Hammurabi Yasaları ve Dönemi

Hammurabi’nin hükümdarlığı başarılı olduğu kadar uzundu da. Tahta ne zaman çıktığı konusunda belirli bir bilgi yoktur. Bazıları M.Ö 2123 derken, diğerleri M.Ö 2000’den sonra olduğunu söylemektedir. Ama kırk üç sene gibi uzun bir dönem boyunca Babil’in kaderini kontrol etmiş olduğu kesindir. Ve Hammurabi Yasaları ile tarihe mal olmuştur. Bu yazımızda sizler için aşağıda belirttiğimiz konuları sunacağız.

  • Hammurabi Kimdir
  • Hammurabi Yasaları
  • Hammurabi Kanunları
  • Hammurabi Kanunlarının Özellikleri

Hammurabi kimdir dersek? Bir devlet adamı ve komutan olan Hammurabi antik çağın en büyük insanlarından biridir. Batı Asya’da hüküm süren ondan daha ünlü olan hiç kimse yoktur. Askeri
başarılarıyla o da çok gurur duyardı. Ama tanrıların bir kulu, adil bir hükümdar, halkının babası ve ”barış getiren bir çoban” olarak hatırlanmak isterdi. Kanunnamesinin giriş kısmında, kraliyetin yükünden bahseder ve hükmü altındakiler güvende olsunlar diye düşmanı yok ettiğini ve fethedilen yerlerde düşmanı
yönettiğini bildirir.




Gerçektende, halkının refahını sağlama endişesi en belirgin özelliğidir. Giriş kısmında ayrıca, Sümer ve Akad halklarını bağrıma bastım, demiştir. Benim korumamla kardeşlerinin yanına barış içinde gittiler. Bilgeliğimle onları destekledim. Hamurabi Yasaları‘nın yazılı olduğu dikilitaşını, güçlülerin zayıfı
ezmemesi, dul ve yetimleri teselli etmek ve yaralılara yardım etmek için dikmişti. ”Şehrin nazik kralı olarak ben yüce bir kralım” demişti.

Hammurabi Yasaları ile sadece yasa koyucu değil aynı zamanda yasaları uygulayanda bir yönetici idi. Yüce yargıçlık görevi ona aitti ve vatandaşları doğrudan ona başvurabiliyorlardı. Hiçbir dava onun için önemsiz değildi. En aciz insan bile eğer sıkıntısı krala iletilirse adaletin sağlanacağını biliyordu. Hamurabi
asillere ve halka eşit davranırdı. Kimseyi birbirinden ayırmazdı.

Rüşvetçi hakimleri cezalandırır, vatandaşları haksız valilere karşı korur, tefecilerin işlerini insafsız talepleri durdurabilmek için inceler ve vergi toplayanların işlerini nasıl yaptığını gözlemlerdi. Taktire şayan bir siyasi düzen altındaki adil yönetimin avantajlarını kullanmakla halkının kalbini kazandı. Ayrıca kendisini dini hoşgörünün örnek bir temsilciside kıldı.

Farklı toplulukların, farklı inandıkları tanrılara saygı duyar, soyulan tapınakları yeniler, cömertçe bağış yapardı. Böyle yaparak sadece o toplulukların dini düzenlerini kurmaları için gerekli olan fırsatı ve inanç özgürlüğünü vermedi, aynı zamanda vatandaşlarının maddi refahını da arttırdı. Çünkü tapınaklar kültür
merkezleri ve rahiplerde gençlerin öğretmeniydi.

Kazı yapan gruplar Sippar’da Hamurabi Hanedanlığına ait bir okulun izlerini keşfetmişlerdir. Öğrenciler okuma yazmayı öğrenir, aritmetik ve ölçme dersleri görürler, coğrafya çalışırlardı. Birçok profesyonel katip olmasına rağmen, kadın ve erkeklerinde dikkate değer bir kısmı özel ya da iş mektupları yazabiliyordu.




Kral Hammurabi hergün onlarca mektupla uğraşmak zorundaydı. Krallığındaki tüm valilerden mektuplar, raporlar, başvuru amaçlı yasal belgeler ve akrabaların gönderdiği kişisel mektuplar alıyordu. Detaylara özel ilgi gösterirdi. Bu nedenle Babil’in en meşgul adamlarından biriydi. Hergün E-sagila’da Marduk’a dua
ettikten sonra evine gelerek katiplerine mektuplar yazdırır, memurları ile görüşmeler yapar, yasal başvuruları dinler ve kendisine ait mallarla ilgili raporları dinlerdi. Tasvir edildiği heykellerde tipik bir iş adamı gibi görünür.

Kraliyetin yükünü hisseden bir yüz ifadesiyle zeki, kararlı ve mütevazi ama görevlerini incelikle yapmaya her zaman hazır. Detayları hemen fark etmesi hayal gücünü gerektiren büyük girişimleri algılama gücüne eş değerdi. Elam sınırlarından Akdeniz kıyılarına uzanan topraklardaki şehirleri eşit haklar ve barış sunan, ticareti geliştiren ve vatandaşlara doğru düşünmeyi ve doğru yaşamayı gösteren evrensel bir Kanunname’yle onları bir arada tutmak onun ne kadar zeki bir lider olduğunu gösterir. Hammurabi Kanunlarının özellikleri bu minvalde emsaldir.

Hammurabi eğer bir fethi adil ve iyi düzenlenmiş bir siyasi sistemi ve insanların maddi, ticari ve
manevi refahını bir bütün olarak sağlayan siyasi ölçüler sistemi izlemiyorsa gerekli olmadığını fark etmişti. Bu nedenle dikkatini her bölgenin doğal kaynaklarını genişletmeye verdi. Tarım gelişsin diye sulama kanalları ağını tüm ülkeye yaydı. Bu kanallar ticarete de yaradı. Çünkü kanallar ticaret ve mal taşıma işine de yarıyordu. Bu çalışmalarının sonucunda, Babil İmparatorluğun sadece yönetici merkezi değil, ticaret merkezi de yani Batı Asya’nın Londra’sı oldu.

Sonraki zamanlarda daha fazla artırılamayan bir zenginliğe ulaştı. Ayrıca Babil İmparatorluğu‘nun şöhretini ve nüfusunu kıskanan düşman devletlerin çabalarına rağmen, bu güzel şehir asla önemli pozisyonunu kaybetmedi. Babil’in Altın Çağı olan bu dönemde Hammurabi geniş bir kanal ve damar ağıyla iş yaşamının iyi kalpli yöneticisi ve geliştiricisi olarak diğer Mezopotamya şehirlerinden her zaman örnek gösterilmişir. Hammurabi döneminden Hristiyanlık döneminin başlarına kadar geçen iki bin yıl boyunca Babil şehri bir çok politik değişimin ortasında Batı Asya’nın Kültür ve Ticaret merkezi olmaya devam etti. Babil’in muhteşemliğine hayran kalan ve antikliğine saygı duyan Yunanlı bir bilgeden başka hiç kimse, Babil’i ondan daha güzel bir şekilde yüceltememiştir.




Hammurabi Kanunları

Babil ve yönetimi altındaki bölgenin sosyal yaşamı hakkındaki bilgimiz Hammurabi’nin Kanunnamesi ve ondan gelmektedir. Bu Kanunname’nin neredeyse eksiksiz bir kopyası 1901 yılının sonlarında De Mogan keşif heyeti tarafından Susa’da bulundu. Bu yasalar siyah diroit bir dikili taşın üzerine yazılmıştı.

Kanunlara uyan eski bir halka ait olan bu önemli yadigar üç parçaya bölünmüştü. Ama bu parçalar birleştirildiğinde, yazının çok fazla zarar görmediği anlaşıldı. Bir tarafında yirmi sekiz sütun, diğerinde on altı sütun vardı. Orjinal olarak yaklaşık 4000 yazıt dizesi vardı ama 300 dizeden oluşan beş sütun dikilitaşı taşıyan akıncının ismine yer açmak amacıyla silinmişti. Ne yazık ki bu isimde hiç yazılmamıştı.

Şu anda Paris’teki Louvre Müzesi’nde bulunan dikilitaşın üst kısmında Kral Hammurabi sağ elini kaldırmış şekilde E-sagila’nın zirvesindeki tahtında oturan güneş tanrısı Shamash’ı selamlar. İki figür de sakallıdır. Tanrının başında koni şeklinde başlık ve sol omzunun üzerinde dökülen bir kaftan vardı. Kralın ise yuvarlak bir şapkası ve yere kadar uzanan dökümlü bir giysisi vardı.

Hammurabi Yasaları içinde anlaşıldığı kadarıyla üç sosyal sınıf vardı. Biri toprak sahiplerinin, yüksek rütbeli subayların ve yöneticilerin olduğu aristokrasi, diğeri zengin tüccarların ve küçük toprak sahiplerinin olduğu özgür sınıf ve üçüncüsü ise kölelerin sınıfıdır. Zengin kişilere verilen para cezaları fakirlere verilenden daha fazladır. Davalar mahkemelerde görülürdü. Tanıkların doğruyu söylemeleri gerekliydi. ” Tanrı huzurunda ne biliyorlarsa onu söylemek” zorundaydılar.




Yalancı şahitler ağır ceza alırlardı. Eğer bir kişi büyük bir suçlamayla bağlantılı olarak sahte kanıt sunarsa ölüm cezası alırdı. Hakimlerle ilgilenen sert bir görevlide olurdu. Eğer bir kişi yetersiz kanıtla ama kendi isteyerek mahkum edilirse, o kişi cezalandırılır ve aşağılanırdı. Hırsızlık korkunç bir suç olarak görülürdü ve cezası ölümdü. Mütevellilerin ve bilgili kişilerin izni olmadan kölelerden ve fakirlerden birşeyler satın alanlar da hırsız olarak görülürdü.

Bazen suçlanan kişiye bir para cezası ödeyerek kurtulma şansı verilirdi. Kayıp eşyanın yerine konulması bir zorunluluktu. Yanlışlıkla kaybettiği bir malın sahibi eğer malını bu malı başka birinden aldığını söyleyen bir başka kişi de bulursa, bu durum mahkemeye taşınırdı. Mahkeme de satıcının hırsız olduğu kanıtlanırsa ölüm cezasına çarptırılırdı. Öte yandan, sözde alıcı da eğer kendi durumunu kanıtlayamazsa aynı muameleyi görürdü.

Bir haydut tarafından çalınan malın telafisini tapınak yapardı. Şehir içinde bir haydut tarafından öldürülen bir kişinin varisleri için telafi yerel yönetim tarafından yapılmak zorundaydı. Dişe diş, göze göz hakimdi.

Kaynak: Babil ve Asur Mitleri- Donald A. Mackenzie/ Atlantis Yayınları




[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir