Olduvai İnsanları ve İnsanın İlkel Dönemlerine Yolculuk

Olduvai İnsanları ve İnsanın İlkel Dönemlerine Yolculuk

Olduvai İnsanları ve İnsanın İlkel Dönemlerine Yolculuk

Olduvai İnsanları ve İnsanın İlkel Dönemlerine Yolculuk : Vadinin dibindeki tortulu dip katmanı Yatak I’de ilk insangillerin iki türünün kemikleri ele geçmiştir. Dev çene kemikli ve kubbe kafalı Australopithecus boisei’ler göl çevresinde yaşıyorlardı ve yaklaşık bir milyon yıl önce soyları tükenmişti.

Bu yaratıkların 430 ila 550 santimetre küplük çok hacimli kafataslarının bulunmasına benzer örneklerin, avlarını öldürmeye ve doğramaya elverişli aletler yapabilen ellerinin olmasına karşın, dev çeneleri ve dişlerinin yapısı ile aşınma biçimleri, çalıların arasında oturup muazzam miktarlarda sert ve lifli sebzeler, fıstıklar ve tohumlar yediklerini gösteriyor. Bunlar herhalde avcı değillerdi.




Homo Habilis de orada oturuyordu. Bu kimselerin ince yapılı kafatasları ve daha küçük çene kemikleri vardı. Bulunan dört özgün fosil örneğine Twiggy (yedi dişi bulunan ezilmiş bir kafatası), George (dişler ve kafatası parçaları), Cindy ve Johnny’nin Çocuğu (eski çene kemiği ve diş fırçaları) adları verilmişti.

Bunların hepsi 1.9 milyon yıl önce gölün doğu kıyısında taze içme sularını tuzlu bataklığa döken nehirlerin yakınında ölmüşlerdi. Daha yakın bir tarihte kadın iskeletinin parçası da bulundu. Sadece doksan santim boyundaydı. Twiggy’nin akrabaları, Kuzey Kenya’da günümüzün Turkana Gölü’ne uzanan ıssız ve susuz Koobi Fora bölgesinin kuzeyinde bulundular.

Mary ile Louis Leakey’in oğlu Richard Leakey burada 1968’den beri üç yüzden fazla örneği dünya yüzüne çıkardı. Burası bir ana damardı anlaşılan. En ünlü fosil ise katalog numarasına göre 1470 diye anılan bir kafatasıdır. 1470 niçin o kadar önemli?

Bu kişinin 600 ila 800 santimetre küplük genişlemiş bir beyin hacmi olduğu için. Ayrıca 1470’in, Twiggy ile öbür Homo habilis örnekleri gibi,  çağdaşlarınınkinden (Australopithecus) çok üstünde ve günümüz insanlarınınkinin kafatası hacminin yarısı kadar bir kafatası hacimleri vardır. Belli ki bizimkilerin zekası çalışmaya başlamıştı.

Antropolog Ralph Holloway, bu fosil kafataslarının üç yüzlerinin lateks kalıplarını dökmek suretiyle beyinlerinin
dış biçimini ortaya çıkarmış, korteksin alın ve çeper bölümlerinin (beyni ayırt etmek, sınıflandırmak, düşünmek ve muhakeme yürütmek için kullanılan bölümleri) modern bir biçim almaya başladıklarını bildirmiştir. Twiggy ile akrabaları belki de ilerisi için plan yapma yeteneğini geliştirmişlerdi. 

Planlarını tartmışta olabilirler. Holloway’in kalıp içleri bu bölümün başında sözünü ettiğim on dokuzuncu yüzyıl nöroloğuna atfen Broca Bölgesi denilen bölümünde hafif bir şişlik gösteriyor. Broca Bölgesi, korteksin ağzı, dili, boğazı ve ses tellerini yöneterek konuşma sesleri çıkarttıran sol kulağın yukarısındaki bölümüdür. 1470’in beyniyle Homo Habilis’in öbür örneklerinde, bu bölüm şişmeye başlamıştı.

Kaynak: HELEN E. FISHER – Cinsel Aşkın Anatomisi / Varlık Yayınları kitabından alıntılanmıştır.




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir