullanılıyor) konulan arka yarının, yani kuyruğun çevresi, kalıbın et kalınlığına göre değişerek dört karış ve biraz daha fazlaydı. Birinci kalıbı içine almak üzere, kılıf görünümünde, içi tamamen oyuk, iki kalıp arasında belirli mesafe bırakacak şekilde daha geniş ikinci bir kalıp hazırlandı. İki kalıp arasındaki mesafe her yerde yaklaşık olarak aynıydı, bir karış ya da biraz daha fazlaydı ve aradaki boşluğa bakır dökülecekti.



Bu ikinci dış kalıpta birinciyle aynı malzemeden yapılmış, ancak her tarafından demirle desteklenmişti.

Dışından da dökülecek bakırın ağırlığını kaldırabilmesi ve kırılmaması için tahtalar. Toprak ve taşlarla desteklendi. Bakırı eritmek için kalıbın çok yakınında ve iki yanında, sağlı sollu iki sağlam ve dayanıklı ocak yapıldı. Ocakların içi ateşe dayanıklı tuğlalar ve iyi yoğrulmuş kalın kil tabakası ile örülmüştü. Dışları ise tamamen büyük, taşlarla örülmüş, kireç ve aynı işi gören başka malzemelerle güçlendirilmişti.

Ocaklara, denildiğine göre 1,500 talant ağırlığında bakır ve kalay konuldu. Ağızları dışında altları, üstleri ve her tarafları tamamen örtülecek derecede büyük miktarda kömür ve ağaç kütükleri ile kaplandı. Ocakların çevresine üç gün üç gece aralıksız hava üfleyerek aralıksız yanmayı sağlayan büyük körükler yerleştirildi ve sonunda bakır eridi, tamamıyla sıvı ve akışkan oldu.

Daha sonra ocakların ağzını açarak, onu tamamen dolduracak, iç kalıbı içine alacak ve yukarıya doğru bir karış taşacak şekilde erimiş sıvıyı borularla iki kalıbın arasındaki boşluğa döktüler. Top işte böyle yapıldı. Daha sonra metalin soğumasıyla iç ve dış kalıplar çıkarıldı. Her tarafı kazınıp özenle eğelendi ve top ışıl ışıl parlamaya başladı. (Şahi Topları) Topun yapılışı ve şekli işte böyle idi.

Şimdide nasıl çalıştığını anlatayım (Şahi Topları)

XXX. (1) Önce içine votani denilen şeyi koyarlar. İyice sıkıştırarak, bütün arka hazineyi ve birinci oluğu, taşın yerleştirileceği ikinci oluğun başladığı noktaya kadar tamamen bu maddeyle doldurulur. Sonra ikinci oluğa sert tahtadan yapılmış büyük bir kazık koyarak, iyice sıkışana ve votaniyi sımsıkı sıkıştırana kadar demir çubuklarla topun içine çakarlar. Kazık artık votaninin ateşlenmesi dışında hiçbir şekilde oradan çıkarılamaz.

Daha sonra taşı getirip, kazığa dayanana kadar topun içine iterler, etrafını sıkıca sararlar. Devamında topu, istenen hedefe doğru yöneltir, çeşitli teknik hesap ve orantılarla ayarını yaparlar, Sonra altına büyük özenle büyük kalaslar yerleştirir, ağırlık verebilmek için üstüne kocaman taşlar koyar, patlamanın şiddeti ile yerinden oynayarak hedefini kaçırmaması için, altından, üstünden, arkasından ve her tarafından iyice desteklerler.

Bunlardan sonra arkadaki küçük bir delikten votani tutuşturularak ateşlenir. Müthiş bir uğultu kopar, altındaki toprak çok uzak mesafelere kadar titrer ve kulakları sağır edici bir ses duyulur. Sonra, içeriden gelen sıcak ve kuru havanın ittiği kazık, muazzam bir şimşek gibi korkunç bir gürültüyle, etrafındaki herşeyi yakıp karartan alevler çıkararak önündeki taşı şiddetle iter.

Büyük bir hızla fırlatılarak surlara çarpan taş, onları iyice sallayarak yıkar. Saçılan parçalar etrafta bulunanları öldürür. Bazen bütün sur, bazen surun yarısı, bazen daha fazlası ya da azı, bazen bir burç. Bir korugan ya da bir barbata yıkılır. En kalın surlar da dahil olmak üzere, topun attığı taşların büyük hız ve şiddetine karşı koyabilecek, onlara dayanabilecek kadar dayanıklı ve sağlam hiçbir şey yoktur.

Eski kral ve komutanların sahip olmadığı, hatta tanımadığı bu top işte böyle inanılmaz ve tasavvur edilemez bir şeydir.

Sahip olsalardı eğer, kuşatmalarda hiçbir şey onları engelleyemeyecekti. Hiçbir şey onlara direnemeyecekti. En sağlam surları sarsıp yıkabilmek için bunca teçhizata ihtiyaç duymayacaklardı. Şehirler fethedip kaleler ele geçirmek için saldırı surları inşa etmek, hendekler kazmak, toprak yığarak korunaklar yapmak, lağımlar kazmak ve buna benzer bir sürü önlem almak için bunca uğraşmaları gerekmeyecekti.

Toplar karşılarına çıkan her şeyi temellerine kadar sarsarak yıkacak, herkes onlara boyun eğecekti. Ancak bu toplar eskiden yoktu. Almanların ve Keltlerin yeni bir icadı olup, yüz elli, belki de biraz fazla yıl kadar önce ortaya çıktı.




Çok zekice ve özellikle güherçile, kükürt, kömür ve çeşitli otlar gibi sıcak ve kuru malzemelerden oluşan votaninin bileşimi ve hazırlanışıyla karmaşık bir icattır. Yalıtılmış, sağlam ve yekpare bakır haznenin içinde oluşarak sıkışan kuru ve sıcak gaz, çıkabileceği tek yöne doğru baskı uygulayarak taşın büyük bir güçle fırlatılmasına, bazende bakırın çatlamasına neden olur. Bu makine (şahi top) için eski bir ad yoktur. belki elepolis ya da afetirion denilebilirse de günümüzde ona skevi (teçhizat) deniliyor. Top için bunları söyleyebilirim. Elimden geldiğince onu tarif etmeye çalıştım.

XXXI. (1) Sultan Mehmed, toplar konusunun istediği gibi hallolmasından sonra, topçulara, topları surların önüne getirilmelerini, en büyük ve en güçlü üç topu seçerek, önünde karargahını ve otağını kurmuş olduğu Mesoteihion’un karşısına yerleştirilmesini, suru bu noktadan dövüp yıkılmalarını emretti. Surun en zayıf ve dayanıksız kısımlarını seçerek diğer toplarıda karşılarına yerleştirmelerini istedi. Surlara aynı anda birkaç noktadan birden saldırılırsa, onları kolaylıkla ve fazla zorlanmadan yıkabileceğine inanıyordu. Ve gerçekten de öyle oldu. (Şahi Topları) surun önüne getirildiler ve surları sarsıp yıkarak kendilerinden bekleneni yaptılar.

Kaynak: Kritovulos Tarihi (1451-1467) Heyyemola Yayınları
Not: Kritovulos, İstanbul’un fethi ve o anlara tanık olmuş ve o dönemi yaşamış en sağlam, diğer tarihçilerin ondan alıntılar yaptığı Bizanslı Tarihçi kaynaktır.

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir