Pomak Nedir ve Pomakların Soy Ağacı Geçmişi Üzerine İnceleme

Pomak Nedir ve Pomakların Soy Ağacı Geçmişi Üzerine İnceleme

Pomak Nedir ve Pomakların Soy Ağacı Geçmişi Üzerine İnceleme

Pomak Nedir ve Pomakların Soy Ağacı Geçmişi Üzerine İnceleme:  İslam Ansiklopedisi’nde verilen bilgiye göre, Pomakların konuştuğu dilin Bulgarcaya yakın olmasından dolayı Bulgarlar onlara ”Bulgarca Konuşan Müslümanlar” veya ”Müslüman Bulgarlar” demekte iseler de bu tabirler oldukça yenidir. Çünkü Osmanlı kaynaklarında Müslüman Bulgar tabiri de Pomak tabiri de geçmemektedir.

Pomak ismine Türkçe eserlerde ancak 1877-1878 Türk-Rus harbinden sonra Balkanlardan gelen göçmenler dolayısı ile rastlanır. 1839-1840 senelerinde Balkanlarda araştırmalar yapan A. Bone, Bulgaristan’da Selvi ve Lofça bölgesinde köylerin bazılarına Pomak nahiyeleri dendiğini tespit etmiştir. Bundan da Osmanlıların bazı bölgelerdeki köy, kasaba ve nahiyeleri, Pomak diye nitelendirdikleri anlaşılmıştır. Dillerinde göze çarpan bir özellik de Türkçe ve Makedonca kelimelerin çokluğudur.



Pomak Nedir ve Pomakların Soy Ağacı Tartışmaları

Pomakların, Trakya’ya adını veren eski Traklardan gelmiş oldukları yönünde de görüşler vardır. Bulgarlar, onların Bulgarlıktan başka gösterilebilecek bütün kökenlilik iddialarına tepki vermektedirler. Pomak kelimesinin anlam ve kökeni üzerinde bilim adamlarınca varılan kanaatler de çok değişiktir. Bu konuda
ilk olarak araştırma yapan F. Kanitz, bu terimin Slavca ”pomoçi” (yardım etmek) kelimesinden türediğini söylemekte ve gerekçesinide, o toplumun fetihler sırasında Türklere yardımcı olduğuna dayandırmakta. Kanitz’i bu hükme vardıran asıl sebep, ırkçı bir yaklaşımla bakarak Pomakların fiziki yapılarını
Slavlara benzetmesidir. Halbuki kendisinden önce bölgeye giderek inceleme yapan Fransız bilgin ve siyaset adamı Lejan, aynı toplumu Müslüman Türk diye zikretmiştir.

Rumeliler bölümümüzün başlangıcında da belirtildiği gibi, Osmanlıların Rumeli’ye geçmelerinden çok önce de çeşitli Türk boylarının buralara gelerek yerleştikleri bilinmektedir. Özellikle Selanik ile Vodin arasında Türklüklerini muhfaza eden kütleler bulunuyordu. Ayrıca, yine Osmanlıdan önce 1345 yıllarına
doğru, Aydın-oğlu Gazi Umur Bey’in ve Saruca Paşa-oğlu Umur Bey’in komutasındaki Türkler, Rodop bölgesine nüfuz etmeye başlamışlar ve bölge, bir süre Umur-Eli adını almıştır.

1065 ile 1345 yılları arasında en az ikiyüzbin Yörük-Türkmen’in Anadolu’dan getirilip Batı Trakya ile Rodoplar ve Makedonya’nın çeşitli bölgelerine yerleştirildiği de tarihçiler tarafından dile getirilir. Ayrıca, çok daha önceden XI. Asırdan itibaren Kuman Türklerinin bir kısmının Pirin ve Vardar Makedonya’sıyla Rodoplara yerleşmiş olduğunu dikkate alan bazı tarihçiler, Pomakların o Kuman Türklerinin torunları oldukları kanaatindeler.

Kaldı ki, ille de Bulgar kökenli oluşlarında ısrar eden bilim adamları varsa, yine de Pomakların Türklüğü açısından bir şey değişmeyecektir. Çünkü 865 yılına kadar bir Türk devleti olan Bulgar Hanlığı ve bir Türk kavmi olan Tuna Bulgarları, o yıldan sonra Hristiyan oldular ve hızla Slavlaşmaya başladılar. Bu Slavlaşma bir asır içinde tamamlandı. 1000 senesinden evvel artık Bulgarlar arasında Türkçe unutulmuştu. Bulgar Türkleri, Slav ırkına dahil olmuş ve bugünkü Bulgarları teşkil etmiştir.

Demek oluyor ki, bu halde bile ırki köken meraklıları için değişen bir şey olmayacak ve Pomaklar tekrar asıllarına dönmüş olacaklar. Asıl önemli olan husus, Pomakların kendilerine verdiği Aharyani, adıdır ki; bu isim, Osmanlının kuruluşu ve Rumeli’nin fethi sırasında büyük hizmetlerde bulunan, Türk Ahi Teşkilatı’ndan gelmiş olabilir. Bu ihtimali kuvvetlendiren elle tutulur gözle görülür bir delil de vardır. O delil, Rodoplarda, Pomakların yoğun olduğunu bölgede Ahi Çelebi adında bir şehrin olmasıdır.

Pomak Göçleri





Bilinen coğrafi ve tarihi konumlarına göre Pomaklar, Bulgaristan’ın Rodop bölgesinde yaşayan Müslüman Türk kültürüne mensup, tarımla uğraşan bir topluluktur. 1371 yılında Çirmen Savaşı’ndan sonra, Trakya’nın büyük bir bölümü ile Rodop bölgesi, Osmanlıların eline geçince Oğuz boylarından Bozoklar ve
Çepnilerin bir kesimi bu bölgelere yerleştirilmiştir. Yerli halkın bir kısmı, bu Türkmenlerle tam uyum teşkil ederek müslüman oldular. Pomaklar bölgesinde, Oğuzların büyük kollarından birine ait olan Çepni (Çepino) isimli bir mıntıka vardır.

Pomak ismi ilk defa 19. asırda duyulmaya başlandı. Lofça, Plevne, Rodoplar, Makedonya, Selanik, Üsküp, Kosova, İşkodra çevrelerinde yaşayan Pomaklar, dindar müslümanlar olarak Osmanlı-Türk kültürünü tamamen benimsemişlerdir. Osmanlılar, 1877-1878 yıllarında Ruslarla yaptıkları savaşlarda zarar görmemeleri için Tuna boylarındaki şehirlerde bulunan müslümanların bir kısmını, İstanbul, Edirne ve Selanik civarlarına naklettiler. Bu arada kuzeyde bulunan Pomakların bir kısmı da güneye, Rodoplar, Makedonya ve Anadolu’ya geçtiler.

Panslavist ırkçılığının tehdiş siyaseti ve harpler yüzünden Bulgaristan ve diğer bölgelerden 600,000 Pomak göçe çıkmış, bunlardan ancak 150,000 kişi Anadolu’ya gelebilmiştir. 1877-78 Osmanlı-Rus savaşları sırasında Bulgar isyanlarının bastırılmasında, devletimizin saflarında çatışmalara katılan Pomaklar, Bulgarlar karşısında çok kayıplar verdiler. 3 Mart 1878 yılında Ruslarla imzalanan Ayastefanos antlaşmasıyla Tuna’dan Ege’ye kadar uzanan bölgede özerk bir Bulgaristan Prensliği kurulması ve Türk askerinin buradan çekilmesi kararlaştırılmıştı. Pomaklar bunu kabul etmediler. Bulgarlar ve Rus kuvvetleri, Pomaklara saldırdılar. Pomaklar Rodoplardaki diğer müslümanlarla birlikte aylarca düşmana karşı mukavemet ettiler.

14 Nisan 1878 tarihinde, yani Ayastefanos antlaşmasının daha kırkıncı gününde, Çirmen yakınlarında müslüman halkla Rus Kazak süvari birlikleri arasında ilk silahlı çatışma çıktı.

Rus-Bulgar yönetimine karşı ilk ayaklanma Rodop Balkanının kuzeyinde Filibe ve Tatarpazarcığı arasında oldu ve hemen bütün Rumeli’ye ve Rodoplara yayıldı. Müslümanlar, harekete siyasi bir güç vermek için geçici bir hükümet kurup başına Ahmet Ağa Timirski isminde bir zatı getirdiler. Ruslar, ayaklanmadan endişeye kapılınca anlaşmak arzusu ile müslüman milli hareketinin reisleri ile İstanimaka civarında bir araya geldiler. Görüşmelere Osmanlı idaresi temsilcileri de katıldı. Müslümanlar, Rusların anlaşma teklifini red ederek, biz Osmanlı idaresinden başka bir idare altına girmeyiz ve Osmanlı toprağında Rus askeri bulundukça silahlarımızı bırakmayacağız dediler. Ayrıca Rodoplular yabancı devletlerin İstanbul’daki elçilerine Hükümet-i Muvakkata (Geçici Hükümet) mührünü taşıyan muhtıralar vererek yukarıda belirtilen kararlarını bildirdiler.

Yukarıda bahsedilen baskılar neticesindeki göçler sonucunda, Pomakların bir kısmı Anadolu ve Trakya’daki topraklarımıza yerleşmiş olup, diğerleri ise halen sınırlarımızın dışında yaşamaktadırlar.

Kaynak: Hüseyin DAYI – Batıdan İthal Milliyetçilik ve Ötekileştirdikleri / Akis kitap Yayınlarından alınmıştır.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir