Kharoon ve Ölünün gözüne Para Koymak Geleneği Tarihçesi

Kharoon ve Ölünün gözüne Para Koymak Geleneğinin Tarihçesi

Kharoon ve Ölünün gözüne Para Koymak Geleneğinin Tarihçesi

Kharoon ve Ölünün gözüne Para Koymak Geleneğinin Tarihçesi: Ölünün gözüne para koyarak yakma ritüeli, Antik Helenistik dönemden gelir. Onlarda, ölülerini yakarken gözlerine para koyarlar. Paragöz kelimesi belki ordan dilimize dolaşmış olabilir. Şaman ve Pagan gelenekleri gibi. Bundaki gayeleri de, ölüleri öteki aleme giderken, Ölüler Kralı Hades’e ruhlarını kayıkla karşıdan karşıya geçirirken ki, Kharoon’a verdikleri rüşvetidir. Sizler için bu ritüeli bire bire gerçek olarak mizahi bir öykü şeklinde ele aldık. Bakalım Hades ve Kharoon arasındaki anlaşma nasıl gelişti.




Truva filminde izlemiştim, savaşçı Hector öldükten sonra babası onu yakmadan önce gözlerine para koyuyordu, sanırım bizim sıksık telafuz ettiğimiz paragöz cümlesi o günkü Yunanlıların geleneği olan ölünün gözüne para koymaktan geliyor, nasıl hemen bir bağlantı kurdum ama? Rivayete göre, ölen kişinin ruhunu öteki tarafta kayıkla karşıdan karşıya geçiren Kharoon adında bir cimri varmış, para almadan kimseye yol vermez karşıya geçirmezmiş.

Kharoon ve Ölünün gözüne Para Koymak bizde ki Deli Dumrul 

İşte bu para ona rüşvetmiş. Bildiğimiz Deli Dumrul’un Yunanlısı diyelim kısaca. Ama Dumrul daha delikanlı kendi hesabına çalışırken, Tanrı’ya bile kafa tutarken, Kharoon Ölüler Ülkesi kralı Hades’in adamıymış. Kharoon önceden işsiz güçsüzken, Hades acımış, gel oğlum demiş sana bir iş vereyim. Ben yeni bir sektöre atıldım, şu dünya denen yeryüzünde ölenleri, Ölüler ülkesi kurdum oraya topluyorum.

Nakliyeci lazım bana, senide nakliyecim yapayım ölüleri taşırsın. Zaten Dünyadakiler benim bu yeni iş atılımımı bildikleri için, daha iş oturmadan kendi ayaklarımın üzerinde durana kadar bana destek olup, her ölenin gözüne para koyup bana gönderirler. Yeni iş teklifine sevinmesinin yanında kara kara düşünen Kharoon Hades’e tamam teklifini kabul ediyorum patron ama benim ehliyetim yok, nasıl nakliyecilik yaparım demiş?




Hades, lan demiş düşündüğün şeye bak? Yeğenim bu topraklar, ta mütareke zamanından beri bizim yedikuşak sülalenin. Bu topraklarda ben istemezsem kuş bile uçamaz. Seni bizim amcaoğlunun ehliyet kursuna göndeririz alırız sana bir ehliyet. Derken teklifi kabul eden Kharoonu Hades gerçekten amcasının oğlunun ehliyet kursuna göndermiş ve ehliyeti aldırmış.

Ölü Nakliyesi Zor İş

Tabi kolay olmamış bu ehliyet işi. Kharoon bütün sınavlardan kalıp başarız olunca, Hades kahrolasın la Kharoon diye diye onun yerine başkasını sınava sokmuş ve güç bela aldırmış ehliyeti, amcasının oğlu ile papaz ola ola. Lakin bir ehliyeti dahi sınavdan geçip alamayan Kharoon’a Hades pekte güvenmemeye başlamış. Bu şimdi nakliye yaparken kazada yapar. Bana bir sürü masraf açar. Sıfır aldığım kız gibi pikabımı hurdaya çevirir. Ben en iyisi bunu karayolu ile değil Deniz yolu ile çalıştırayım.

Arabamı sağlam ellere teslim edeyim. Akabinde Kharoon’a yeğenim demiş kara taşımacılığı zor iş, ben seni ezmek istemem. Sen önce Deniz Taşımacılığı ile başla zamanla iyice piştin mi daha iyi yerlere getiririm seni ve bir salı Kharoon’a zimmetleterek, ölü taşımacılığı için hayırlı olsun yeğen, rast gele demiş. Tabi Kharoon attan inip eşeğe binince bozulmuş. Patron biraz arabayı kullansam öğrensem ne iyi olurdu dese de, Hades kesip atmış. Maaş konusunda da mütabık olan ikili başlamışlar böylelikle işe.

Yani bizim yeryüzündeki şu para yer altında da meğer nelere kadirmiş? Biz yeryüzünde imamlardan dert yanarken yerin altında bu işin piyasası bile varmış. Bari oldu olacak ölen meftanın çorabının arasına birde bir paket birinci koysalarmış pekde makbul olurmuş ya. En azından efkarlanınca yakarmış bir tane, öteki tarafta Cennete değilde Cehenneme düştü ise şayet.

Tabiî ki üst araması yoksa diyicem ama, çıplak geldik, çıplak gideceğizi hatırlayınca meftanın haline üzülmemek elde değil. Gerçi bizim insanımızın öyle geleneği yoktur şükür. Zaten olamazda, ölenin gözüne para koysak bir anda dirilir. Bu topraklar ona müsaade etmez. Koskoca Hector’un adının Nişantaşında çıt kırıldım, yaptığı makyajdan dolayı yüzü sahiden görünmeyen bir kızın köpeğine koyduğu isim olarak, Hector buraya gel, Hector şımarma, Hector sen çok yaramazlaştın diye hafızalarımıza kazınabilir. Hey koca Hector heyy!!!

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir