Haçlı Seferleri Nedir ve Sebepleri Nelerdir

Haçlı Seferleri Nedir ve Sebepleri Nelerdir

Haçlı Seferleri Nedir ve Sebepleri Nelerdir

Haçlı Seferleri Nedir ve Sebepleri Nelerdir : Bu yazımızda Haçlı Seferlerinin sebepleri ve klişe, alışılmışın dışında Hristiyan toplumundan daha farklı boyutlarını sunacağız. Haçlı Seferleri nedir dersek, kısaca Hristiyanlığı iç ve dış tehditlere karşı korumak adına yürütülen Hristiyan kutsal savaşının bir çeşididir. Onu diğerlerinden ayıran yön, onun pişmanlıkla olan ilgisi ve otoritesini İsa adına Papadan almasıdır. Haçlı seferlerine katılan herkes, halk önünde kişisel tövbesinin bir parçası olarak yemin ederdi.




Karşılığında ise ona, görevi kolaylaştırmak adına geçici bazı ayrıcalıklar ve endüljans bahşedilirdi. Haçlı seferleri iki dönüşüme sebebiyet verecekti. Bunlardan ilki askeri tarikatler (ki bunların mensupları devamlı haçlılar değillerdi. Hristiyan dünyasının savunusu için bir süreliğine gelirlerdi. Bazen kendi tarikat-devletlerinden bağımsız da hareket ettikleri de olurdu) ve Haçlı birlikleri ( bunlar da, kendilerine Haçlılara tanınan ayrıcalıklar verilen bazı cephe güçlerinin ittifakı ile oluşurlardı).

Bugün tarihçilerin tümü değilse de büyük çoğunluğu, Haçlıların Doğu Akdeniz bölgesinden başka yerlerde de (İber Yarımadası, Baltık Bölgesi, Doğu Avrupa, Kuzey Afrika ve Batı Avrupanın içleri) savaştıklarını kabul etmektedir. Düşmanları sadece Müslümanlar değildi. Aynı zamanda Moğollar, Pagan Baltık Halkları, Ortodoks Yunanlılar, Ruslar ve Papalığa karşı olan çeşitli heretik hareketlerdi (ki bunların Kilisenin çıkarlarını tehdit ettiğine, yani Tanrı’ya isyan ettiklerine inanılırdı.

Haçlı seferleri Papalığın bir icadı idi. Haçlılar, İsa’nın askeri olarak, papalar tarafından göreve çağrılırlardı.

İsa’nın temsilcileri olarak sahip oldukları mevki, onlara Hristiyan savaşı açmak için meşru yetkiyi sağlamaktaydı. Papanın görevlendirdiği vaizlerce askere alınırlar ve endüljansları ancak, finansal olarak da bağlı oldukları papa tarafından sağlanabilirdi.Tövbekarlar ve savaş hacıları olarak onlar, geçici kilise
çalışanları kabul edilir ve kilise yasalarıyla bağlı sayılırlar, böylece kilisenin yargısına tabi olurlardı. Bu şekilde kilise onların davranışları üstünde belli bir denetime sahip olmaktaydı.

Son demlerinde aydınların nefretini kendine celb etse de, Haçlı seferleri çok uzun bir zaman dilimine yayılmıştır. (11. yüzyıldan 18. yüzyılın sonuna değin) Şiddetin dindarlıktan kaynaklandığına inanmayan Aydınlanma eleştiricilerinin mirasçıları, Haçlıların seküler kaygılarca yönlendirildiklerini düşünmektedirler. Bu tavırlar 19. yüzyılın Emperyalistlerinin, Avrupanın Yayılmasını, başlatan ve insanlığa büyük yararı dokunan hareketler olarak gördükleri haçlı seferlerini övme yarışına girdikleri bir döneme rastladığından, destekte bulmaktaydı.

Bugün dahi maddiyatçı açıklamalar güncelliğini koruyor denilmekteydi. İlk Haçlı seferlerinin, genel itibari ile büyük çaplı yağma harekatları olduğu ve zaten batılı şovalyelerin İspanya’daki akınlar sebebiyle, bu duruma aşina oldukları iddia edilmekte. Ya da haçlı seferlerinin sömürgeliştirme girişimi oldukları, asıl amaçlarının yerleşecek toprak olduğu savunulmakta. Veya bunun aslında ekonomik bir güvenlik vanası işlevi gördüğü söylenmekte. Bunu da insan sayısı ile düzenlemek gerekiyordu

NÜFUS AZALTMA

Bu son görüşe göre, artan nüfusun baskısıyla topraklarının bölünebileceğinden korkan toprak sahiplerinin bunu engellemek için bazı tedbirlere başvurmuşlardı. Bu tedbirler ise toplumsal düzeni bozmakta ve hiçbir beklentisi olmayan yoğun bir genç erkek nüfusunu netice vermekteydi. İşte bu seferler macera, ganimet
ve deniz aşırı topraklar arayan bu nüfusu kendine çekmekteydi. Böylece sayıları çok fazla olan bu insanlar, nadide ve aranılır olmaya özendirilmekteydiler.

Haçlı seferleri bu insanların ailelerinin omuzundan büyük bir yükü almaktaydı. Her ne kadar zamanında bir kısım Fransız tarihçi haçlı seferlerinin özünde yatanın köylülerde ve kentli proleteryada ortaya çıkan kolektif peygamberi, eskatolojik vecd hali olduğunu ileri sürdü ise de kendilerine pek taraftar bulamadılar.

Kaynak: edebivizör editörleri tarafından Tarih boyunca Avrupa’da savaş ve barış-Anja V. Hartmann&Beatrıce Heuser/Etkileşim yay. kitabından kısaltılarak alınmıştır.




0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir