Naram-Sin Kimdir ve Hayatı Hakkında Kısa ve Net Bilgi

Naram-Sin Kimdir ve Hayatı Hakkında Kısa ve Net Bilgi

Naram-Sin Kimdir ve Hayatı Hakkında Kısa ve Net Bilgi

Naram-Sin Kimdir ve Hayatı Hakkında Kısa ve Net Bilgi : Akad’ın daha sonraki bir dönemde tahta geçen kralı Naram-sin tarihte oldukça önemlidir. Kish kayıtları’na göre, Naram-sin Sargon’un oğullarından biriydi. Askeri ve idari zekasını bu ünlü kişilikten almıştı. Hükümdarlığı döneminde sanat oldukça gelişti. Dönemin unutulmaz ürünlerinden biri, Naram-sin’in
zaferlerinden birinin kutlamalarını yansıtan nefis şekilde yapılmış bir anıttır. Susa’da keşfedilen bu anıt, ( Naram-Sin Steli )Babil taş işçiliğinin gün yüzüne çıkan en mükemmel örneklerinden birisidir.



Naram-Sin Steli Konusu

Bir dağ halkıyla başarılı bir savaş yapılmıştı. Dikilitaş savaşçı kralın ordusunu dik bir inişten geçirip yıldızlarla çevrili büyük bir zirvenin tabanından dolaştırdığını göstermektedir. Düşmanları onun önünde kaçışmaktadır. Bir tanesi boğazına girmiş mızrağı kavramış şekilde yerde yatmaktadır. İki tanesi kayalıklardan düşerken, diğerleri merhamet için yalvarıyorlardır.

Fethedilen bölgenin bir kısmının orman olduğunu göstermek için ağaçlar çizilmiştir. Naram-sin’in elinde bir savaş baltası vardır. Başlığı boynuzlarla süslenmiştir. Bu yapıtın tümü çok canlı durur. Disiplinli birliklerin askeri duruşları, karşı tarafın ordusundan geriye kalanların kaçarken sergilediği ümitsizlikle büyük bir zıtlık oluşturmaktadır.

Bu dönemde Babil’in kuzey doğusundaki Samileşmiş dağlılar, şehir devletlerinin en saldırgan karşıtları oldular. Bunlardan en önemli iki tanesi ”Kutulular” veya Gutiumlular ile Lulubu’lardı. Naram-sin’in büyük imparatorluğu Sümer ve Akad’ın tümünü, Amurru ve kuzey Filistin’i, Elam’ın bir kısmını ve kuzeyde bir bölgeyi kapsıyordu. Naram-sin Basra Körfezi’nden Arabistan’a da girmiş ve diorit taşının çıkarılmasınıda sağlamıştı. Dikilitaşların birinde sami özelliklerine
sahip sakallı bir adam olarak resmedilmiştir. Hayatı süresince tanrılaştırılmıştır. Bu da yabancı fikirlerin getirildiğinin bir göstergesidir. Çünkü Sümerler, krallarına ve atalarına tapmamışlardı.

Naram-sin soyunun son büyük kralıydı. Ölümünden hemen sonra Akad’ın gücü parçalandı ve Sümer şehri Erech yeniden imparatorluğun merkezi oldu. Ama zafer kısa süreliydi. Yirmi beş yılın ardından kuzeydoğuda bulunan dağlardan gelen kızgın Gutiumlular, Akadlar ve Sümerleri silip süpürdü. Babil’de dahil olmak üzere bir çok şehri yıkıp yaktılar. Yaşananların izleri Yunan dönemine kadar Babil’den silinmedi.

Kaynak: Babil ve Asur Mitleri – Donald A. Mackenzie / Atlantis yayınları kitabından alıntılanmıştır.



[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir