Gürcü-Ermeni Savaşı ve Tarihsel İlişkilere Bir Bakış

Gürcü Ermeni Savaşı ve Tarihsel İlişkilere Bir Bakış

Gürcü Ermeni Savaşı ve Tarihsel İlişkilere Bir Bakış

Gürcü Ermeni Savaşı ve Tarihsel İlişkilere Bir Bakış : Gürcistan’ın Ahıskalılar’ı geri çağırmasını kabul edilemez olduğunu açıklayan Ermeni Diasporası. Dört maddelik bir bildiri yayınladı. Bildiride tarafların selameti için şu maddelerin göz önünde bulundurulması istendi. Türkler’in geri dönüşü bölge güvenliğini zora sokacak. Geri gelen Türkler, Türkiye ile birleşme çabalarında bulunacağından dolayı Gürcistan’ın toprak bütünlüğü elden gidecek. Bölgede yaşayan Ermeniler ve Gürcüler yeni gelen Türkler’i kabul etmeyip yeni bir etnik çatışma başlatacak ve ikamet sorunu olacak.

Gürcü analistler ise bölgede zaten Ermeniler’in toprak bütünlüğüne yönelik sorun oluşturduğunu belirterek bu açıklamayı şaşkınlıkla karşıladılar. Diasporanın açıklaması yeni bir gelişme değil. Çünkü uzun yıllardan beri bölgede yaşayan Ermeniler Tiflis yönetimi için çeşitli sorunlar oluşturmuş. Ve bölgede etnik çatışma hazır hale gelmişti.

Bölge Ermeniler tarafından Büyük Ermenistan’ın bir parçası olarak nitelendirildiğinden dolayı bu konuda hassasiyete sahip olan Gürcüler’in ilk çatışması Gürcü Ermeni Savaşı 1918 yılında gerçekleşmişti.





Osmanlı İmparatorluğu Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın Azerbaycan ve Dağıstan’ı kurtarmak için kurduğu Kafkas İslam Ordusu’nun kontrolüne geçen bu topraklar. Birinci Dünya Savaşı’nın kaybedilmesinden sonra elden çıkmış. Ve dönemin Gürcistan ve Ermenistan Demokratik Cumhuriyetleri arasında savaşa sebep vermişti. Büyük oranda Ahıska’nın merkezini kapsayan Lori, Cavaheti ve Borçalı üzerinde tarihi hakkı olduğunu iddia eden Ermeniler iki taraf içinde gereksiz kayıplara sebep olan savaşa neden olmuştu.

Bugün Doğu Anadolu ve Karabağ ile birlikte, kurtarılması gereken bölge olarak adlandırılan Cevaheti, Ermeni milliyetçileri tarafından spekülatif gerekçelerle özerkliği istenen bir bölge olmuştur. Bununla ilgili olarak, Şubat ayında Ermenistan’da cumhurbaşkanı seçimlerine adaylığını koyan Vardan Sedrakyan’nın demeçleri de örnek niteliğindedir. Rus medyasına konuşan Sedrakyan, 2008 yılında yaşanan Gürcü Rusya Savaşı sırasında
Ermenistan’ın büyük bir fırsatı kaçırarak Gürcistan’ın güneyini işgal etmediğini belirtmişti.

Gürcistan-Ermenistan İlişkileri ve Günümüzden Bakış

Gürcistan’daki en büyük etnik gruplardan biri olarak güney bölgede yaşayan Ermeniler’in, kültürel, siyasi ve dini uyuşmazlıkları sebebiyle daha önceden beyaz soykırım olarak adlandırdıkları Gürcistan siyaseti yeni dönemde sadece ihtilaflı konuları içermektedir. Yeni dönemde Ermenilerin eğitim, kültür ve dini konularda büyük bir rahatlama yaşaması sağlanmıştır. Bunda, Tiflis’in sorunları azaltma isteğiyle birlikte Rusya ve Ermenistan’la iyi geçinme politikalarıda etkindir. Samtse – Cavaheti – Kvemo Kartli ve de değişik etnik unsurlarla birlikte, önemli Ermeni nüfusununda yer aldığı bölgelerin huzurunun sağlanması gerekmektedir.

Gürcü rüyası koalisyonunun hükümete gelişiyle birlikte Tiflis’e yönelik itirazlarını azaltan Ermeni siyasetçiler, Ermeni kiliselerinin onarılması ve tutuklu bulunan aktivistlerin serbest bırakılmasını talep etmiş ve bu talep de karşılık bulmuştur. Bu doğrultuda, Cavaheti bölgesinin bağımsız bir Ermeni yönetimi olması yönünde çalışan provokatif eylemlere imza atan Vahagn Çakalyan, Ocak 2013’teki genel af kanunu kapsamında serbest bırakıldı. 2009 yılında on yıllık mahkumiyete çarptırılan Çakalyan’ın serbest bırakılması Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili tarafından şiddetle eleştirilmiş ve Saakaşvili bu kişinin Rusya ajanı olduğunu, hükümetin Rusya’nın istekleri doğrultusunda hareket ettiğini iddia etmiştir.




Gürcistan’ın Ermeni Sorunu denge siyaseti sebebiyle dondurulmuş olsa da. İçerdeki milliyetçi hareketlenmeler ve Ermeni aktivistlerin yeni faliyetleri orta vadede sorun oluşturabilir. Bu da Ahıska Türkleri’nin dönüşünü zorlaştırır. Ayrıca yeni hükümetin hem bölgedeki Ermenileri ve Ermenistan’ı memnun edecek girişimleri. Hem de Ahıska Türkleri’nin geri dönüşü için gayretle çalıştığı yönündeki söylemleri. Ahıska meselesinin çözümü konusunda soru işaretleri oluşturmaktadır.

Türkiye ve Azerbaycan’la olan stratejik ilişkileri de göz önünde bulunduran Gürcistan’ın denge politikası oluştururken insan hakları kapsamında Avrupa’ya ve Türkiye’ye verdiği sözü yerine getirmesi gerekmektedir. Buna ek olarak, bölgedeki müslümanlar üzerindeki kültürel ve dini baskının kaldırılması için Türkiye’nin yeni girişimlerde bulunması ve Ahıska meselesindeki gelişmeleri takip etmesi şarttır.

Kaynak: Ama Hangi Türkler ve Ermeniler-Mehmet Fatih Öztarsu / ötekiadam yayınları kitabından alınmış başlık atılmıştır.

[Toplam: 1   Ortalama: 5/5]
0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir